TEKNOLOJI

Kanal İstanbul neden yapılamaz?

Author

Öncelikle belirteyim, bu yazıyı sade bir vatandaş olarak yazıyorum. Uzman görüşü alınacak bilim adamı değilim. İnşaatçı, mühendis, mimar, jeolog, biyolog, deniz biyoloğu değilim ama bu konularda okuduğum çeşitli yazılardan edindiğim bilgilerle burada biraz ahkam keseceğim.

1. Küçükçekmece, Avcılar bölgesi çok işlek, üzerinden E-5’in, metrobüsün geçtiği bir bölge. Normalde bile trafik tıkanıyor, E-5’in trafiğe kapatılıp kazıldığını düşünemiyorum. Diyelim E-5 ile gölü birleştirmek için kazdılar, bir köprü yapmaları lazım trafik için ve bunlar yapılırken trafiği düşünemiyorum. Diyelim kazdılar ,bu defa da ikinci bir boğaz olacak ve yüksek bir boğaz köprüsü gerekecek deniz seviyesindeki bölgede. Yüksek bir köprü diyorum çünkü bu kanalı yapmaları durumunda gemi geçişi, İstanbul’da Avrupa ve Anadolu yakası arasındaki karşıdan karşıya geçmede trafik sorunu yaşanırken bir de başımıza yapay boğaz çıkacak. Oraya köprü yapılınca, o köprü de paralı olursa durup dururken hayatımızda bir masraf daha… Beylikdüzü’nden Bakırköy’e gitmek olay olacak. Hoş şimdi bile metrobüs olmadan trafik neredeyse bir olay.

2. Deniz biyologları eğer Kanalİstanbul olursa Marmara Denizinin çürük yumurta gibi kokacağını çünkü bölgedeki tüm deniz akıntılarının değişeceğini, duracağını birçok röportajda söylemişti. Ege, Boğaz, Marmara Denizi ve Karadeniz arasında doğal bir akıntı var ama bu bölgeye bir su geçişi daha olursa bu akıntı olmaz doğal olarak. O zaman da Marmara ölü bir deniz haline gelir. İçinde ne balık olur ne de güzel görünür, üzerine bir de kokar. Pis kokulu bir Boğaz ve kanal manzarasını kim ister? Küçükçekmece Gölü hali hazırda oldukça kirlenmiş, sıcak ve nemli havalarda rengi yeşile çalan, kötü kokan bir göl. Bu kapalı havzadaki su, Marmara Denizi’ni iyice kirletir.

3. İstanbul bir deprem bölgesi, 1999 Marmara depreminde Avcılar’da bir dolu ev yıkılmıştı. Kötü, çürük binalardı ama Avcılar’ın zemini pek de iyi sayılmaz, aslında Marmara Denizi kıyılarında genel zemin pek de iyi sayılmaz. İstanbul, ortasından Boğaz geçen iki kara parçasından oluşuyorken bunu üçe ayırmak acaba ne kadar doğru? Kanalİstanbul’daki su ve zemin, istanbul’daki evleri depremde daha da etkilemez mi?

6. Bir ekonomik krizin eşiğindeyiz. Dolar almış başını gidiyor. Piyasalar pek iyi değil. Enflasyon son dönemin en yüksek seviyelerinde seyrediyor. Bir de başımızda bir Reza davası olunca, Türkiye’ye ekonomik yaptırımlarda bulunabilirler mi bilmiyoruz. Böyle bir şey olursa ekonomi iyice kötüye gidebilir. Böyle bir ortamda 60 milyar harcamak bana pek de mantıklı gelmedi. 60 Milyar lira demişler ama ben demirin dolarla alındığı ve doların sürekli arttığı bu zamanlarda 60 milyarda kalacağını düşünmüyorum.

5. Yöneticilerin en önemsemediği yeşil alan konusunda da Kanalİstanbul pek de doğa ile dost gözükmüyor. Geçeceği güzergahta 8 bin 138 hektar tarım arazisi, 771 hektar fundalık, 641 hektar meralık, 738 hektar verimli ormanlık alan bulunuyor. Kanal, RAMSAR Sözleşmesi kapsamında Türkiye'de belirlenmiş 135 Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan arasında yer alan Terkos Gölü Sulak Alanı ve Küçükçekmece Gölü Sulak Alanı'ndan da geçiyor. Ayrıca Sazlıdere Barajının da iptali söz konusu. Birkaç ay yağmur yağmayınca İstanbul’da hemen su sorunu olabiliyor. Yine bu kadar ağaç kesilmesi durumunda İstanbul’da bir yağış sorunu olacaktır. Yağacak yağmur da sel olup akacaktır.

Beton ve getirisi şaibeli bir kanal için İstanbul’daki son yeşil alanları kaybetmeye, İstanbul’u susuz bırakmaya, zaten kirli havasını daha da kirletmeye, trafik sorununu daha da derinleştirmeye, İstanbul’u riske atmaya değer mi? Ben Kanal İstanbul’u arada gündem değişsin diye kuyuya atılan bir taş olarak düşünüyorum.

Kanal İstanbul neden yapılamaz?
Kanal İstanbul neden yapılamaz?