INTERNET

İnternet yayıncılığının büyük dilemması: Haber vs İçerik

Author

Yaklaşık altı aydan beri bir internet sitesinde yazıp çizmeye çalışıyorum. Bu sebeple bu konu hakkında birkaç kelam edecek kadar düşünce biriktirdim.

Gazetecilik bölümünü üniversite tercih kağıdının üst kademelerine yazarken aklımda tek bir hedef vardı: Bir gün Uğur Mumcu gibi araştırmacı gazeteci olmak. Bu sebeple çok sevdiğim gazetecilik bölümünde derslere ve projelere büyük emekler verdim. En sonunda da 2016 yılının haziran ayında bölüm birinciliği ile mezun oldum. Artık ben de büyük bir azim ve kararlılıkla medya sektörüne girip adımı duyurabilirdim. Dijitale yönelmeseydim eğer…

İnternet yayıncılığının büyük dilemması: Haber vs İçerik

Dijitalden kastım tahmin ettiğiniz gibi Storia gibi internet siteleri. Burada yazmaya başladığımdan beri kafamdaki gazeteci ya da haberci tanımı tamamen değişti. Şöyle ki benim romantik rüyalarımda gördüğüm önünde bir daktilo ile aylarca aynı haber üzerinde çalışan o araştırmacı gazeteci tipinin, 21. Yüzyılın medyasında hiçbir karşılığı yoktu. Artık insanlar haber değil içerik okuyordu.

Haber ve içerik ayrımı

Tabi böyle bir laf edince içerik ile haber arasındaki farkı ucundan kıyısından anlatmam lazım. Bana sorarsanız en önemli fark bu kullanılan dilde. Haber genel olarak insanları sadece bilgilendirmeyi amaçlar. Bu sebeple mecazsız, kinayesiz direkt dili kullanır. Ayrıca konudan sapmaz. Yani İzlanda milli takımını anlatırken birdenbire ülkenin doğal güzelliklerini anlatmaya başlamaz.

Öte yandan içerik internete özgü bir olaydır. Mecazlar ve kinayeler içeriklerde bolca kullanılabilir. Direkt dil burada kullanılsa da asıl amaç kişiyi bilgilendirirken eğlendirmek olduğundan, göndermelere ve haberlerde yazılması abest olan esprilere bolca rastlanabilir. Ayrıca konular arasında rahatça geçişler yapılabilir.

Haber mi yazıyorum içerik mi?

Şu ana kadar birkaç yazımı okuduysanız benim “araştırmacı” kimliğimle bir şeyler karalamaya çalıştığımı görmüşsünüzdür. Gerçek şu ki yazdığım tüm konular aslında büyük araştırmalar gerektiren derin mevzular. Bunlara dosya haber de diyebiliriz. Ancak bizlerin deyimiyle “dijitalde” buna kesinlikle yer yok. Yani bir internet gazetecisi (Kendimi iyi hissettirmek için böyle söylüyorum, yoksa düz bir editörüm…) yazacağı bir içeriğe kesinlikle bir saatten fazla ayıramaz. Ayırırsa o iyi bir editör olamaz.

Ben yazdığım araştırma-politika yazılarına genelde teamülleri yıkarak iki saate yakın ayırıyorum. Okulda bize öğretilen direkt dili, yani gazeteci dilini de bir kenara bırakıp içerik diline yoğunlaşıyorum (Bunun için epey uğraştığımı belirteyim, hatta hala da uğraşıyorum). Bu sebeple benim yazılarım sanırım dil bakımından içerik, konu bakımından dosya haber sınıfına giriyor.

Hangisi daha değerli?

Bana göre bir metnin değerli olması için bir şeyleri değiştirme kapasitesinin olması gerekiyor. Bu sebeple dosya haberler bana göre elbette daha değerli. Ancak ortada bir “trafik” realitesi var. Gerçek şu ki eğer trafik almayan bir sitede yazıyorsanız yazılarınızla ses getirmeniz ve medyada önemli bir yere sahip olmanız çok ama çok zor. Peki bir siteye en fazla trafiği ne getirir? Elbette cinsel içerikli yazılar ve eğlenceli içerikler gibi “cheesy” materyaller.

Günümüzün internet medyasında gördüğünüz tüm o önemli siteler, bunun ortasını bulmuş durumda. Yani yapılacak en iyi şey sanırım cheesy içeriklerle siteye trafik sağlarken dosya haberlerle kaliteyi ve seviyeyi arttırmak. Ancak bunun da tehlikeleri az değil. Şöyle ki bu hafif içerikler zamanla ağır içerikleri (Dosya haberleri) derinden etkileyebiliyor. Özellikle hem hafif hem de ağır içerikler yazan kişi iki içeriği birbirine karıştırabiliyor. Bunun zararı da en çok dosya haberlere oluyor.

Sonuç olarak internet haberciliği yapan herkes, eğer iyi para kazanmak istiyorsa “Öyle bir şey söyledi ki!” ya da “Ünlü mankenden ilginç seks tavsiyeleri” gibi başlık atmak zorunda. Ancak burada önemle üzerinde dikkatli olunması gereken şey bu içeriklerin amaç değil, fark yaratacak ve yaşadığımız toplumu değiştirip geliştirme ihtimali olan yazıları desteklemek için bir araç olması. Aksi halde internet yayıncılığı koskoca bir çıplak kadın galerisinden öteye bir adım bile gidemez.

Sitenin önemli yazarlarından Ilgaz Fakıoğlu arkadaşım da bu konuda bir şeyler karalamış. Onu da okumanızı tavsiye ederim:

07.03.2018