HIKAYE

Ankara sağ tarafta...

Author

Üniversite yıllarımdan kalma ve aklımdan silinmeyen efsane anılardan bir tanesi birazdan sizin de hafızanızı kazınacak.

Üniversitede ilk yarı yılımız bitmiş haliyle herkes evine gitme telaşında. Sonradan aramın açıldığı ve dün çok duygusal bir anımda mesaj attığım Barış diye bir arkadaşım var. Bunlar 4 kişilik bir grup olarak aynı liseden gelmiş ve altlarında sonradan benim sahibi olacağım ve o zamanlar çok faça olan bir TOFAŞ marka Murat 131 var. Yani sizin anlayacağınız eski kasa Şahin. Barış'ın sevgilisi o zamanlar Çankırı'da okuyor Barış'da oraya gidecek. Kendisi bana Ankara üzerinden gideceğini ve kendisiyle gelmemi istedi. Haliyle çok mutlu oldum en azından muhabbet ederek gidecektik bir de arabanın hastasıydım zaten. Olay şu önce Düzce'ye arkadaşı bırakacağız ve evlerinde yemek yiyeceğiz ondan sonra da yola Barış ile devam edeceğiz.

Hava çok soğuk, bildiğiniz göt kesiyor! Yola çıkma saati geldi ve biz Yalova'dan yola çıktık. Sohbet muhabbet gırla tabi. Yalnız şöyle bir problem var. Aksi gibi hesap kartımın şifresi aklımdan bir anda silindi. Bir türlü aklıma gelmiyor. Nedeni ise kartı yeni değiştirdim ve ATM'den yeni şifre de oluşturmadım. Şifrenin içindeki sayıları biliyorum ama bir türlü kombinasyonu tutturamıyorum. Gördüğümüz her Ziraat Bankası ATM'sinde durup kağıta yazdığım kombinasyonları deniyorum. Zaten 2. Denemeden sonra başka deneme yapmıyorum çünkü ATM kartı yutacak belli bir şey. Barış'ın da bizi Ankara'ya götürecek miktarda yakıt parası yok. Durum bu. Düzce'ye gidene kadar her şey normal kahkahalar, espriler, müzik falan on numara. Neyse Düzce'ye geldik arkadaşın evinde yemek yedik sağolsun annesi çok güzel yemekler hazırlamış bize. Evden çıktık ve Barış ile maceramız başlamış oldu. Barış bana arada aklına gelmedi mi amk? Deyip duruyor. Ben de la gelecek amk rahat ol diyorum sürekli ama girdiğimiz her benzinlikte kartı 2 kere deniyorum. Bir türlü olmuyor ama! Otobana girdik bolu tünelinden geçtiğimizde saat tam gece yarısı 01:00 dı.

Otobanları bilirsiniz her yerde benzinlik yoktur. Hele bu durum bizim gibi deposu küçük arabalar için büyük sıkıntıdır. Girdiğimiz her benzinlikte kartı deniyoruz ama bir türlü şifreyi kabul etmiyor. Aklıma Ziraat Bankası müşteri hizmetlerini aramak geldi. Aradım ama bu konuda yardımcı olmayacaklarını söylediler. Barışın cebinde sadece bir depo gaz alacak parası kaldı ve ben hala şifreyi hatırlayamıyorum. En son gaz aldığımız benzinlikten sonra baya yol gitmiştik ve önümüze hala benzinlik çıkmamıştı. Arabanın bizi diğer benzinliğe yetiştiremeyeceğini anladık ve otobanın şimdi hangi şehir olduğunu hatırlayamadığım çıkışına doğru ilerledik ve gişede bulunan zatı muhtereme en yakın benzinliğin ne kadar uzakta olduğunu sorduk. Adam da bize çok absürt bir rakam söylemişti. İmkanı yok gidemezdik. Birden adam çıkışıntan 3-4 km ileride bir benzinlik olduğunu söyledi. Sevindik haliyle ama otobandan çıkıp bir daha girecektik ve bu masraftı bizim için, biz öğrenciydik amk hesabımızı iyi yaparız :D. El mahkum göt gardiyan otobandan çıktık ve adamın dediği yere doğru yol almaya başladık ama o da ne adamın dediği gibi benzinlik 3-4 km değil ebesinin amı km kadar uzaklıkta. Bir yandan adama bir yandan bana küfür ede ede gidiyoruz. Çünkü şifre hala gelmedi aklıma. Biz birden benzinliğin ışığını gördük. Nasıl mutluyuz ama sanırsın cennetin kapısı aralandı da ordan ışık huzmesi geliyor. Benzinliğe 3 km kala araba teklemeye başladı. Vay babayın kemüğüne! Barış oraya kadar götürür mü la diyorum gideriz kanka diyor. Bu arada barış tam bir araba tutkunudur. Arabalardan çok iyi anlar motor dahil. Şoförlüğü de efsanedir. Abi derken araba 1 km kala stop etti. Kaldığımız yerde bir tane aydınlatma olmadığı gibi yolun dışındaki her yer beyaz. Hava çok soğuk. Barış biraz beklememizi arabanın az da olsa gaz sakladığını söylemesi üzerine bekledik. Harbiden de dediği gibi araba çalıştı ama en fazla 300 metre gitti. Bir sigara yakıp içtik ve ya Allah deyip başladık arabayı itmeye. Bir yandan da şakalaşıyoruz, gülüyoruz falan ama hala kartın şifresi aklıma gelmedi arada bana da küfür ediyor haliyle :D. Neyse biz ite kaka arabayı benzinliğe soktuk. Otobana verecek parayı bir kenara ayırıp depoyu fulleyemeden çıktık yola. Girdiğimiz benzinlikte de 2 kere denedim ama mafiş. Otobana girdik ve yol almaya başladık.

Artık yumurta göte dayanmıştı. Başka para yoktu bütün her şey benim kartın şifresini hatırlamama bağlıydı. Üzerimde baskı hissetmiştim ilk defa. 1-2 benzinlik geçtik artık 3. Ye kesin girmemiz gerekiyordu ki girmezsek bize girecekti. Mevkisini hatırlayamadığım bir yerde araba stop etti. Bu sefer bildiğiniz otobanın içinde stop etti. Yani direkt çekilecektik polis gelirse. O an o kadar boktandı ki, öyle bir yerde kalmıştık ki sormayın. Bildiğiniz %15 meyil olan ve baya uzun meyil olan bir yerde kalmıştık. Yani arabayı itsek itemeyiz. Yaktık sigaraları birbirimize bakıyoruz ama efkardan kendimizi sikiyoruz o derece. Barış bir yandan bana küfür ediyor haklı olarak. Amk nasıl unutuyorsun kartın şifresini diye. Bir yandan ben ona küfür ediyorum napim amk isteyerek mi oldu diye. Dediğim gibi Barış arabanın piriydi. Dur bakalım şu yokuşu aşabilirsek ne olacak bakalım dedi. Ben de ona gaz yok amk nasıl çalışacak araba da bu yokuşu çıkacak dedim. La sus sikik seyret de gör dedi ve arabayı çalıştırdı. Tamam arabanın gaz sakladığını biliyordum ama bu kadar uzun bir yokuşu çıkarabilecek kadar çok gaz saklaması imkansızdı. Derken barış arabayı çalıştırır çalıştırmaz 1-2-3-4-5 yaptı. Napıyon lan dedim. Taş çatlasın 10 Km hızla gidiyoruz ama araba 5. Viteste. Olum araba bu şekilde çok az gaz yakar dedi bana. Araba tekleyerek yokuşu çıkıyordu ama çıkıyordu kardeşim bizim istediğimiz buydu. İnanmayacaksınız ama biz bu şekilde 4 km kadar gittik ve yokuşu geçmiştik ama artık bizim yadigar benden bu kadar dedi ve stop etti. Sonuç olarak yine başladığımız yerdeydik ve yol düzdü. İleride Benzinliğe benzer bir ışık vardı. İleri dediğim 3 Km amk! Biz o motivasyonla başladık arabayı itmeye. Arada da çelıştırmayı deniyoruz 300-500 metre gidiyoruz ve tekrar stop. Bir ara baya yorulduk arabanın koltuklara çöktük ve sigara yakıp önümüze baktık. Nerden geldiğini anlamadığımız otoban polisi camı tıklatmaz mı? Vay amk bu nerden çıktı eşliğinde Barış arabanın camını açtı. Barış böyle durumlarda biraz paniktir. Tam bir şeyler saçmalayacakken polis bize gençler arkadaşlarınız benzinliğe gitti mi dedi. Barış da 2-3 saniye mevzuyu anlamaya çalıştı ve birden gittiler abi dedi. Polis de tamam o zaman acele edin dedi ve bastı gitti. O an şok yaşadık birbirimize baktık ve arabadan fırlayıp itmeye başladık. Çünkü otoban polisi ya bizi başka bir grupla karıştırmıştı ya da benzinliğin yakında olduğunu bildiği için arkadaşlarımızı gönderdiğimizi düşünmüştü. Eğer orada daha fazla durursak çekiciyle geleceği kesindi. Biz başladık arabayı öküz gibi itmeye ama böyle bir itme olamaz araba 30 km hız yapıyor o derece :D abi bir baktık o yanan ışık benzinlik ve o mucizevi an oldu kartın şifresi aklıma geldi. Bildiğiniz vahiy gibi geldi shxjsbshhs. Barış dedim kartın şifresini hatırladım. Barış mutlu oldu arabayı itiyor bir yandan bir yandan da ben itiyorum hayvan gibi derken benzinliğin girişine geldik. Pestilimiz çıktı tabiki ama ben kartın şifresinin doğruluğunu teyit etmek için markete girdim ve su aldım hemen ve şifre doğruydu. Barış da o ara gaz saklayan arabayı 200 metre de olsa çalıştırdı ve pompanın oraya gitti. Ben elimde 2 şişe su ile dışarı çıktım ama sanırsınız arenada aslan parçalamış gladyatör gibi. Barış hatırladım diye Barış'a doğru gidiyorum ama Barış'ın suratı beş karış. Noldu lan? Dedim. Bana baktı amk burada gaz yokmuş sadece benzin varmış dedi. Ben de ne olacak olum benzin alırız kartın şifresini hatırladım dedim ama Barış'ın dediği lafla yıkıldım resmen. Amk benim araba benzinle çalışmıyor. Beynimdeki eko, arabayı ittiğimiz anlar, annemin elmalı pastası, her şey gözümün önünden geçti amk. Nasıl lan? dedim. Kanka araba karbüratörden egzoz manifoltunun üstüne benzin atıyor ben bir kere arabayı yaktım bu şekilde dedi. Olum şimdi ne yarrak yiyeceğiz dedim. Dur bakalım bir çözümünü bulacağız dedi. Barış çözüm buluruz derse bulur amk o derece güveniyorum. Hele ki işin içinde araba varsa. Kaputu açtı bana benzinin nereden sızdığını ve nereye döküldüğünü gösterdi. Anlattığı şeyi şimdi düşünüyorum da harbiden Allah korumuş bizi. Olay şu biz benzinle gittiğimizde Barış ne zaman gaza bassa egzoz manifoltunun (araç çalıştığında içeride yanan gazın ilk çıktığı nokta, yani çok sıcak) üstüne benzin dökülecek. Barış orayı tıkamamız gerektiğini söyledi ve çözüm üretmeye başladı hemen. Delik kalem girebilecek kadar genişti ve Barış arabadan bir kalem alıp etrafına peçete mi bez mi hatırlamıyorum şimdi onu sardı ve deliğe soktu. Her şey normal gibiydi. Benzini aldık arabayı çalışır vaziyette tuttuk ve benzin sızmıyordu. Biz yine de her ihtimale karşı yanımıza havlu ve su aldık. Herhangi bir durumda direkt müdahale edecektik. Her 5 km de bir durup durumu kontrol ediyorduk ve az da olsa sızan benzini karlı bezle siliyorduk :D Ankara'ya yaklaşmıştık artık. En sonunda bir benzinlik bulup gaz aldık ve neredeyse mutluluktan havaya uçacaktık. Şarkının sesini sonuna kadar açtık ve mutlu mutlu gaza basarak gidiyorduk.

İşte asıl hikaye bundan sonra başlıyor :)

Ankara'nın benim bildiğim 3 tane girişi vardır otoban tarafından. Barış sol şeritte köpek gibi yapıştırırken benim de dalgınlığımla 1 girişi geçtik. 2. Yi Geçtik derken 3. Yü de geçmez miyiz? Barış hala şarkı söylüyor amk shxhshshs yol şehirden uzaklaştıkça ıssızlaşmaya başladı ama ben Barış'a yolları geçtiğimizi söyleyemiyorum çünkü beni siker biliyorum ahhahaha. Barış bir şeylerin garip olduğunu anladı ve bana olum Ankara nerde la dedi? Kanka geçmiş olsun 3 girişi de geçtin amk dedim. Barış ağzındaki sigarayı çıkardı bana tabiri caizse aval aval baktı senin amk dedi. Sjxjsjsnnd ben de durumu kurtarmak için kanka köpek gibi basıyorsun amk bir türlü sağa dön diyemedim. Olum bana söyleseydin geri geri gider yine giderdim ama neyse ileriden geri döneriz sıkıntı yok dedi. Yolda ilerlerken Ankara sürekli sağ tarafımızdaydı. 1 km ileride üst yoldan tam tersi istikamete gidebileceğimiz bir köprü gördük. Yol da TULUMTAŞ ve İNCEK ayrımı. Ben kafamı sikeyim demez olaydım şu lafı dedim. Köprüden çıktık sol-sol yapıp tam tersi istikamete gidecez ama ben ne dedim biliyor musunuz?

Kanka Ankara sağ tarafta hiç yolu uzatmayalım buradan gidelim.

Barış bana baktı kanka emin misin burası hiç ankaraya benzemiyor dedi. Aklını siktiğimin ben GPS in Türkiye distribütörü gibi eminim kanka sağdan gidelim direkt içeri gireriz. Bana bir daha baktı kanka şuradan geri dönelim istersen dedi. Ben de yok kanka sağdan gidelim daha yakın olur xhxjxhshsh. Barış beni dinleyeceğine ağzıma kürekle vursaydın kanka shxjsbshhs başladık biz köylere doğru giden yolda ilerlemeye. Barış hala bana kanka geri dönelim diyor ama pilavdan dönemin kaşığı kırılsın :D ben yok kanka gidelim diyorum. Allahın hikmeti mi sınavı mı ne olduğunu anlamadığım bir şekilde tam da arkamızda EGO halk otobüsü belirdi. Aha dedim bu otobüs bu yoldan gidiyorsa kesin Ankara'nın içine gidiyor. Barışa'da dedim bunu tamam kanka dedi bana. Derken bir tane çatala geldik çatalda köy isimleri ve bir tane S şeklinde Ankara tabelası var solu gösteriyor ya da geriyi amk :D Barış bana bir daha söyledi geri dönelim diye ama tabelayı gördük ya illa gidecez. Başladık köy yolunda ilerlemeye. Bir ara EGO halk otobüsü bizi geçti. Adam yolun piri olmuş o otobüsle tek şeritli yokda öyle bir yapıştırıyor ki F1 pilotu olsa sırıtmaz amk çocuğu! Bir yandan kar yağmaya başladı. Her yerde kurt ve köpek ulumaları. Geçtiğimiz köylerin hiçbirinin bacasından duman çıkmayışı bildiğiniz korku filmi amk. Her yer beyaz. Yol beyazlaşmaya başladı. Artık otobüsü görmüyor sadece karda bıraktığı izi takip ediyorduk derken kar yüzünden izi de göremez olmuştuk ve korkmaya başlamıştık. Çünkü yolun ucu bucağı yoktu. Barış geri dönelim Mağara Adamı sikecem artık ölecez buralarda. Gittiğimiz yok sürekli tepelerden oluşuyordu ve baya uzun yokuşlar vardı. Arabayı durdurduk. Durdurduk derken frene bastı Barış araba 5 metre ileride durdu amk :D lastikler kabak! Barış bana baktı şimdi yarrağı yedik biz nasıl çıkacağız lan burdan? Barışın arabasında 2 tane kar zinciri vardı. Aklına o geldi bunları takmadan buradan çıkamayız dedi. Tamam kanka takalım dedik ama dışarıya bir çıktık böyle bir tipi böyle bir soğuk olamaz. Hayatımda ilk defa kar yağarken bu kadar soğuk olduğunu gördüm Ankara'nın. En fazla 30 saniye dayanabiliyoruz soğuğa ve hemen kendimizi arabanın içine atıyoruz. Zincirleri içeri aldık birbirine dolanmıştı çünkü. O kadar baskı, soğuk ve korku nedeniyle şehirlerarası zincir takmaya giden çocuk zincir takmayı unuttu amk. Gidiyoruz lastiğin başına bir türlü takamayıp arabanın içine kaçıyoruz. Yapacak hiçbir şeyimiz kalmamıştı. Ya bu şekilde ilerleyecektik ya da yardım isteyecektik. Barış benim babamı aramamı istedi ama babam anasının nikahında, kaldı ki olduğumuz yeri bilmiyoruz ve bilse de ne ile gelip kurtaracak bizi doblo ile mi? Peh! Barış babam burayı bilmez olum polisi arayayım dedim. Tamam kanka dedi. Aradım polisi durumu anlattım. Bu işlere karayollarının baktığını söyledi ve karayollarının numarasını verdi. Karayollarını aradım. Konuşma hatırladığım kadarıyla şöyle;

-karayolları
+alo abi biz mahsur kaldık.

O an ki korku ve heyecanımı anlatamam size.

-nerede mahsur kaldın kardeşim.

+abi tulumtaş diye bir yere girdik bilmem ne köyünü geçtik ondan sonra bir kaç köy daha geçtik ama artık geri dönemiyoruz.

+kardeşim önce bir sakin ol ve tane tane anlat. Tam olarak neredesiniz?

Ben bir önceki dediğime yakın bir şeyler söyledim adam haliyle yine anlamadı ve o an adama sinirlendim. Bendeki lükse bak amk!

-abi nerde olduğumu söylersem gelip beni kurtaracak mısın!?

+sen benimle dalga mı geçiyorsun?

-ne dalgası abi mahsur kaldık diyorum hala nerdesin diyorsun. Tulumtaşın içinden 4-5 tane köy geçip içeri girdik ve kar yüzünden mahsur kaldık.

+valla kardeşim bütün ekipler yolları açmaya çalışıyor. Size ekip gönderemem.

O an mal gibi kalmıştım. Artık son kozumu oynamam gerekiyordu. Yani sen benim kim olduğumu biliyor musun lan!? Şaka lan şaka tabiki bu değil. Direkt ajitasyon :D

-abi sen şimdi bizi buyada bıyakacak mışın?

+valla kardeşim elimden bir şey gelmez isterseniz çekici numarası vereyim.

-tamam abi ver o zaman

ve telefon numarası alınır telefon kapanır.

Barış durumu anlamıştı haliyle ve şu efsanevi lafı söyledi. Ya bu deveyi güderiz ya da geberip gideriz. İnşallah bu bizim için bir anı olur dedi. Tam anlamıyla buna yakın bir şey söyledi işte xhxhsvsb. Tamam kanka hadi yapalım dedim. Arabayı tam tersine çevirmemiz gerekiyordu ve yol çok dardı. Normalde dönülürdü ama işin içinde kar ve yolun aşağısına tarla olması bizi tedirgin etti. Ben dışarıda Barış'a gel git yapıyorum ama araba nasıl kayıyor anlatamam. Yanlış bir hamle bizim orada donarak ölmemiz anlamına gelir. Derken uzun uğraşlar sonucu arabayı çevirdik ve yol almaya başladık. Bir ara yokuştan inerken Barış araba kayıyor dedi. Arabanın kaydığını görüyordum ama sadece hafif hafif kayıyorduk. Meğerse Barış arana kayıyor derken komple 4 teker kayıyormuşuz. Ben de sanıyorum ki sadece ön tekerlek hafiften sağ sol yapıyor :)) araba viteste kayıyormuş bana bunu sonradan söyledi. Abi anan aşağı baban yukarı o yoldan kurtulduk ve her şeyin başladığı tabelanın oraya geldik. Barış dedim dur amk bu tabelayı kıracağım. Ya olum boşver siktirip gidelim şuradan. Yok amk dur kıracağım. Barış frene bastı araba 3 metre sonra durdu. Kapıyı açtım bir ayağımı attım. Kanka siktir et gidelim şuradan dedi ben de tamam la hadi gidelim şu siktiğimin yerinden dedim. O köprünün olduğu yere geldiğimizde sağ tarafa yani bizim çıkış yaptığımız yöne doğru bakan 5-6 tane off-road aracı gördük. Adamlar bize öyle bir baktılar ki. Amk siz bu arabayla nasıl geldiniz tarzında. Öyle bir bakış olamaz shxjxbjsjs. Arabanın yerden yüksekliği 10 cm :D. Abi biz o yoldan geri döndük eve vardık saat tam 09:00 u gösteriyordu. Yani bolu tünelinden ankaraya 8 saatte gelmiştik. Barışın yatakta bir yarışı vardı. Adam rüyasında bile oradan çıkmaya çalışıyordu bariz belliydi sjxjjsjshsjz

Hikayem bu kadar arkadaşlar. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Ankara sağ tarafta...

Araba da bu sayın seyirciler :D