EDEBIYAT

Sevebildiğiniz Kadar Sevin

Author

En çok mutlu olduğumu hissettiğim zaman birinin gözünde ışıltıya sebep olduğum anlardır. "Sevmek mi sevilmek mi" diye sorana; "Sevmeyi tatmayan, sevildiğini de anlayamaz." Derim. Siz hiç özverinin huzurun anahtarı olduğunu tecrübe ettiniz mi? İnanılanların tam tersine inanıyorum: insanlar doğası gereği aç ve doyumsuz değil, sürekli daha fazlasını istemiyorlar aslında, tüm tüketim çılgınlıkları birer illüzyon ve kötü alışkanlıklardan kaynaklanıyor... Aşmak gerek, kalıpların dışına çıkmak gerek. Bir hastanenin kapısı önünde bekleyen biri sağlık diler, sağlığı olsa ille zenginlik mi diler? Annesini kaybetmiş bir çocuğun elinden tutup annesine götürdüğümde annenin yüzündeki minnet duygusunu gördüm. Ben bir akıl hastanesinde kendine hayrı olmayan bir hastanın biri ona şarkı söylediğinde gözlerindeki mutluluğu gördüm. Ben çok ağır hakaretlere uğramış on dört yaşındaki bir kız çocuğunun alnından öpüp, ona; "Sen tanıdığım en temiz insansın." Dediğimde yüzündeki güven ve rahatlamayı gördüm. Ben yirmi yedi kere hastaneye yatıp yine de muvaffak olamayan bir uyuşturucu bağımlısına samimiyetle inandığımda gözündeki azmi ve kararlılığı gördüm. Ben çirkin olduğuna ölesiye inandırılmış, çocukken yüz felci geçiren kadının estetikle güzel hissettiğine şahit oldum. Ben doğayı hayvanları seven insanların her gün binlerce can için nasıl çırpındığına şahit oldum. Eksi on altı derecede yalın ayak terliklerle evdeki battaniye, polar ve yorganla dışarıdaki kedilere yer yaparken zatürreden döndüm. Tüm bunlar beni insanın sevilmek bencilliğinde değil; bilhakis sevmek bonkörlüğünde huzur bulan bir varlık olduğuna inandırmıştır. Tüm hırs ve vahşet; insanı doğasından saptıran illüzyonlar ve aslında içindeki ışığa karşı kör olmasını sağlayan bilinçsizce tekrarladığı kötü alışkanlıklardan ibaret. Eğer hiç sevmeseydim çok şey kaybederdim. Her defasında beni tuşa getirmeye yaklaşan hayata sessiz çığlığım ve en tiz isyanımdır sevmek...

Sevebildiğiniz Kadar Sevin