GÜNDEM

Bazen canım çok sıkılır

Author

Şu duvar yazısını gördüm ne çok atlayasım varmış dedim. Sonradan içimden bir şey maziyi hatırlattı.

Kırmızı kurdelayi okumayı önceden söküp gelmiş Mutant Fa'dan sonra taktığım zamanlar. 7 yaşındaki bır çocuğa gerektiğinden fazla ödev verilmiş bir haftasonu. Öğretmenimiz o kadar ödev veriyor ki bazen bizim zekamizdan endişe ettiğini düşünüyorum. Anneme diyorum :
- Ne olur biraz oynayayım. Sonra devam ederim.
Annem o zamanlar bu konuda her anne gibi gaddar. Ama masa başında uyukladığımı gördüğünde de izin verecek kadar yufka yürekli. Zar zor izini kaptığım gibi benden küçük oyun arkadaşlarımı bize çağırıyorum. Ne oynayalım diye düşünürken birden sıra ile balkon duvarının üstünden sırayla balkonun içine doğru atladığımız bir oyunun içinde buluyorum kendimi. Daha önce hiç oynamamisim , kural yok, yanmak yok. Tek yaptığımız balkonun içine atlamak.
Ay atlıyoruz atlıyoruz oyun devam ediyor. Bu nasıl oyun yahu diyorum. Sıfır atraksi resmen. Acayip sıkılıyorum. Zaten çok çabuk sıkılan bir insanım. Bu sefer durum daha fena oluyor. neyse diyorum biraz da dışına atlayalım. bır güzel kendimi ikinci kata yakın bir yerden aşağı bırakıyorum. Maşallah ağzım yüzüm çok güzel kanıyor. Burnum bır güzel yamuluyor. 6 Ay geçmeyen gözümün Moru oluşuyor. Hüngür hüngür ağlıyorum. Annem feryat figan geliyor kadıncağız. Soruyor nasıl oldu diye. Siz mı ittiniz diyor tabi anne içgüdüsü ile. Kızlar diyor yo kendi atladı. Neyse acele hastahaneye kaldırılıyorum ve müdahaleler yapılıyor. İyileşmeler başladıktan sonra yasaklar geliyor. ödevler bitmeden kalkmıyorum ve ev haklı tarafından " Zeyna" diye anılıyorum. İşte böyle arkadaşlar hakikaten insanlar bazen çok sıkılır ve balkondan atlar. Sizler kendinize mukayet olun. Yapmayın derim. Şu yaşıma geldim hâlâ dalga geçerler. Ben yandım siz yanmayın.

Bazen canım çok sıkılır