EDEBIYAT

Saçları kınalı olduğundan ben anneannemi dedemin Hintli sevgilisi sanıyordum

Author

Annem beni mahalle mektebine yollayacak,kafasına koymuş.Onun bu acayip kararlı halini görünce ,ürküyorum haliyle.O seneler mahalledeki bütün annelerin kafaları 5 litreye kadar çocuklarının geleceğine yönelik abuk düşünceleri alabildiğinden, gayet merdaneli ve can sıkıcı bir kafa yıkama operasyonu çekiliyor minik hayallerimize. Annemi seviyorum fakat kendime de kayıtsız kalamıyorum; bu noktada mahallenin minik hatunlarına da gayet tabi hak veriyorum.

Gitmem ben mahalle mektebine,hayır ben kavram olarak da mahalleye karşıyım. 7 yaşındayım,bütün kavramlarla salak bir kavgaya tutuşmuş durumdayım. Dedem,içimde bir şeytanın barındığından bahsediyor sürekli, hiç ciddiye almıyorum. Ben zaten barınma sorunu yaşıyorum,dedem odama çökmüş durumda ,gece hayatım dedemle yatsı kılıp yatmaktan öteye gidemiyor. Şeytan bu noktada benim içimi konaklamak için tercih ediyorsa, kariyer planlaması açısından onun için bir sorun teşkil edebilir diye düşünmekteyim. Ben bu yaşta bu kadar kompleks düşünebildiğim için, anlamamazlıktan geliniyorum. Hayır, gittiğim Mevlana olsa ,hakikaten problem değil.

Gitmem ulan mahalle mektebine diyerek Atatürk gibi posta koyuyorum; annem beni ikinci cüze geçti sanıyor, oysa ben gayet diferansiyel denklemler peşindeyim, daha yaşımı abaküste tespit etmişliğim yok . Boyum bir metreden azcık kısa ki, bu da bizim üçkağıtçı manifaturacı Cengiz abinin bir metresinden daha uzun. Onun bir metresi ,86 cm' e denk geliyor. Kefen alıyorsun ,mevta götü açık gidiyor , artık nereye doğru gidiyorsa . Mevtanın bir yere gittiğini de dedem iddia ediyor, yoksa cenazenin bu konuda belirli bir ısrarı yok.

Çok gelenekçi bir adam , dedem. Vakit namazlarını asla ıskalamıyor. Sayesinde annem üç yaşında başlamış namaza.İlk başlarda kıble konusunda navigasyonel hatalar yapsa da zamanla Kabe' ye doğru bir yönelim oluşmuş annemde. Kıraat sever, türkü sever, makam sever ne hikmetse bir beni sevmez lan bu dedem. Oysa ben , Fred Çakmaktaş' ı ne kadar seviyorsam, onu da o kadar seviyorum. Yalnız dedem çok seviyor anneannemi , "Amerika' nın tapusunu verseler , tırnağına değişmem" diyor . Mutlak antiemperyalist ve her daim aşık dedem.

Annem de dedemin kızı haliyle , sürekli evde bir babam da babam iklimi hakim.Yalnız ,çok korkuyor dedemden, annem.Anneannem, hiç takmıyor dedemi. Kızdığı zaman, dedeme külek kelleli diyor ,ne demek bilmiyorum, anneannemin de bildiğini pek sanmıyorum.Her vakit saçları kınalı olduğundan, bir ara ben anneannemi , dedemin Hintli sevgilisi sanıyordum. Namaz kılmayı anneannemi taklit ederek öğrendiğimden, 7 yaşına kadar ellerimi göğsümde birleştiriyordum ki , ilk cuma namazına gidene kadar bu gelenek böyle devam etti, sonradan anladım ki biz erkekler ellerimizi göbek hizasında buluşturuyormuşuz. Bu zamana kadar ellerim yanlış yerlerde bir araya gelmiş hep, bu yüzden de dedemden yedim fırçayı , gece yatmadan kıldığımız yatsı namazlarının hepsinin kazasını kıldırdı bana dedem.Bir de attı mı beni öne, durup dururken imam mertebesine yükseldik, hayır,dedemde zaten imam fobisi var. Seccadem dedemin seccadesinin yarım metre önünde olduğundan, en ufak bir yanlış harekette bulunursam, geceyi kadir gecesi yoğunluğunda ibadet ederek geçireceğimden, gayet muntazam kıldım namazımı. Kamet getirirdim ben, hiç bitmezdi o kamet. Hele makamı tutturamazsam, dedelik makamı tarafından hakkımda kovuşturma açılabilir endişesi taşıdığım için ,gayet olayın ciddiyetinin farkındaydım.

Makam seviyor dedem fakat musiki bir inşaa söz konusu olduğunda, en gıcık olduğu makam rast makamı;çünkü hayatı belli bir disiplinde yaşıyor gayet nizami dedem.Cami evimizin 5 metre kadar karşısında olduğundan ezan okununca ,hücrelerimize kadar hissediyoruz en son gelen Niğdeli imamın sesini. En son gelen diyorum çünkü sürekli bir imam sirkülasyonu var bizim camide. Hatta 5 vakti tamamlayamadan giden imam bile var. Kimse gelip nereye gidiyor lan bu imamlar diye bile sormuyor.

Yıllardır keyif almıyor dedem sabah ezanlarından, saba makamını rast bir ses işgal ediyor genellikle, çıldırıyor dedem. Dedemi tutmak ,yazın sıcağında oruç tutmaktan daha zor. Apar topar geçiriyor gömleği üstüne ,sabah ezanını rastgele okuyor diye, rastgele dövüyor geleli üç gün olmamış Çaycumalı imamı. İmam dayandıramıyorlar dedeme. Hiç bilmiyorum, anlamaya çalışıyorum , saba makamı nedir ? Müftü geliyor aksi bir vakit bizim eve ,

-Bak Mustafa Efendi ,yaşına hürmeten saygısızlık etmem istemem fakat

Dedem hiç dinlemiyor bile müftü efendiyi , gayet fosur fosur sarma sigara içiyor , şapırdatarak götürüyor sakalların arasında gayet pusulasız,çaresiz kaybolmuş dudaklarına şifa niyetine kaçak Erzincan çayını. Müftü hala konuşuyor ...

-Bak Mustafa Efendi , senin yüzünden millet camiye gelmek istemiyor

-Gelmesin

-Ne demek gelmesin

-Gelmezse gelmesin,Mevlana' mıyım la ben, sen ne gonuşisin

-Yahu insaf be adam, 28 tane imam geldi gitti ,

-Ben kıldırırım

-Biz düşündük,sana bir teklifimiz var

-Nasıl?

-Malum sen gelen bu imamların hışırını çıkarmaktan vazgeçmeyeceksin, bizde bunları depodan çıkarıp yollamıyoruz haliyle.

-Eeeeeee ?

-Diyorum huylu huyundan vazgeçmeyeceğine göre

-Söylesene müftü efendi, dellendirme adamı

-Acaba ,sen başka bir dine mi geçsen ?

Dedemin lavaş gibi bembeyaz suratı ,nar ekşisine bulanmış pancar turşusu gibi kıpkırmızı oluyor , 82' lik koca çınar kadim dostu sarma sigarayı ahşap küllüğe emaneten bırakarak , bütün gücüyle doğruluyor , avucunun içiyle bir tane patlatıyor müftünün sağ yanağına ...

-Ne gonuşisin sen la Müftü Efendi ,diyor iliklerine kadar müslüman dedem . Müftü, yerde odanın kenarına uzanmış , okkalı sopanın da vermiş olduğu büyük bir memnuniyetle ,dedeme doğru bakıyor ,

''Ulan Molla Mustafa , dua et yerden kalkmıyorum '' diyor . Ben de usulca eğilip

''Müftü Bey amcacım ,bence sen Allah' a dua et de dedem seni yerden kaldırıp, tekrar tekrar dövmesin'' diyorum, İlk kez dedemin bana tebessüm ettiğini görüyorum . Hafızamda hep o son görüntü kalsın diye çıkıyorum odadan ve yanıltmıyor hafızam beni ,maalesef sabah kaybediyorum dedemi ve onunla beraber çocukluğum da kayboluyor ,tütün dumanı ile karışık