SPOR

Hayatımda yaşadığım en hareketli gün

Author

Tarih 17 Mayıs 2000. Bu hikaye için tam tarih verebiliyorum çünkü önemli bir günde yaşandı bu talihsizlikler. Galatasaray UEFA kupasını Arsenal'in elinden söke söke almıştı.(As bayrakları as.)

Sabah olağan bir şekilde başlamıştı, standart kalk kahvaltı yap çay iç falan sıradan rutin. Tabii bu rutinin içinde ben daha 6 yaşında bir veledim :D Bir de ablam var benden 5 yaş büyük o da çocukluğun en iğrenç döneminde zaten. Annemle babam çaylarını içerken bir haber geldi, babamın babannesi vefat etmiş. Evde çok büyük üzüntü olmamıştı zaten kadın hastaydı falan ama ölüm sonuçta suratlar düşük moraller bozuk vs. Ben ve ablam bu hengamenin içinde mal mal oyun oynuyoruz. Cenaze evine gidildi evin içinde yaşlı kadınlar ağlıyor sürekli ben daralıp dışarı kaçtım 6 yaşında çocuğum psikolojim bozulacak. Beni görünce ablam da kaçtı dışarı. Cenaze evi caminin tam karşısında, cenaze yıkanıyor, sürekli eve birileri girip çıkıyor, biz de 2 salak oyun oynuyoruz. Oynadığımız oyunu açıklıyorum ''EBELEMECE" ne kadar salakça olduğunu anlamam bir 10 yılımı falan almıştı bu oyunun. Hayır kardeşim hızlı olan direk kazanıyor oyunu hiç bir adil tarafı yok. İşte bu adaletsizliği bastırabilmek adına ben ablamdan kaçarken yüksek yerlerden atlıyorum tırmanıyorum(Yüksek yerler=1 metre :D). Belli bir yere kadar başarılı bir şekilde kaçan taraf olmayı başarmıştım ki yine böyle gözüme yüksek gelen bir yerden atladım, atladım ama yerde cam kırıkları,irili ufaklı taşlar, kum kısacası bok gibi bir zemin. Bu boktan zemine dengesiz bir iniş sonucu düştüm ve sol elimin iç tarafı yarıldı. Ablam elimdeki fışkıran kanları görünce çığlık atmaya başladı ablamın çığlıklarına evden annemle babannem çıktı onlar da çığlık atmaya başladılar. Çığlık seansı çabuk bitti ve beni hastaneye götürdüler. Şu elimdeki yarayı betimlemek istiyorum. Belki o yaşımla böyle hatırlıyorum diyeceğim de elimde izi duruyor hala, işaret parmağımın bittiği yerden bileğimin başladığı yere kadar bir yarık, fışkıran kanlar ve dikkatli bakınca görünen kemik. Hastane kısmını çok hatırlamıyorum doktor dikiş iğne falan korkutucu şeyler olduğu için hafızamın dip köşelerine atmışım sanırım :D Neyse hastaneden dönüldü, bana abur cuburlar alındı, cenaze defnedildi, eve dönüldü çünkü babam koyu Galatasaraylı ve maç izleyecek. Maçın başlamasına 3 saat civarı bir süre vardı babam da bu süreyi balkonda oturup çay sigara yaparak geçiriyordu. Birden babamın bağırma sesini duydum koşarak aşağıya indi babam bir kızı kovalıyor. O zamanki evimizin bulundu mahalle pek tekin değildi serseriler(tinerci,balici,otçu,hapçı...) doluydu. Bu kız da kafası güzel muhtemelen babama küfür ediyor mu ne oluyor oraları kestiremiyorum babam kovalıyor bu kızı. Yaşlı başlı adam ayağında kösele ayakkabıyla, kovalarken düşüyor el bileğini çatlatıyor. Hastaneye gidiliyor, alçıya alınıyor ve eve dönülüyor. Maçın başlamasına 1.5 saat civarı var. Artık bir şey daha olamaz derken ablam evin içinde düşüp başını vuruyor ama o kadar ciddi bir şey gibi gözükmediği için et ve buz ikilisiyle eski usül tedavi yapılıyor ve bitiyor. Maç başlıyor, Galatasaray kazanıyor, o günün her şeyi unutuluyor. Sokaklarda bayram havası, ellerinde Türk bayrakları herkeste bir coşku. Neyse ki sonu güzel bitti günün :D.