GÜNDEM

Hayatımın bundan öncesi-2

Author

Bölgeler arası yolculuktan sonra ayaklarım yere bastı. Herkes alkışlıyo. Ne oluyor diyorum. Uçaktan inmenin raconu bu mu? ( ah bir öğretmene yakışmayan bir kelime kullanıyorum o zamanlar) fıkralarda anlatıldığı gibi insanlar gerçekten. Gülüyorum kendi kendime. Çünkü yalnızim. Taka bile kalabalık benden.
Hep beni koruduğuna inandığım bir güç ile yıllardır oralarda gibi tüm işlerim yolunda gitti. İyi gidiyorduk yani. Umduğumdan da uyanık çıktım. Yurda yerleştim. Okulu gördüm. Yemekleri ve yağmuru sevmedim. Düşünsenize salça ve baharat yok. Ya onu geçtim ekşi bile yok. Sırf bunun için deli gibi limon yemeye başladım. Dişlerimden oluyordum. Doktor " acilen limonu bırakman gerek" kamu spotu edasıyla yemek adına tek atraksimi elimden aldı. Zalimsin doktor.
Okulsuz haftasonları nasıl koala olunur onu öğrendim. Bayağı işi ilerletiyorum. Devamsızlıktan kalacak kadar. Demek öyle dedim. Daha çok içime döndüm. Kitaplarım daha çok oldu. Hayran olduğum yazarların sayısı arttı. Sonra daha çok yazdım. Daha çok araştırdım. Daha çok düşündüm. Daha çok sorguladım. Ve kendi çizgimi kendim çizdim. Bazı insanlara istediğiniz kadar model olun onlara mantıklı gelmedikce bir şekile sokamazsiniz. Ben onlardan biriyim.
İlk yılım depresyon eşiğinde uyuyarak geçti. İkinci yılım ise alttan aldığım dersleri toparlamak ile. Üçüncü yılım ve daha fazlası boş vaktim olduğunda yazdıkça sizlerle...

Dikkat edin kendinize çok ekşi yemeyin. Öpüyorum.

Hayatımın bundan öncesi-2