DIĞER

Her Ne İş Yapıyorsanız Yapın Dilenci Kadar Başarılı Olamayacaksınız

Author

Dilencilerin işleri yüzde 100 başarıyla icra ettiği kanaatine nasıl vardığımı elbette anlatacağım ama önce biraz onların bilinen hayatlarına değinmek gerek. Hemen herkes özellikle İstanbul'da yaşayanlar herhangi bir geçiş yolu üzerinde onlara sıkça rastlarlar.

Üst geçit merdiveninde, metro girişinde, işlek bir caddenin kenarında. Binlerce insan yolcu ise onlar bulundukları yerin esas sahibi hancılardır. Kimisi kucağında bebeğiyle anne, kimi oyun çağında sadece çocuk, kimisi iyi giyinip kuşanmış dil cambazı olarak karşımıza çıkar. 

Hayatta kalmak için çalışmıyorum diyenin beyanı hatalıdır. Bu yüzden dilencinin ilk başarısı karşısındaki kişiden para almak.

Her Ne İş Yapıyorsanız Yapın Dilenci Kadar Başarılı Olamayacaksınız

Para almanın yanında gözlemlediğim kadarıyla düzenli olarak sokağa çıktıkları saatler olsa da, hiçbiri sabah akşam, akşam sabah mesai düzenine uymuyor. Uydukları tek düzen, ortamın kalabalıklaşmaya başladığı mesai bitiş ve başlangıç saatleri. Yani siz gecenin yarısı vardiyada dirsek, göz, bilek veya oturduğunuz koltukta g.t çürütürken, dilenci için bu süre 'boş zaman' olarak kayıtlara geçiyor. 

Para başarıysa diğer ihtimale gelelim. Para vermeden geçen büyük kitleler. Evet bu da dilencinin başarısı olarak kayıtlarda yerini alıyor.

Her Ne İş Yapıyorsanız Yapın Dilenci Kadar Başarılı Olamayacaksınız

Ama nasıl? Dilencilik bir noktadan sonra varlık ve yokluk meselesinden öteye geçerek, hayatın doğal akışının parçası haline geliyor. Siz ihtiyacınız olmadığı halde gidip bakkaldan şeker alır mısınız mesela? Tabii ki almazsınız. Ama zaten şekerin konumuzla alakası yok. Dilenci öteden beri bize bir şey sunmuyordu. Peki neden bir şeyleri onunla paylaşıyorduk? 

Çünkü insanız ve duygularımız, empati yapma yeteneğimiz var, bizi paylaşmaya iten dürtüler bunlardı. Fakat aşırı dozda maruz kalınan her şey gibi onlarla kurduğumuz empati de yok oldu ve sürü halinde gelip geçen ruhsuz kalabalık, dilencinin eserine dönüştü. Bu görmezden gelişin büyük sebebi olarak yine kendi varlıkları ön plana çıkıyor. 

Ya da şöyle düşünülebilir, kişinin dilenmeye başlamasının sebebi olarak insanlığın ve kapitalizmin ortaya çıkışı. Fakat bu başka bir yazının ve düşüncenin konusu.

Ben bu yazıyı kaleme alırken hata yapmış olabilirim, bu beni dikkatsiz doğal olarak da başarısız yapabilir. Ama dilenci asla başarısız değildir. Her iki sonuç da onun eseridir çünkü. Ve onların başarısı normal çalışanların aksine hata payı olmadan ilelebet sürecek başarı.