IŞ & EKONOMI

Cassis de Dijon olmasaydı…

Author

AB'nin Irak'tan önce bölüneceği aklıma gelmezdi. Britanya'nın AB'den ayrılması, moda tabirle BREXIT Küba füze krizinden beri yaşanan en büyük politik risk denebilir. Boşanmanın tek sebebi göçmenler mi? Hayır. Ortak Pazar Teorisi! Esas konuşulması gereken bu.

Basit bir anlatımla AB'deki kuralların hedefi; Londra ile Lizbon arasındaki ticaretin Londra ile Liverpool arasındaki gibi kolay olmasını sağlamaktır. Ortak pazar kurallarının yaşaması için sermaye, mal ve insanların üye ülkeler arasında serbest dolaşımı gereklidir. Bu kuralların iki şekli vardır. İlk olarak ticaret bariyerleri kaldırılmıştır. İkinci olaraksa, ulusal mevzuat AB özelinde harmonize edilmiş ya da bütünleştirilmiştir diyebiliriz.

1957'de imzalanan orijinal Avrupa Ekonomik Birliği anlaşmasının ana fikri basittir; malların, insanların ve sermayenin serbest dolaşıma engel olan bariyerler anlaşma şartlarına göre kaldırılmalıdır. Bu durum "negatif entegrasyon" olarak bilinir. Tabi genel politika, kamu güvenliği ve sağlığı gibi konular hariç tutulmuştur.

Peki, AB kuralları niçin "negatif entegrasyon" olarak adlandırıldı? Bu konuyla ilgili en ünlü hikâye Cassis de Dijon davasıdır.

Cassis de Dijon davası, Fransa'dan Almanya'ya ithal edilmek istenen frenk üzümü likörüyle ilgilidir. O dönemde Almanya'da meyve likörlerinin satışa sunulabilmesi için en az %25 derece alkol içermesi gerekmekteydi. Oysa Almanya'daki firmanın, Fransa'dan ithal etmek istediği likörün alkol derecesi %15-%20 arasındaydı. Bu nedenle, Alman Tekel İdaresi likör ithalatına izin vermedi. Sonra ne oldu? Mesele mahkemeye taşındı.

AB mahkemesi, Alman kuralının malların serbest dolaşımını müdahale ettiğini yani Fransız likörünün Almanya'da satılmasını engellediğini açıkladı. Bunun üzerine Almanlar savunmalarını kamu sağlığı üzerine inşa ettiler ve Alman tüketicilerin farkında olmadan sarhoş olabilecekleri riskini öne sürdüler. Mahkeme ikna olmadı ve Almanya'daki kuralın AB'ye aykırı olduğu için kaldırılması talep etti.

Mahkemenin bu yaklaşımı "pozitif entegrasyon"; ulusal kuraların AB seviyesinde bütünleştirilmesiydi.

Benzer bir örnek çim biçme makineleridir. Malum her bir ürün birbirinden farklı seviyede gürültü yapabilir. Ama her üye ülkenin gürültü seviyesi kabul ölçüleri farklıdır. Dolayısıyla, herhangi bir üretici ya her ülke için farklı tip makine üretmeli ya da sadece bir ülkeye özel üretim yapmalıdır. Kısacası, anlaşma ortak pazar yaratmak istediği için çim biçme makinesinin bile gürültü sınırlarını belirliyor. Günlük hayatın her anına dokunabiliyor. İşte bu nedenle, Britanya'daki referandum sonrasında Trump "…ülkelerini geri aldılar…" gibi bir yorum yaptı. #AB #BREXIT

Cassis de Dijon olmasaydı…
Cassis de Dijon olmasaydı…