HIKAYE

Siz hiç lisede koroya girebilmek için O.Gencebay taklidi yaptınız mı? #okulanım

Author
Siz hiç lisede koroya girebilmek için O.Gencebay  taklidi yaptınız mı? #okulanım

Lisede sanat müziği korosundayız. ''Kırmızı gülün alı'' var şarkısını söylemeye çalışırken, birden çenem kilitleniyor.Şarkıyı söylerken , sanki ,ağzıma bir ''ı'' harfi yapışmış da, iki saat onu atmak için mücadele veriyorum. Yüz felci geçiriyorum apar topar.Koroya şeflik yapan ,İstiklal marşını üç yüz liralık orguyla gayet Silifke bir altyapıyla çalan müzik öğretmenimiz ,her zamankinden daha asabi.

-Oğlum senin ağzın kaymış,hep böyle yapıyorsun,sahip çıksana evladım ağzına !

diye bana çıkışıyor.Ben geçmiş olsun beklerken ,bir de o bana geçiriyor.

-Kaydıysa bana kaydı ,sana ne ulan sevgili teacher,

diye içimden giydiriyorum gayet high school Türkçemle. Ses zaten yok, Nihat Doğan taklidi yapan ergenler gibi çıkıyor sesim.Orhan Gencebay taklidi yapıyorum, sırf koroda barınabilmek için.Son albümü bok gibi satmış,şarkıların hepsi ezberimde.Yalnız hoca, repertuarı Dede Efendi'den yaptığı için, Orhan'ın bana pek faydası olmuyor.''Berhudar olun yavrum'' diyorum bazen kızlara; hocam , Orhan Gencebay bize asılıyor diye sürekli beni okul idaresine şikayet ediyorlar.

Müdür zaten bana gıcık.Hakkı Bulut hastası.Teneffüslerde her gün bütün okul Hakkı Bulut dinliyor.Okul 80'lerdeki minibüsler gibi ,gayet tabi Orhancılar,az biraz Ferdiciler ve istemeye istemeye Hakkıcılar olmak üzere kamplaşıyor haliyle .Müdür, arabesk tutkusu yüzünden iki üç sürgün yemiş.Adamın hayatı arabesk. Normalde öğrenci dövmemek için yeminli fakat ben odaya girince ''Ben tövbemi geri aldım'' ı okumaya başlıyor ,kafaya koymuş beni dövecek.Bu kadar çabuk tövbenizden vazgeçmeyin-hele de benim gibi biri için- çok sevgili müdür beyciğim,diyorum.

Bıyıklardan ağzı gözükmediği için,konuştuğunu alt çenesinin hareket etmesinden ve kulaklarıma doğru gelen pek de bir mana ifade etmeyen hırıltılı seslerden anlıyorum.Saçlar omuzlarla flört halinde, her an sevişebilme durumları var.Tabi bir berber çıkıp da bu aşkın içine makas darbesi ilen son verebilir de. Vücut çok yapılı ,hiçbir şeyden kaçınılmamış.Yunan Tanrısı gibi geziyor okulun koridorlarında,öğretmenler odasında, olmadı kalorifer dairesinde .

Ayakları haddinden fazla büyük, özel yaptırıyor ayakkabılarını.Maaşın yarısını ayakkabıya ,yarısını da arabasına harcıyor.Aslında araba çoktan ölmüş,müdür her gün suni teneffüs yapıyor uzatmalı sevgilisine.Tek kontak bir yere gittiği hiç görülmeyen 74 model chevrolettiyle ,kendi sünnetine giden Metin Milli gibi dolaşıyor Samsun trafiğinde.

Ayağa kalkıyor.Aramızdaki beş metrelik mesafenin azalmasından,hasretin vuslata evrilmesinden fena halde korkuyorum.

-Hocam bu seferlik affetseniz ?

-Hakkındaki hüküm verildi Orhan ,

-Hüküm derken?

-İdam

-Yuh !!

-Katılıyorum

-Ağır değil mi yahu?

-Biraz

-Son bir şey söylesem?

-Sebep?

-Allah belanızı versin sayın hocam !

-Babanı arıyorum şerefsiz !

-Aramazsan arama yar aramazsan arama

-Ağzımı bozma lan benim

-Psikolojim çok bozuk hocam

-Psikolojine sıçayım

-Olur.

Kiralık katil gibi pis pis gülümsüyor müdür bey.Kapıya doğru yöneliyor. Derse geç kalma çıkarken ,diyor.Olanı biteni anlamaya çalışırken,gözüm sol duvardaki saatin altında Hakkı Bulut temalı takvime ilişiyor, 1 Nisan Çarşamba.

Eyvallah müdürüm, nasıl olsa bir şekilde ödeşiriz