IŞ & EKONOMI

En yüksek vergi; Dolar

Author

Nerede hata yaptık? Siyasilerin bir yığın söylemine, çağrısına rağmen hala Dolarla olan savaşta galip değiliz. Bitmek bilmeyen bir savaş! Savaşın geçtiği araziyse; Türkiye ekonomisi. Eğer bu kur savaşında galip gelirsek ödülümüz; ekonomik büyüme - güçlenme, cezamızsa halkın fakirleşmesi. Çünkü Dolar artışı demek fiyatların yükselmesi, enflasyonun artması, vatandaşın alım gücünün düşmesi demektir. Ha ülkede vergiler arttırılarak fiyatlar yükselmiş, ha Dolar artmış!! Tamamen aynı etki. Peki, nerede hata yaptık?
Dolar mühim çünkü Türkiye'deki vatandaş Çin'den ürün almak istediğinde, önce parasını Dolar'a çeviriyor, sonra Dolar karşılığında ürünü alıyor. Neden Dolar? Çünkü enerji ve maden piyasası Dolarla fiyatlandırılıyor. Eğer petrolün varil fiyatı Türk Lirası olsaydı Çin dâhil tüm ülkeler dış ticaretini Türk Lirasıyla yapardı. Tabii bir de uluslararası anlaşmalar var! Ama bunların detaylarına girmeyeceğim.
Ortada bir savaş var, ama savaşın tek suçlusu dış mihraklar yani ABD'mi? Parası değer kaybeden Meksika ya da Türkiye'nin hiç mi hatası yok? ABD ekonomik buhrandan çıkmak için kur değeriyle oynadı ve oynayacaktır. Hangi ülke böyle bir avantajı kullanmaz! Ama gelişmekte olan ülkeler de böyle bir savaş için hazırlıksız olmamalıydı. Peki, siyasiler ne diyor; "dış güçler bizle oynuyor!" Bu söyleme verilecek cevap açık; "Türkiye gibi ülkelere savunma silahı verilmiş, nedir? TL. Velhasıl Türkiye ekonomisi TL'sını yıllardır kuvvetlendirmezse dış güçlerin ilk saldırısında kaybetmek sürpriz olabilir mi?" Pek sanmıyorum. TL'nın varlığını yıllardır zayıf tutup sonra ilk uluslararası türbülansta feryat etmek, şikâyet etmek mantıklı değil.
Eğer para biriminiz kuvvetli olsaydı yani savaşa daima hazırlıklı olsaydık, bu türbülansta savaşmadan kazanırdınız. Böyle bağırmaya da gerek kalmazdı.
Örneğin yıllardır Türkiye'deki faiz oranları ABD'ye göre yüksek. Dolayısıyla, Türkiye mevduat koymak çok çekici. Yıllardır bu biliniyordu ve desteklendi hatta bu modele isim bile konuldu "sıcak para girişi". Yani Türk Lirasını değerli kılanlardan biri ülkemizdeki yüksek faizdi. ABD'de faiz yok denecek şekildeyken, neredeyse yüzde sıfırla kredi alıp Türkiye'de faizden yüzde üç - beş gelir sağlandı. Tatlı iş!! Bununla bağlantılı diğer bir faktör de enflasyondu. Geçmişteki yüksek enflasyon Türkiye'nin ihracatı için engeldi. 2000'lerin başında enflasyon düşmeye başlayınca, ihracat daha rekabetçi oldu. Bu da Dolar talebini, ihtiyacını azalttı.
Ama tüm bu avantaja rağmen uzun süredir cari açığı kapamak için sermaye girişinde zorluk çekiliyorsa, para biriminde değer kaybı yaşanır. Bu normal bir sonuç!! Dolayısıyla anormal bir şey oluyormuş gibi davranmamak lazım.
Bir de "spekülasyon" var; yükseliş beklentisi yaratarak talep çekmek. Eğer spekülatörler Türk Lirası'nın ileride değerleneceğine inanıyorsa, kar etmek amacıyla daha fazla talep yaratırlar. Talepteki artışsa değeri artırır. Yani kurdaki hareket sadece ekonominin temel unsurlarından etkilenmez. Finans sektörünün öngörüleri de önemlidir. Görünen o ki, şu sıralar finans sektörü Türk Lirasına pek güvenmiyor. Eğer bu öngörü gerçekse TL değeri daha da aşağı yuvarlanabilir.

En yüksek vergi; Dolar