ILIşKILER

Ayağa Kalk Kadın! Sondan Başlangıca (1)

Author

     Bugün bayramın son günü, bayramı bayram olanlar için. İnsanları her gece eğlendirmek ve para kazanmak için ses tellerimi, ellerimi, ayaklarımı hiçe saydığım son bir kaç ayın en vurdumduymaz son dakikaları. Şu an uzandığım yatağımın duygularımı kaldıramayacak kadar eskimiş olduğunu hissediyorum. Kendimden ara ara kısa bilgiler vereceğim bu yazıda. Adını Arya koyduğum bir kadının zülüflerini anlatacağım. Zülüf demişken bu yazıyı kısaca özetleyecek şarkı "Gülcemal" olurdu. Fakat Arya'yı tanımama vesile olan beş yılımı verdiğim, bir zamanlar çok kıymetli olan ilişkim bilinmeli.

   BEŞ koca yıl yanımdan hiç ayrılmamış bir kadın. Bu yazıda ona da Kate adını veriyorum. Mükemmelliyetçi, sevgi dolu, çocuk ruhlu ama aptal. Bitti gitti, benim için. O inandıkları ve kurdukları ile yaşamaya devam edecek. Ben ise bana yazılar yazdıran kadını anacağım. İşim gereği sosyal bir çevre ve gece hayatında olma zorunluluğum ona zor geldi. Kıskançlık krizleri çalıştığım yere tek başına gelip oturan bir kadını görmesiyle başlayabiliyordu. Nasıl katlandığımı aklım almıyor. Size tek paragrafta özetlediğim daha doğrusu anlatmanın dahi zor geldiği yılmış bir ilişki sonrası vereceğim tek tavsiye; kimseyi iyi kalpli olduğu için kendinizi mahvetmek pahasına hayatınızda tutmayın!

   Gelelim ayak parmaklarıma kadar uyuşukluk hissi veren kadına. Arya'ya! Kısa süreye sığdırdıklarımız, imkansız vakitlerde yaptıklarımız. Bu yazıyı yazma kararını biraz önce onu camdan belkide son kez gördüğümü düşündüğümde verdim. Son mu başlangıç mı bunu birlikte göreceğiz. Dokuz gün sonra en az bir seneliğine bu ülkeden ayrılıyor olmam bana neleri getirecek bunları da yazacağım. Tam bu satırı yazarken Arya aradı. Kendisi şu an yolda. Uykusu geliyormuş. Kaç saat uyuduk ki kadın !?

   Ağustos ayı ortalarıydı. Ucuz insanların işlettiği, müşterilere hesap geçirmekten mutlu olan ama bizimle 10 liranın hesabını yapan bir işletmede çalışıyorduk. Yaklaşık iki bin dairelik tatil sitesinin sahil köşesini rezil etmekten başka bir işe yaramayan çirkin görüntülü bir yer. Ekmek parası, öğrenciyiz, para lazım, az kaldı ha gayret diyerek arkadaşım ve ben her gün sevmeyerek gidiyorduk. Akşam 9'da iş başlar gece yarısını bir dakika geçirmezdik. Hemen atlar arabamıza evimize dönerdik. 

Sıcak, nemli ve yaprağın kımıldamadığı bir gün. Kate sürekli mesaj atıp daraltmaya devam ediyor. Yüzümü görecekmiş son kez. Arkamdan ettiği, ettirdiği laflar az gelmiş! Birlikte çalıştığım arkadaşımın takıntısı olan kişiyle aynı evde yaşamaya başlamışlar. Bak sen. Yüzsüz gibi ikisi birlikte gelmiş. Nezaketten! Kalktım, gittim masalarına. Beş yılım geçmiş yakışmaz selam vermemek dedim. Aklımdan bir an önce gitmesi geçiyor çünkü beni kalp hastası yapan insanı daha fazla görmek istemiyordum. Şaka yapmıyorum. İki dakika sürmedi tartışmanın başlaması. Konuştukça kalbimdeki çarpıntı artıyor, rahatsızlanıyordum. O esnada Kate'in arkadaşı G arkasını dönüp ne bakıyorsun der gibi kafasını salladı. Tekrar masamıza dönerek "manyak mıdır nedir?" tepkisine teşekkür etmek istiyorum bu aralar. İnsanız ya, öyle bir tepkiye döndüm baktım kime diyor diye... Arya ile göz göze geldik. O nasıl bir ifadeydi Arya? "Hıhıhı komik, banane ki" der gibi bana baktı ve omuz silkti. Kate ve G gelmeden önce oradaymış. Hiç fark etmemişim çünkü stresim yine bir sürü tantana olacağı içindi. En sonunda dayanamayıp "artık gider misiniz" dedim Kate'e. Öfkeyle sandalyeyi yere düşürerek kalktı ve iş arkadaşımın yanına gidip sayıp sövdü. Mekanda sessizlik hakim oluverdi bir anda. Neyse ki sesini yükseltmiyordu.  Son görüşüm buydu onu, yolu açık olsun.

O gün bir an önce işimi bitirip evime gitmek isterken başımıza iki kişi daha bela olmuştu. Aşıkmış -mış. Birisi bana diğeri iş arkadaşıma aşık olmuşlar. Ne büyük aşkmış iki arkadaş iki arkadaşa hem de!  Canım ben değilim, evime gelemeyeceksin! Zaten param da yok. Bak mekanın sahibi orada, çok sever kadınları. Ekebilmek için atla karayı birbirine karıştırdım. Basit insanları basit insanlara bırakıp evime gidip 3 veya 4 saat uyuyabilecek olmanın heyecanı vardı. Vakit değil sıkıntım. Uyuyamıyor -dum! Ertesi gün Arya'nın hayatıma böyle bir giriş yapacağını bilseydim hiç uyuyamazdım. Devam edecek...