TARIH

Çin binlerce gemisini isteyerek yakmıştı! Bakın neden?

Author

Dünyanın en güçlü devletlerinden biri olan Çin, bundan yüzyıllar önce filosuyla hayranlık uyandırıyordu. Ancak bini aşkın gemi devlet kararıyla yok edildi veya çürümeye terk edildi. Peki neden?

1400’lerde Çin, tıpkı şimdiki gibi dünyanın en kuvvetli ülkelerinden biriydi. Büyük bir orduya sahip olan devlet, denizlerde de müthiş bir kas gücüne sahipti. Öyle ki bu yıllarda Çin’in “Hazine Filosu” adını verdiği donanması 3500 gemilik mevcudiyetiyle inanılması güç bir büyüklüğe sahipti. ABD donanmasının günümüzde sahip olduğu gemi sayısının 430 olduğunu göz önüne alırsak durumun ne kadar inanılmaz olduğu belli oluyor.

Büyük Amiral Zheng He'nin ve filosunun bir tasviri
Büyük Amiral Zheng He'nin ve filosunun bir tasviri

Bu filonun niceliği bir yana nitelik olarak da Avrupa yapımı gemilerden çok daha üstündü. Örneğin Çin gemilerinin alt alta gelecek şekilde dizayn edilmiş birden çok güvertesi vardı. Bazılarında dokuz direk, 12 yelken bulunurdu. Hatta lüks odaları ve balkonları da vardı. Batının gemileri o zamanlar 19 metreyi aşamazken (Christopher Columbus’un Amerika’yı keşfettiği Santa Maria gemisi bu büyüklükteydi) Çin yapımı gemiler 120 metreye kadar çıkabiliyordu ve 1500 kişiyi içerisinde barındırabiliyordu. Bir keresinde Çin toplam 317 gemi ile keşfe çıkabilmişti. Bu durum o zamanlar için inanılmaz bir olaydı.

Gemileri yaktım gitmiyorum!

Ünlü Çinli Amiral Zheng He, Columbus Amerika’ya keşif seferi yapılmadan onlarca yıl önce Afrika’ya kadar gelmişti. Ancak Çin yönetimi bunun devamını getirmedi. Bunun yerine 1470 yılında devlet, Zheng’in seyir defterini ve tüm kayıtlarını yaktı. 1525 senesinde ise tüm Çin’in tüm Hazine Filosu tamamen yok edilmişti. Yönetimin asıl amacı, Zheng’in yaptığı bu seferin tekrarlanmamasıydı. Peki neden böyle bir adım atıldı?

Christopher Columbus ve Zheng He'nin keşif gemileri. Büyüklük farkı her şeyi anlatıyor.
Christopher Columbus ve Zheng He'nin keşif gemileri. Büyüklük farkı her şeyi anlatıyor.

Bu konuda tarihçiler üç farklı öne sürmekte. İlki imparatorun Moğollarla büyük bir kara savaşına tutuştuğu, bu sebeple de filolara ihtiyaç duymadığı. İkincisi Hazine Filosu’nun bakım masraflarının çok pahalıya mâl olması, bu sebeple de bu yükten kurtulmak istenmesi. Sonuncusu ve tarihçilerin üzerinde en fazla durduğu sebep ise Çinli devlet görevlilerinin, yani politik elitin yükselen gemici tüccar sınıfının gücünden korkması ve bunun önünü almak için tüm gemilerin yakılması.

Sonuçlar tam bir felaket

Evet, Çin İmparatoru ve politik elit bu hamlesiyle gerçekten de güçlerini korudular. Ancak uzun vadede ülkelerinin kaderini adeta ateşe attılar. Şöyle ki Çin, Batı’dan daha önce Endüstri Devrimi’ni gerçekleştirme ihtimali varken bu gelişmelerden uzak kaldı. 1600’lere gelindiğinde Çin’in dünya üzerindeki etkisi giderek azaldı. En sonunda Batı Çin’i yakaladı ve kaçınılmaz olarak da geçti. 1800’lerde adeta bir İngiliz sömürgesi olan Çin, Avrupalı ülkelere uzun süre boyun eğmek zorunda kaldı.

Bizle ne alakası var?

Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti tarihine bakıldığında yüzlerce Hazine Filosu’nun yakıldığını görürüz. Politik hedefler, bizde de tıpkı Çin’de olduğu gibi pek çok defa ülke menfaatlerinin önüne geçmiştir. Bu hikâyeden çıkartabileceğimiz ana ders, ilerici adımların ve vizyon sahibi şahsiyetlerin kısa vadeli politik menfaatler için çöpe atılmaması, harcanmaması gerektiğidir. Çin halkı bunu zor yoldan da olsa öğrendi. Sıra artık bizde.

Not: Bu yazıda Angus Deaton’ın, "The Great Escape: Health, Wealth, and the Origins of Inequality," kitabından yararlanılmıştır. Konu hakkında daha fazla bilgi isteyenlere tavsiye ederim.

Şunu da ben yazdım: