DIĞER

Hangi nesil daha cömert?

Author

Geçenlerde kendimden kırk yaş kadar büyük bir grupla öğle yemeği yerken şöyle bir yorum yapıldı; "Geçmişte komşuluk vardı, esnaf vardı! Bugün hiçbiri kalmadı." Toplumun yaşlı kesimine göre değişiyoruz. Değişim kaçınılmaz ama iyi yönde mi – kötü yönde mi? Hakikaten toplum değişiyor mu? Eskiden komşularla, sokaktaki esnafla, bekçiyle olan yakınlık üst seviyedeydi. Yardıma ihtiyaç varsa başka seçenek yoktu. Yani #yardımseverlik hem mecburi hem de vicdaniydi. Yardımseverlik, modern çağdan önceki hayatın ayrılmaz bir parçasıydı. Peki, günümüzde yardımseverlik kaldı mı?

Öğle yemeğindekilere göre kalmadı… Ama bir #ekonomist gözüyle bakarsak, önceki nesle göre çok daha cömerdiz çünkü gelirimizin neredeyse yarısını toplumsal hizmetlere ayırıyoruz. Hatta hiç farkında olmadan yapıyoruz, nasıl mı? #Vergi sistemiyle… Kimliği tam olarak belli olmayan vergi sistemi parayı vakumluyor.

Peki, bu gizemli sistem parayı nerede harcıyor? Kim bilir… Bir yığın gereksiz bürokratik kurum giderleri, füze alımı, makam araçları, koruma araçları, otoyollar, seyahatler vb… Şimdi tekrar düşünün lütfen, hangi kuşak daha cömert? İkna olmadıysanız okumaya devam edin.

"Vergi" sözcüğünün Türk Dil Kurumundaki anlamına hiç baktınız mı? "Kamu hizmetlerine harcanmak için hükümetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para" olarak tanımlanıyor. Eminim, "kamu hizmetlerine harcanmak üzere" ifadesine takıldınız ama bu kısmı ikinci plana atıyorum. Ben verginin herkesten toplandığını ifade eden bölüme fena takıldım.

Hangi herkes?? Türkiye'de vergi #istisnası diye bir kavram var. Bu istisnanın altındaki arzu ise, sektörleri yatırıma, istihdama teşvik etmek. Mesela denizcilik sektörü, elde ettiği kazançlar kurumlar vergisi istisnası. Peki, ödenmeyen vergiler ne oldu? Kar olarak şirket sahiplerinin cebine gitmiyor mu? Tek sektör #denizcilik değil, maden, enerji… Hangisinde dünya lideriyiz? Demek ki, vergiden sağlanan kazanç yatırıma dönmemiş!!

Meselenin diğer tarafında "kamu hizmetlerine harcanmak üzere…" ifadesi yer alıyor. #Kamu nedir? TDK'ya göre kamunun iki anlamı var. İlki; devlet organlarının tümü, ikincisi; halk. Demek ki, -herkesten toplanmayan- vergilerin harcanacağı öncelikli alan devlet organları, ama halk için… Şimdi devletin vergi sistemine kısaca bakalım. Öncelikle, devlet vergi alacağını sadece para olarak kabul ediyor, bir litre kan veya çinko ya da petrol şeklinde veremiyoruz. Sonra parayı işlemden geçirip hizmete dönüştürüyor, otoyol, kurum giderleri vb… İşte bu dönüşüm süreci çok önemli!! Yani paranın hizmete dönüşü. Eğer bu dönüşüm verimsiz sonuçlanıyorsa, "eyvah" diyoruz!! Açıkçası paranın - hizmete dönüştüğü süreci bilmiyorum… Ama olması gereken; toplanan vergiyle sağlanabilecek hizmetten fazlasını sağlamak. Ne gibi? Ar-Ge firmaları, suçu önleyici mahkemeler, otoban inşa eden firmalar vb… Olmaması gerekense; yatırım yapmayan, istihdamı artırmayan sektörlere teşvik vermemek. Özetle vatandaş hala yardımsever hatta şirketlerden daha yardımsever bile diyebiliriz, ama vergileri (yardımları) doğru kullanıyor mu bunu bilemem! Şimdi nasıl hissediyorsunuz?

Hangi nesil daha cömert?