40 kişiden dayak yemekten nasıl kurtuldum? (The Lord of the Rings temalı)

Author

Arkadaşlar merhaba, Yine uzun bir aradan sonra yine burdayım. (Aranızda geldi gene tipini s... diyenler yoktur diye umut ediyorum.) ama olsun yine de geldim. Hem bu sefer yüzde yüz organik ve komik bir anıma geldim. Bu hikayede kendinizden de birşeyler bulabileceğinizi düşünüyorum. Çünkü hemen hemen her erkek benzer bir hikaye yaşamıştır. Beşinci viteste 160 la giderken bir anda R ye takıp nasıl şarampole yuvarlanılmaz onu göstereceğim hepinize. Bu ibretlik anıma bir isim verdim. Adı Yüzüklerin Efendisi. :)

40 kişiden dayak yemekten nasıl kurtuldum? (The Lord of the Rings temalı)

Bundan 10 sene önce falan. 18 yaşlarında zıpkın ve beyni zehir gibi çalışan bir delikanlıyım. Tabi annemin deyimiyle bu aklımı derslere versem profösör olurmuydum bilmiyorum ama kendimi çok zor durumlardan kurtarmayı başardım.

Vakti zamanında yine birilerini kandırmak için bir milyoncularda satılan 5 liralık alyans tipi yüzüklerden bitane almıştım kendime. İşim bitincede atmadım arka cebimde taşıyordum genelde.

Birgün mahalledeki arkadaşlarla okulun bahçesinde top oynuyoruz. Baya koşmuşuz terlemişiz falan neyse maç bitti içecek bişeyler aldık soluklanıyoruz. Arkadaşlardan benden yaşta küçük biri gelip yanıma abi senle bişey konuşmak istiyorum dedi. Dinliyorum söyle dedim. Özel ama dedi. İyi tamam dedim geçtik bi köşeye. Başladı anlatmaya. Abix dedi bi kız var bayadır mesajlaşıyoruz falan. Kızı ilk defa görücem dedi. Eee iyi banane bundan dedim. Taktik ver abi dedi.
Ne zaman buluşucan kızla dedim. Birazdan buraya gelcek dedi. Yuhh amk hayvanlar gibi top tepmişiz hepimiz terliyiz böyle kızlamı buluşulur olum kıza başka bigün buluşmak istediğini söyle dedim. Artık geç abi kız birazdan burda olur dedi. Haydaa falan derken kız hakkaten çıktı geldi. Yanında bi kız daha var uzaktan bize doğru geliyorlar. Hangisi dedim. Üstündeki elbiseden tarif etti. Tabi vakit o kadar dardıki taktik maktik hiç bişey konuşamadık.

Kız geldi merhaba dedi. Tokalaştık falan arkadaş mal mal suratıma bakıyor. Kıza döndüm dedim arkadaşımla bayadır mesajlaşıyormuşsunuz falan. Arkadaşım diye demiyorum İyi çocuktur, temiz kalplidir, efendidir falan saçmalıyorum. (Kendi kendime ne anlatıyorum napıyorum lan ben burda diye fark edince.) neyse gençler artık siz kendi aranızda kaynaşın diyerek ayrılmaya yeltendim. Arkadaş abi bırakma beni diyor. Olum saçmalama konuş işte kızla diyorum. Ne konuşayım diyor. (Ne olcak bu memleketin hali de) Ne bilim amk!! Havadan sudan okul dersler... Hepimiz öğrenciyiz neticede hayatımızda başka aksiyon mu var?

Kız da gitme lütfen sohbet ediyoruz ne güze diyince mal gibi kaldım orda. Ben yine arkadaşı desteklemeye çalışıyorum ama kızın gözler fıldır fıldır. Arkadaş zerre umrunda değil. Ben ne dersem ağzımın içine bakıyor (kendimi övdüğümden değil valla bak. Yakışıklı da değilim. Ama ağzım iyi laf yapar tek sermayem de o)

Baktım olacak gibi değil arkadaşı uygun bi dille yanımızdan yolladım. Kızada bak dedim yanlış yapıyorsun. Bu çocuk umrunda değil senin saçma sapan ümit verme çocuğa bak yoluna dedim ve kızı gönderdim. Sonra arkadaşada bu kız sağlam papuç değil boşver diye anlattı.

Buraya kadar herşey normal. Olay burdan sonra patladı. Bu orospunun (kusura bakmayın orospu diyorum ama okudukça hak vereceksiniz) Emre diye konuştuğu bi çocuk varmış zaten. Ben de kızla konuşurken Emre nin bi arkadaşı bizi uzaktan görmüş. Tabi hemen yetiştirmiş Emreye ( yengeyi sabah simiti gibi sıcak sıcak yiyolar diye vermiş gazı)

Emre dediğim elemanda mahallede hep pis olaylarda adı geçen biri ama hiç tanışmamıştık. Taa ki birileri gelip beni bulana kadar. Adamın ortamı nasıl genişse artık beni araştırmış soruşturmuş GBT mi çıkarmış resmen. Yanıma elçi göndermiş. Emrenin manitasına sarkan lavuk senmisin dedi. Sarkma demeyelim ona konuştuk sadece bişey olamadı falan diye kendimi savunmak istedim. Bunları Emreye anlatırsın artık seni mekanına bekliyor dedi.

O onda ki tipim (temsili)

40 kişiden dayak yemekten nasıl kurtuldum? (The Lord of the Rings temalı)

Dedim olur bi ara gelirim. Çok açma ama arayı hasretlik artmasın dedi gitti. (Hassiktir saçma sapan bi şekilde başım derde girdi. Napıcamı bilemedim. Aklıma ilk kızı aramak geldi. Arkadaştan aldım numarasını aradım. Lan dedim sen ne biçim bi şerefsizmişsin. Madem konuştuğun var ne diye başka erkeklerle konuşmaya geliyorsun falan. O andaki tedirginlik, korku ve öfke karışımını kıza telefonda kusuyorum. Kız diyoki o benim sevgilim değil. Ben onu sevmiyorum ama o bana saplantı duyuyor. İstemiyorum diyorum seni anlamıyor. Eyvah dedim daha kötü. Bu herif dedim beni buldu ağzıma sıçıcak şimdi senin yüzünden napıcam ben şimdi? Ne bileyim ben dedi kapattı. (Orospuuuuuu!!!) tabi bağardım ama duymadı. İçim içimi yiyor.

40 kişiden dayak yemekten nasıl kurtuldum? (The Lord of the Rings temalı)

En yakın arkadaşım, canım kankam, dostum... Selçuğum benim. Onun yanına gittim. Olayı baştan sona anlattım. Dedi ben Emreyi tanıyodum eskiden. İlk okulda aynı sınıfta okuduk bi sene ama tabi o zaman çocuktuk yıllar oldu. Okuyamadı zaten babası abisi falan hapisanedeymiş. (Annskmmm korkum çarpı iki oldu) Demekki Emre de yakında düşecek hapise.
Sen olsan napardın kanka dedim. Emre seni görse tanır mı dedi. Yok tanışmadık hiç dedim. İyi gitme o zaman dedi. Yok olmaz arkadaşları tanıyor ama gösterirler dedim. Dedi o zaman hadi kalk gidelim dedi. Dedim kanka dövecekler bizi. Biliyorum dedi napalım bende geleyim bari dayağını bölüşeyim dedi. (Ulan nasıl duygulandım var ya) beraber gittik. Ulan mekan dedikleri internet cafeymiş amk :) Girdik içeri.

40 kişiden dayak yemekten nasıl kurtuldum? (The Lord of the Rings temalı)

İçeride en az 40 kişi var. Hepsi oyun oynuyor. Birinin omuzuna dokundum. Dedim kardeş Emre'yi tanıyormusun? Niye napıcan Emre'yi dedi. Beni çağırmış daveti üzerine geldik dedim.
Hee iyiymiş dedi. Beyler dedi kapıyı kapatın.
(Cem Yılmaz diyor ya içeri doğru sıçmak diye. Ben onu orda yaşadım.) O oyun oynayan 40 kişi ayağa kalktı. Kapıyı kapattılar. Çocuk dedi ki Emre benim. (Yohhh amınaa!!! Bu kadar da şanssızlık olur mu be!!)

40 kişiden dayak yemekten nasıl kurtuldum? (The Lord of the Rings temalı)

Döndüm Selcuğa baktım sadece çocuğa bakıyor hiç konuşmuyor. Dedim Emre ama şimdi böyle oldu mu? Bak sizin davetiniz üzere biz iki kişi kalktık geldik. Hem ortada bi yanlış anlaşılma var. Ben bunu çözmek için geldim. Suçlu olsam gelmezdim kaçardım ama dimi? Bakın kaçmadım burdayım. Bunu böyle kapı falan kitleme yapmayalım. Medeni iki insan gibi dışarıda konuşalım. Zaten bi yere kaçamam 40 tane adamsınız burda dedim. Açın kapıyı dedi (ooooohhhh) çıktık Emre'yle dışarı. Eline kalın bi sopa aldı. Ayagının topuğuna ufak ufak dokuna dokuna beni dinliyor. Ben hemen konuya kız arkadaşının seninle sevgili olduğunu bilmiyordum bilsem hiç konuşurmuydum özürleriyle başladım ve herşeyi anlattım ama Emre'nin tavrında hiç yumuşama olmuyor. (Tesadüfen elim arka cebime değdi ve yüzüğü hissettim.) en başta bi yüzükten bahsetmiştimya işte o yüzük. Anında aklıma başka bi yol geldi. Çocuğu çenemle hipnoz edip kaşla göz arasında yüzüğü çaktırmadan parmağıma taktım. Sonra elimi gözüne doğru uzatıp. Kardeş hem zaten benim o kızla işim olamaz bak ben sözlüyüm dedim. (Şifre kabul edildi) Emre yüzüğü görünce gözleri doldu. Sopayı kenara fırlattı. Yaklaştı bana sarıldı (ohaa adam ağlıyo lan!!)

2 senedir peşinden koştuğunu ve kızın bi türlü yüz vermediğini. O kız yüzünden kaç tane adam dövdüğünü falan ağlaya ağlaya anlattı falan (üzüldüm lan) bide bana olmayan sözlümle mutluluklar diledi. Başka zaman çayımı içmeye gellere kadar uzadı konu. Tabi ne sopasını yedim ne de çayını içim. Bildiğim tek şey kefeni inanılmaz ucuz yırttım.

Eğer o kapı kilitlendiğinde. Azdan az çoktan çok deseydim. İçeride 40'a 2 üstümüzden geçerlerdi.
Boşuna dememişler kalem kılıçtan keskindir diye. Aklıma hepsini alt ettim. Sizde aklınıza ve fikrinize mukayet olun ki o da size mukayet olsun.

Sağlıcakla kalın.