POLITIKA

Ölümün Yüceltildiği Topraklar: Suriye'de Yitip Giden 14 Can

Author

Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Suriye'de bulunan Türk ordusuna mensup dün gece hayatını kaybetti. 'Şehit' diyerek yitip giden canların arkasından, ölümü kutsama lüksüne nefes alarak hak kazandığımızı zannediyorsak burada ciddi bir düşünme sorunu var demektir. 

Ölümün Yüceltildiği Topraklar: Suriye'de Yitip Giden 14 Can

Çok sevdiğim ve derin haklılık payı olan bir söz var. 'Ordu, birbirini tanımadıkları halde, birbirini tanıyan insanlar yüzünden savaşan insanlar topluluğudur.' 

Ölümün Yüceltildiği Topraklar: Suriye'de Yitip Giden 14 Can

Bu sözü 'Şam'da namaz kılma' hayaliyle birlikte düşününce her şey daha manalı olacaktır. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz günlerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan “Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümdarlığına son vermek için oraya girdik, başka bir şey için değil” demişti.

Kelamda her şey çok güzel, peki 'girdik' kelimesinin gerçeklik payı var mı? Orada ölenler fabrikatörler, ensesi kalın milletvekilleri, toprak ağaları ve savaş çığırtkanlığı yapan medya patronları veya onların yakınları değil.

Fotoğraflar yabancı gelmeyecektir, daha niceleri arasından öldürülen bir askerin evi

Ölümün Yüceltildiği Topraklar: Suriye'de Yitip Giden 14 Can

'Zenginimiz bedel öder, askerimiz fakirdendir' deyişi içinde yaşadığımız ülkenin ne yazık ki kabul edilemez bir gerçeği haline geliyor.

Genelkurmay dün yaptığı açıklamalar ile 14 askerin hayatını kaybettiğini duyurdu

Ölümün Yüceltildiği Topraklar: Suriye'de Yitip Giden 14 Can

TSK dün öğle saatlerinde 4 askerin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Akşam ise yaptığı açıklamayla maalesef 10 askerin daha hayatını kaybettiğini kamuoyuyla paylaştı. Açıklama şu şekilde: 

"Öğleden sonra 3 ayrı bölgede bombalı araçlarla yapılan intihar saldırıları sonucunda TSK unsurlarımızdan toplam 10 Kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, ilk tespitlere göre 6’sı ağır olmak üzere 18 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Yaralılara bölgedeki hastanelerde müdahale edilmektedir."

Öte yandan durumun paylaşılan bilgilerden çok daha kötü olduğu iddiası da mevcut

Tüm bunlar yaşanırken Meclisimizin gündemi ne diye soracak olursanız. Kendini düşünmeyen bir halka layık olacak şekilde tabii ki 'Başkanlık'

'Neden?' Bu soruyu hiç usanmadan yılmadan kendimize sormalıyız. Yoksa gencecik arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, evlatlarımız, eşlerimiz, babalarımız bu deli düzeninin ortasında yitip gitmeye devam edecek...