DÜNYA

Evini ateşe veren insanlıktan ümidini kesen Hawking üzerine

Author

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki yazımı ve düşüncelerimi Hawking'in basına yansıyan demeçleri üzerinden şekillendirdim. Yani onun bilimsel öngörüsüne ve dehasına yönelik hiçbir atıfta bulunmak niyetim yok... Beni düşündüren sadece kelimeler ve kelimelerin sadece geleceğe değil aynı zamanda geçmişe yönelik manaları.

Evini ateşe veren insanlıktan ümidini kesen Hawking üzerine

Ünlü fizikçi haberlerde sıkça rastlayacağınız üzere dünyanın sonunun yakın olduğunu dile getiriyor ve insanlığa başka bir gezegene gidip koloniler kurmasını salık veriyor. İyi de 'dünyanın sonu nasıl geliyor?' diye düşünüyorsanız bunun başlıca sebebi küresel ısınma ve ilaçlara dirençli yeni virüslerin ortaya çıkacak olma ihtimali diyebiliriz. 

Bunu Hawking'in kendisi söylüyor ve tüm bunların yanında Adem'in oğullarından bu yana devam eden savaşa dikkat çekiyor. Tabii ki tankla, tüfekle veya süngüyle yapılacak bir savaşa değil. Nükleer savaş.  Sonra da 'gezegeni terk edin, yoksa g.te geleceksiniz' uyarısında bulunuyor. Yani bir noktada insanlıktan bir ümidi kesmiş, uslanmayacağını biliyor, 'akıllı olun' diye değil de 'kaçın' diye uyarıyor.

Yeni gezegende sadece çiçek çocuklar mı olacak?

Evini ateşe veren insanlıktan ümidini kesen Hawking üzerine

Şimdi bu barbar topluluk başka bir gezegene gidip koloni kuruyor ve bir anda her şey sihirli değnek değmiş edasıyla muhteşem hale geliyor. İnanabiliyor musunuz? Ben inanmıyorum. O da inanmıyor. Türün devamı için biraz da dileklerini dile getiriyor esasında. Topraklar parsellenecek, sınırlar çizilecek, yasalar yazılacak, bir nesne tutularak 'benim' diye bağırılacak ve bizim henüz adını bilmediğimiz gezegenin ilk Habil ve Kabil'i ortaya çıkacak. Malzeme bu ötesi yok yani.

Başka bir uyarı: 'Kendinizi uzaylılardan sakının'

Evini ateşe veren insanlıktan ümidini kesen Hawking üzerine

Hawking'in insanlıktan ümidini kestiği ikinci husus da bu. Ne diyor 'eğer uzaylılar sinyal gönderirse onlara cevap vermeyelim.' Kendisi nedenini şöyle açıklıyor, beyaz insan Amerika kıtasını keşfettiğinde yerlilere ne olduysa bize de o olur.

Evini ateşe veren insanlıktan ümidini kesen Hawking üzerine

Çünkü bu uzaylılara bunlar sökmez diyor. Bu aynı zamanda tabiatı ezmişliğin ve bilinmezliğin korkusunu da içinde barındırıyor. İnsan dünyanın hükümdarı, kıyafet için tilkinin aksesuar için timsahın derisini yüzüyor, zevk için hayvan öldürüp içini dolduruyor. Avcılık diye bir spor üretiyor, petrolü var diye kimi ülkeleri spor sahası haline getiriyor.

Doğal olarak zihinlerdeki uzaylı tasavvuru da zalim hale geliyor. Kendimizden biliyoruz. Kendi penceremizden görüp kendi penceremizden yaratıyoruz. Korkunç uzaylılar, korkunç tanrılar falan.

Velhasılıkelam kendimizin törpüsüyüz.