GÜNDEM

Son günlere damga vuran 2 Rönesans tablosu! Aslında birbirlerine çok benziyorlar

Author

Son dönemlerde gündeme 2 fotoğraf bomba gibi düştü. Biri geçen hafta magazin alemini salladı diğeri ise bugün siyaset alemini. İkisinde de dikkat çeken nokta birbirinden fazla haz etmeyen iki kişinin zorunlu bir şekilde aynı ortama girmesi ve karşılaştıklarında birbirlerine attıkları bakışlar...

Son günlere damga vuran 2 Rönesans tablosu! Aslında birbirlerine çok benziyorlar

Birinde magazin dünyasının iki ezeli düşmanı Seren Serengil ve Gülben Ergen.

Kenan Erçetingöz'ün Vadi İstanbul'daki The Galliard Brasserie'de.gerçekleştirdiği yılbaşı partisinde karşılaşan ikiliden Gülben Ergen gergin bir şekilde basın mensuplarıyla konuştuğu sırada en büyük düşmanı Seren Serengil kahkaha atarken ona kaçamak bir bakış atıyor. Bu bakışta ‘ben senden daha güçlüyüm bak kahkaha atıyorum’ mesajı olsa da gözlerdeki hırs görülebiliyor. Bu an da fotoğrafçılar tarafından mükemmel bir şekilde kaydediliyor.

Son günlere damga vuran 2 Rönesans tablosu! Aslında birbirlerine çok benziyorlar

Diğer fotoğraf ise Mesut Yılmaz’ın oğlunun cenazesinden. Neredeyse her gün birbirlerine hakaretler sıralayan anamuhalefet lideri Kılıçdaroğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşılaşmaktan hiç hoşnut görünmüyorlar. Zaten bu memnuniyetsizlik her hallerinden anlaşılıyor. Erdoğan Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmayarak hemen onun yanında bulunan Davutoğlu ile tokalaşıyor, ardından cenaze namazı için yerini alıyor. Erdoğan tam gelirken Kılıçdaroğlu’nun ona baktığı bir fotoğraf var ki Gülben Ergen-Seren Serengil ikilisini aratmıyor. Fotoğrafta eski başbakan Davutoğlu’nun gülümsediği görünürken Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a tabiri caizse ‘nefretle’ bakıyor. İşte bu kare de fotomuhabirlerin gözünden kaçmıyor ve tarihe not olarak düşülüyor.

İki fotoğrafta da birbirini sevmeyen iki kişi var. Peki neden sevmiyorlar? Bu sevmeme nedenleri arasında da ortaklık kurabilir miyiz? Bir düşünelim... Seren Serengil, Gülben Ergen’in kendisinin elinden sevgilisini çaldığını iddia ediyor. Çok mutlu giden bir ilişkinin Ergen yüzünden bittiğini öne sürüyor. Serengil bu nefreti de hiçbir zaman saklamadı. Hatta öyle ki köpeği Tayni’ye Gülben denildiğinde Tayni’nin sinir krizi geçirdiği video hala akıllarda. Serengil köpeğini Gülben ismine karşı eğitmiş.

Erdoğan ile Kılıçdaroğlu’nun birbirinden hoşlanmaması ise eşyanın tabiatı gibi bir şey. Biri iktidar partisi lideri diğeri muhalefet. Birbirlerini her gün eleştiriyor, açıklarını bulmaya çalışıyorlar. Halka birbirilerinin ne kadar işe yaramaz insanlar olduğunu, bir süre sonra onu seçmemeleri gerektiğini ispatlamaya çalışıyorlar. Eğer yönetime gelmeyi de bir aşk gibi düşünürsek Erdoğan da Kılıçdaroğlu’nun elinden aşkını çalmış olabilir. Nihayetinde belki de Erdoğan olmasaydı Kılıçdaroğlu daha kolay bir şekilde aşkına yani iktidara ulaşabilirdi.