DIĞER

Alarm deyip geçmeyin!!

Author

01 Haziran 2009 tarihinde Atlantik Okyanusuna düşen Air France uçağını hatırlayanlarınız olabilir. 228 kişi hayatını kaybetmişti. Düşüş sebeplerinden biri neydi biliyor musunuz? Pilotlar arasındaki iletişim bozukluğu, iletişim kuramayan pilotlar birbirlerinin hatalarını görememişti. Uçağın sürati tehlikeli denebilecek seviyeye kadar düşmüştü, tüm alarmlar çalışmaya başladı. Yaklaşık 75 defa "irtifa kaybı" uyarısı geldi. Göz ardı edilemeyecek bir ses ve uyarı ama işe yaramadı. Sonuç; felaket!!
Alarm deyip, geçmeyin. Zaman zaman hayat kurtarıcı olabiliyor. Atlantik üzerindeki kaza, otoyollarda hasta yetiştirmeye çalışan yüzlerce ambulans, medikal cihazlardaki uyarı sesleri vb… Hepsi hayati önem taşıyan sesler. Maalesef birçoğumuz bu sesleri duymazdan gelebiliyoruz.
Hiç düşündünüz mü? Çoğumuzun her sabah duyduğu sinir bozucu alarm seslerini kim dizayn ediyor? Alarm seslerin nasıl dizayn edildiğine değinmeden evvel sesin hızı yükseldikçe acil hissi yarattığını belirtmem gerekir.
Önce bizlerin hangi frekanslara duyarlı olduğuna bir bakalım. Araştırmalara göre çoğu yetişkin 20 Hz ile 20.000 Hz arasındaki sesleri duyabilir. Konuşmamızın en alt frekansı 1.000 Hz'dir. 20.000 Hz üzeriyse acil bir şeyden ziyade ciyaklama gibi gelir kulağa. Tüm bunların yanı sıra bir de "harmoni" var.
Harmoni, yani seslerin uyumu - düzeni de önemlidir. Alarmın acil duygusu oluşturması için birden fazla nota içermeli, sade bir tane değil. Diğer türlü üzeri kurum kaplanmış cansız bir sese benzer.
Bu sebeple alarm dizaynırları alarm sesini ürettikten sonra rahatsızlık faktörünü hesaplarlar. Bu sürece "psikofizik eşleşme" ya da "psikofizik seviyelendirme" denir. Bu ölçüm aşamasında sesin sizleri ne kadar irrite edeceği tespit edilir. Yani bu seslerin yarattığı rahatsızlık seviyesine göre 1'den 100'e kadar seviyelendirme yapılır.
Ama her alarm sesi aynı süreçte üretilemez. Mesela medikal alarmlar… Makineye bağlı hastaların durumlarının kötüye gitmesi ya da haznedeki ilacın azalması durumlarında duyduğunuz alarm sesi. Bunların seviyelendirmesi çok daha farklı yapılır. Kaş yapıyım derken göz çıkarmamak lazım. Yani ilaç bitiyor ise, çıkan alarm sesi hastayı kalp krizine sokmamalı!! Bu nedenle medikal alarmlar çok daha farklı testlere tabi tutulur.
Uzun lafın kısası; sinir bozucu alarm diyerek geçmemek lazım. Alarm, an gelir hayat kurtarır, an gelir patronun gazabından kurtarır. Hayatımıza bu derece girmiş seslerin, bu ölçekte dikkatle üretilmesine hiç şaşırmamak gerek!


Alarm deyip geçmeyin!!