SINEMA & TV

Kadınları seks kölesi yapıp hayvanlar gibi damgalayan sapkın “DOS” cemaati

Author

Scientology tarikatına rahmet okutan bu cemaat son zamanlarda ABD’de epey ilgi çekiyor.

Kadınları seks kölesi yapıp hayvanlar gibi damgalayan sapkın “DOS” cemaati

Düşünün bir kadınsınız, karanlık bir odaya giriyorsunuz. Odada bir grup insan dik dik size bakıyor. Sonra “Sahibiniz” geliyor sizden bir masaya çırılçıplak şekilde uzanmanızı istiyor. Karşı gelmek ne haddinize, hemen emre boyun eğiyorsunuz. Daha sonra aralarından bir kadın elinde kızgın bir demirle masaya yaklaşıyor. Ucunda KR yazan bu demiri kasıklarınıza basıyor. Acı içinde kıvranıyorsunuz, ancak buna layık görüldüğünüz için çok mutlu oluyorsunuz. Nasıl? Tıpkı bir film gibi değil mi? Ancak bu anlattıklarım hayat kadar gerçek arkadaşlar. Bugün sizlerle yukarıdaki senaryonun kadınlara birebir yaşatıldığı DOS tarikatını işleyeceğiz.

Manipülasyon ustası K.R.

Kadınları seks kölesi yapıp hayvanlar gibi damgalayan sapkın “DOS” cemaati

“Önder” Keith Raniere

Gelin ilk başta DOS tarikatının lideri Keith Raniere kimdir ona bakalım. Öncelikle kendisinin epey zeki bir adam olduğunu söylemem gerekiyor. Üniversitede çift ana dal programlarını bilirsiniz. Bu programla zaten okuduğunuz bölümün yanında bir başka bölümden de ders alabilir, yıl sonunda tıpkı ana bölümünüz gibi yan dal yaptığınız bölümün diplomasını da alabilirsiniz. İşte Keith Rainere’yi bu çift ana dal bile kesmemiş. Kendisi matematik, filozof ve biyoloji bölümlerini okumuş ve hepsini aynı anda bitirmiştir.

Kendine ait sitede yazdığına göre Rainere bir yaşında konuşabiliyor, iki yaşında da okuyabiliyordu. Ayrıca 12 yaşında piyano çalmayı kendi kendine öğrenmişti ve konser verecek derecede bu işte ustalaşmıştı. Elbette ABD’deki her “Peygamber” (Scientology tarikatı lideri Ron Hubbard’ı hatırlayın) gibi o da kendine bu siteler aracılığıyla abartılı övgüler düzüyor. Ancak bu adamın kabiliyetli ve müthiş bir manipülasyon uzmanı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Rinere kendini insanlığın ilerlemesine ve başarılı olmasın adadığını iddia ediyor. Bu sebeple de birçok kuruluş kurmuş. Ancak ben yazıyı sade ve anlaşılır kılmak için sadece tarikata ve kelimenin tam anlamıyla sapkınlığın merkezi olarak gördüğüm NXIVM kuruluşuna odaklanacağım.

NXIVM + DOS: ?

Bu derneğimsi yapının resmi amacı insanlara zihinsel olarak gelişmeleri için destek vermek ve başarıya ulaşmak için önlerine çıkan psikolojik engellerin nasıl aşılacağını öğretmek. Bu amaçlar için de seminerler ve toplantılar veriyorlar. 1990’ların sonundan itibaren oldukça güçlenen ve toplamda 16,000 kişiyi seminerlere çekmeyi başaran bu dernek aslında hiç de masum bir yapı değil. Bu kuruluşu bizim FETÖ’nün dershanelerine de benzetebiliriz aslında. Nasıl dershanelerin ana amacı cemaate yeni eleman kazandırmaksa, bu derneğin de ana amacı Rainere’ye yeni seks köleleri bulmak.

Şöyle ki bu dernek özellikle Hollywood’da başarılı olmak isteyen birçok kişiyi, özellikle de kadınları kendilerine çekiyor. Buradan uygun olan başarıya aç ve genç kadınlar da birazdan anlatacağım DOS üyeleri tarafından ağa düşürülüyor. Kadınlara tuzak kuran bu Bu DOS üyeleri arasında hepimizin bildiği birçok ABD’li aktris de var. Örneğin Battlestar Galactica’nın yıldızı Nicki Clyne ve Smallville severlerin yakından tanıyacağı Allison Mack de bu yapı içerisinde.

Kadınları seks kölesi yapıp hayvanlar gibi damgalayan sapkın “DOS” cemaati

Ünlü dizi oyuncuları Nicki Clyne ve Allison Mack

DOS elbette bir kısaltma. Tarikatın tam ismi Latince ‘Dominus Obsequious Sororium’dur yani ‘Köle kadınların sahibi’. Rainere’nin şu anda tarikat üyesi olarak 70-80 kölesi olduğu zannediliyor (Ancak damgalanmayan daha birçok üye olduğu kesin gibi). Az gibi görünse de kadınların birçoğunun bu şekilde önemli oyuncular olması tarikatın nicelik değil nitelik peşinde olduğu gösteriyor.

Peki bir insan nasıl başka birinin kölesi olmayı kabul eder? Bu kadınlar mal mı bir adamın kölesi olmayı kabul ediyorlar? Keith Rainere’nin şeytani zekâsı bu sorunun cevabı arkadaşlar. Zira kendisini usta bir manipülatör yapan şey, ABD gibi feminist hareketin epey kuvvetli olduğu bir ülkede, kadınları seks kölesi haline getirebilmesi. Hatta onları çiftlik hayvanları gibi damgalayabilmesi! Nasıl mı? Anlatayım.

Giriş var çıkış yok!

Öncelikle kadınların tarikata nasıl çekildiğinden başlayalım. İlk aşamada daha çok aktör olmak isteyen genç ve güzel kadınlar NXIVM toplantılarına ve seminerlerine çekiliyor. Burada tarikatın kadın üyeleri gözlerine kestirdikleri kurbanlara yaklaşıyor ve onlara toplulukları hakkında bilgi veriyorlar. İşte manipülasyon işlemi tam olarak burada başlıyor. Kadınlar kurbanlara cemaatin Keith Raniere tarafından yönetildiğini söylemiyorlar. Bunun yerine topluluğun kadınları yücelten feminist bir grup olduğunu iddia ediyorlar.

Eğer kurban zokayı yutarsa kurban cemaate alınıyor. İşler işte tam da burada çığrından çıkıyor diyebiliriz. Öncelikle kurbanlar yavaş yavaş Raniere gerçeğine hazırlanıyor. Onun nasıl büyük bir kişilik olduğu konusunda telkinlere maruz kalıyor. Eğer yeterince itaatkarsa diğer bir safhaya geçiliyor. Bu safhada da ilk başta anlattığım o damgalama seremonisi gerçekleşiyor. Cemaatten kaçan kadınların anlattığını göre bu işlem şöyle yapılıyor:

Kadınları seks kölesi yapıp hayvanlar gibi damgalayan sapkın “DOS” cemaati

Damgaların üzerindeki K ve R harfleri şu şekilde

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki damgalanmaya “Hak kazanan” kadın bunu son ana kadar bilmiyor. Kendisi bir odaya davet ediliyor ve orada cemaatin üst düzey yöneticililerinden birini buluyor. Zaten tamamen itaatkâr olan kadından üstündeki tüm giysileri çıkarması ve bir masaya uzanması isteniyor. Emri yerine getiren kurbana şu sözler tekrarlattırılıyor: “Üstat, beni damgala, bu benim için bir onur”. Daha sonra ise kadın herhangi bir anestezi olmadan kızgın bir demirle damgalanıyor (Yine cemaat üyesi kadın bir doktor bu işlemi yapıyor). Bu işlem 20-30 dakika arasında sürüyor. Cemaatten kaçan kadınların anlattıklarına göre bu seremoni sırasında kurbanın burnuna yanık et kokusu geliyor ve sürekli ağlıyor. Ancak bu aşağılayıcı işlemden sonra damgalanmakla "onurlanan" kadınlara birçok dizi filmin kapısı açılıyor.

Kolunu kaptırırsan bedenin gider

Cemaat içerisinde ise kelimenin tam anlamıyla faşist bir düzen var. Bir kere bu durum Raniere’nin grup içindeki lakabından bile belli oluyor. Raniere’ye herkes “Vangurd” yani Türkçe “Öncü” diye hitap ediyor. En üst rütbe doğal olarak bu önder’e ait. Ondan sonra ise kıdem sırasına göre ikinci adam Lauren Salzman ve sonra da rütbeli kadınlar geliyor. Grupta üst rütbedekilerin kendilerine ait köleleri var. Yani eğer bir kadın kıdemlenirse grubun yeni kadın elemanları bu rütbelilerin kölesi oluyor. Bu kölelerin de “Sahiplerine” karşı sorumlulukları var. Örneği cemaate girdikleri anda diğer tüm erkeklerle görüşmeyi kesiyorlar. Sahiplerine 7/24 ulaşılabilir kalıyorlar. Ailelerinden ve arkadaşlarından kopuyor, kendilerini sadece önderlerine adıyorlar.

Fakat işler sadece bununla kalmıyor. Raniere zeki bir adam. Gruptan önünde sonunda birilerinin kopacağını düşünmüş. Bu sebeple de inanılması güç bir şantaj ağı kurmuş. Buna göre cemaate giren kadınlar sahiplerine her ay düzenli olarak çıplak fotoğraf, video ya da suçlarını itiraf ettiği bir ses kaydı vermek zorunda bırakılıyor. Bu deliller dropbox’la beraber fiziksel olarak da saklanıyor. Böylelikle cemaat şantaj yoluyla kendilerini ifşa etmek isteyen üyeleri susturmayı amaçlıyor. Ancak bu çok da işe yaramamış olacak ki bu yazıyı oluşturan materyallerin hepsi eski cemaat üyelerinin basına verdikleri demeçlerden oluşuyor.

Tümden biat, tam itaat

Kadınları seks kölesi yapıp hayvanlar gibi damgalayan sapkın “DOS” cemaati

Cemaat içindeki kadınlar da oldukça ilginç bir olaylar zinciri sonunda rütbeleniyor. Cemaatte her sahip rütbesindeki kadın, altı tane köle ediniyor. Bu altı kadının kendi kölelerine sahip olmalarının tek yolu ise gruba yeni elemanlar kazandırmak. Böylelikle de cemaat genişliyor. Daha önce belirttiğim gibi köleler sahipleri tarafından her an ulaşılabilir durumda kalmak zorundalar. Ayrıca her gece ve gündüz “İyi geceler sahip” ve “Günaydın sahip” mesajlarını atmak zorundalar. Bir sahip onlara mesaj attığında ise cevap vermek için sadece 60 saniyeleri oluyor. Herhangi itaatsizlik durumunda sahip köleyi kürekle dövme hakkına sahip oluyor.

Cemaatin ikinci adamı ise Lauren Salzman. Kendisi NXIVM’in de yönetiminde epey önemli bir konumda. Az önce anlattığım damgalanma işlemini anlatan Bayan Edmondson’u seremonisinde bizzat bulunmuş. Kendisi hakkında Raniere kadar bilgi sahibi olmasak da cemaatin içinde oldukça güçlü olduğu ve kendine ait birçok kölenin olduğu biliniyor. Yani kısaca cemaatin alfası Raniere, betası ise Salzman diyebiliriz.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, cemaat dediğimiz yapılar aslında kaotik dünyanın panzehirleridir. Bu yapılar insanlara müthiş bir rahatlık sağlayan konfor alanları oluşturur. Bu sebeple özellikle hayata yeni atılmış, ya da yaşamın zorluğuna ve acımasızlığıyla başa çıkamamış erkek ve kadınlar bu konfor alanının tadını aldıktan sonra bir daha bu güven hissini kaybetmek istememektedirler. Bu sebeple DOS tarikatına katılan kadınları hiç garipsemiyorum. Ancak şu soruları kafamdan bir türlü atamıyorum: Hangi özgürlükler için kesinlik ve güvenlik kurban edilmeli? Ya da güvenlik için konfor alanının hangi bölgeleri başkalarına kiraya verilmeli?

Şunu da ben yazdım: