EDEBIYAT

Platon'un mağarasından markete sigaraya adam yollayan Rıfat abi

Author

      

Platon'un mağarasından markete sigaraya adam yollayan Rıfat abi

Mağaradaki Platonzedeler'den Rıfat abi, ulan z..kecem alegorini de mağaranı da elimizi kolumuzu zincirledin, götümüzü bile kaşıyamıyoruz diye kaçmak için örgütlemeye çalışıyor yanındakileri. Çok sonradan fark ediyor ki aslında kendisi, gayet örgütlü bir yalnızlığın , yaldızlı bir sefaletin haybeye bekçiliğini yapan birkaç salağından biri sadece. Tam ayağa kalkacak , nereye kalkıyorsun diyor sağ en baştaki . Orta bloktaki abilerden biri, adam belli ki tuvalete kalkıyor birader. Sen niye her boku sorguluyorsun? Sen de Sokrates kompleksi mi var? Biliyorsun ki tuvalet ihtiyacı ,duvara yansıyan yarak kürek figürlerden daha gerçek.

Yok öyle bir şey ya, sen onu kafanda kuruyorsun. Beynin sana dalış yapıyor. Seni yönlendiriyor. Tuvalet diye bir şey yok ya. Biz bile yokuz olum , olmayan insan nasıl sıçabilir , bunu bana açıklar mısınız diye açıklama bekliyor salak soru girişimine Atinasız Necati. Boş boş konuşuyor. Rıfat abi, onu mekan konuşturuyor, diyor. Mekan zaten Platon'un...

Mağaranın ağzına yakın taraftan başka bir vatandaş da :

Tamam da yıllardır oturarak tuvalet yapmıyor muyuz biz? Bakmayın lan bana öyle tuhaf tuhaf! Ne yani biz hiç sıçmadık mı şimdi? Yok artıkkk diye atarlanmaya başlıyor mağaraya giren oksijenden nasibini alamamanın gerginliği de var üzerinde tabi.

Fahri -- Dışarıda bir kelle-paçacı falan bulurum, bana müsaade. Kusura bakmazsanız ben kaçıcam. Mekan çok kötü babacım , bu nasıl fantazi ya. Mağaraya adam mı zincirlenir. Hangi çılgın vurmuş lan zinciri bize?

Rıfat -- Platon

Fahri -- Vay ibne vay

Rıfat -- Mağaranın dışında ne var çok acayip merak ediyorum fakat bence mağaranın dışı diye bir durum yok

Fahri -- Aşan bilir karlı dağın ardını babacım, pardon Rıfat abi.

Rıfat -- Nerden buluyorsun lan böyle afilli sözleri , yoksa sen Anadolulu musun?

Fahri -- Kütük Anadolu da ikamet neden mağara ?

Rıfat -- Nesi var lan mağaranın?

Fahri-- Kerhaneye düşsek daha iyiydi be Rıfat abi

Rıfat -- Kerhane alegorisini hiç duymadım

Fahri -- Abi sen duymadıklarının sağırısın, ben de görmediklerimin peşindeyim.

Rıfat-- Olum en azından adam bize Atina'dan abim gelicek, sittir kaybolun lan mağaramdan demedi.

Fahri-- Sizlerin loş ışığa batırılmış şuurları ancak gölgelerle raks eder. Oysa ben hakikatle sevişmek arzusundayım.

Rıfat -- Olum deli misin? Kira yok, karı dırdırı yok, işe girdin mi girmedin mi onun stresi yok. Mağaranın dışında yok yok ama mağara öyle mi burada bir bok yok. Bırakılır mı burası?

Gerçeklerle yüzleşmek için randevu bile almayan Fahri, spontane gelişen bu süreçteki firar girişiminde birkaç kişinin desteğini alır. Mağaradan dışarı çıkarken temkinlidir. Götü başı düzeltir. Yürüyüşü bile değişmiştir artık.

Atinasız Necati arkasından bağırır:

‘’İki dakikada yürüyüşün değişti yavşak.’’

Gözleri kapalı şekilde ağır ağır dışarı çıkar.Tam gözlerini açar; takla atamadığı için ötelenen, çemberin dışına itilen mülteci bir güvercin bütün stresini bırakır onun çıplak ensesine . Derken yoldan geçen polis , kılık kıyafet kanununa muhalefetten içeri atar Fahri’yi. Daha gerçeklikle tanışmadan hayatın gerçekleriyle cebelleşmeye başlar. İki gününü nezarette gözaltında geçirir. Serbest kalınca koşa koşa mağaraya gelir.

Fahri -- Olum manyak şeyler oldu! Karakolda yattım.Yemek yedim.Yağmur yağdı, ıslandım. Suyun ıslaklığını hissettim. Zeki Müren dinledim. Güneşi bile gördüm lan ben?

Rıfat -- Mahsun gibi mi?

Fahri -- Burada olan biten film lan, asıl hikaye mağaranın dışında..

Rıfat -- Sittir lan ordan... Ne oldum delisi olmuş bu

Salih -- Yok Rıfat abi, orosbu olmuş bu

Necati -- Ateist olmuş bu , inançlarımızı reddediyor

Fahri -- Bana bişi olduğu yok birader. Buradaki mevzu yalan dolan diyorum yani. Bir dışarıya çıkın . İki insan görün.Ortama girin. Böyle bir şey yok ya. Yeni fikirlere açık olun .İnovasyon çağında mağarada yarasa nöbeti tutuyorsunuz.

Necati -- Sen şimdi mağaranın duvarına yansıyan ‘’BİM’’ yazısının , sokağın karşısındaki marketin tabelası olduğunu mu iddia ediyorsun? ‘’BİM’’ diye market var öyle mi?

Hep beraber gülüşürler. Hahahahahahaha

Rıfat -- Lan Fahri o zaman bana kısa bi kemıl al lan

Fahri -- Karşı markette sigara satılmıyor ki

Rıfat -- Beyler gördünüz ,yalan söylüyor... Bu konuyu sonra yine tartışalım.

Fahri -- Ben size marketin ürün kataloğunu getirsem yine inanmazsınız. Platon haklıymış .

Rıfat -- Ön yargılarını ayrı kafanı ayrı kırarım Fahri , düzgün konuş...

Fahri-- Ben size o zaman iki lahmacun söylim...

A.Necati-- İki lahmacun kime yetecek ?

Rıfat-- Heççç

Fahri-- Öyle demeyin şimdi... İki lahmacun ,iki de gölgesi etti mi 4 lahmacun ... Önce gölgeleri yiyin. Kaldı mı iki ...

Rıfat-- Eeeee, kime yetecek ..Kaç adam var la burda...

Fahri-- Az ye pezevenk...