HIKAYE

13.06.2013 BÖLÜM-3

Author

Selen’le dışarı çıkacaktık bugün. Onun izin günüydü. Benim de izin günüm oluyordu Selen izinli olduğu zaman. Çarşıda buluştuk bir şeyler yiyecektik önce, daha sonra evimiz için bir şeyler bakacaktık. Evliliğe çok az kaldı.
Bir şeyler yerken, şirket hattım çaldı. Kahve Masalı-2 yazıyordu telefonumda. Arayan Reyhan’dı.
“Müdürüm İnci bugün işe gelmedi. Sizin haberiniz var mı?”
İnci bana haber vermemişti işe gelmeyeceğinden.
“Hayır, benimde haberim yok.”
İnci işten ayrılmak istiyordu zaten. Ama onunla görüşme vaktim olmadı. Yanlış hatırlamıyorsam bir hafta on gün önce Reyhan bahsetmişti İnci’nin ayrılmak istediğinden. Bende ben görüşene kadar ayrılmasın demiştim. Sigortalı personel işi bırakmaya karar verdikten sonra bir süre daha çalışma zorunluluğu vardı. İnsan Kaynakları bu işi daha iyi biliyordur muhakkak, onlara sormakta fayda var. Ama İnci beni aramamıştı, konuşamamıştık.
“Reyhan sen İnci’yi aradın mı hiç?”
“Hayır, müdürüm aramadım.”
İnci’yi aramadan beni niye ararsın Reyhan?
“Sen şimdi İnci’yi ara senin yanına gelsin, ona ulaşınca gelmesine yakın beni ara bende geleceğim”
Selen bozulmuştu bu tavrıma.
“Ben seninle hiç vakit geçiremeyecek miyim?
Aslında haklıydı Selen. Bu işe girdiğimden beri kendimi çok işe kaptırmıştım. Bazı günler telefonla bile görüşemediğimiz oluyordu. Görüşemediğimiz için Selen kızıyordu. Gönlünü almak için yapmadığım şebeklik kalmadı. Güldürdüm ama sonunda. Her şeye rağmen kıramazdı Selen beni. Ne istersem yapardı. Küsemezdi bile bana.
Reyhan’dan telefon gelene kadar, dolaşıp bir şeyler bakalım istedik. Gezdik, dolaştık ne o bir şeyi beğeniyordu ne de ben. Beyaz eşya olarak sadece buzdolabımız eksik kalmıştı, başka hiçbir eksiğimiz yoktu. Ama beğenmiyordu da hiçbir şeyi. Kıyafet bakarken de benim içime sinen bir şey bulamadık. Öyle akşama kadar dolaşmaktan ayaklarımıza kara sular indi. Yine acıkmıştık. Selen’le bir şeyler atıştırıp onu evine bırakacaktım. Reyhan aramamıştı. Sanırım ulaşamamıştı İnci’ye.
“Bak Reyhan aramadı. Boşuna şebeklik yaptırdın bana”
Selen’i yine güldürmeyi başarmıştım.
“Olsun, aramasın zaten. O an yanımdan gideceğin endişesi korkuttu zaten beni, ondan o kadar gerildim”
Seleni bıraktıktan sonra yolda Reyhan’ı kendi cebinden aradım.
“Reyhan ulaşamadın sanırım İnci’ye”
“Hayır müdürüm. Siz ulaşınca arayın demiştiniz. Ulaşamayınca aramadım bende”
“Bende ulaşamadım henüz.”
İnci’nin telefonunu son arayışımda garip sesler duydum. Yankılı bir şekilde bir ses şarkı söylüyor gibi geldi. Ama hatlardan sanırım bazen olabiliyor.
“Sen aramaya devam et. Ulaşırsan hemen beni ara”
Bende bir taraftan İnci’yi tekrar aramaya başladım. Muhtemelen şu Üstün Gömlek’te kaybolan kızdan çok etkilenmişti Reyhan. Nazan anlatmış Reyhan’a oda meraklanmıştı kızın durumuna.
Eve vardığımda üzerimde bir ağırlık hissetmiştim. Sanırım yorulmuştum. Fakat yanılmışım;
Ağabeyim gelmişti.