IŞ & EKONOMI

Hangisi vazgeçilmez?

Author

Radyo frekansları GPS'in can damarıdır. Sistem bu frekanslara bağlı çalışır. Bu frekanslarını dünya yüzeyinden 22 bin kilometre uzaktaki 24 uyduya borçluyuz. Bu 24 uydu 30 dakika grev yapsa ne olur? Hayal etsenize GPS 30 dakika çalışmasa neler olabilir? Uçaklar yere çakılabilir, trenler sapıtabilir, gemiler rotadan çıkabilir, milyonlarca otomobil yolunu kaybeder vs… Peki, GPS'in olmadığı yılları düşünün tüm bu araçlar bir şekilde yollarına devam etmiyor muydu? Ama artık GPS'siz bir hayat korkunç görünüyor.

Binlerce kilometre kat ederek göç eden kuşlar, hala GPS'leri olmadan rotalarını nasıl belirliyorlar? Hayvanların rota belirleme yöntemleri GPS'den daha etkileyici! Ne radyo frekansları ne de uyduları var. Birbirlerine SMS ya da wahtsapp mesajı da atmıyorlar. Hayvanların genetik GPS'i var… Güneş, ay, yıldızlar hatta manyetik alan gibi doğanın farklı bileşenlerini kullanıyorlar. Bizlerde hayvanları örnek alarak, kendi bileşenlerimizi icat etmişiz.

Hayvanların yön bulma yeteneği doğanın onlara bir hediyesi, peki GPS'i bizlere kim hediye etti? ABD ordusu. Uçakların rotalarını belirlemek için başlayan çalışma, daha sonra düşman birliklerinin yerlerini işaretlemek vb. birçok avantaj sağladı. Hayret verici bir şekilde savaşın sisi ortadan kalktı. GPS alıcıları ile tüm birliklerin tankları ve binaları tam olarak belirlenmişti. Pentagon doğruluk oranı en yüksek olan sistemi kendine saklarken oranı düşük olan sistem Magellan ve Garmin gibi firmalara tarafından piyasa sürüldü. Firmalar sistem üzerinden önemli kazanç sağladı, ne de olsa sıradan insanların roket hedefleme gibi bir kaygısı yoktu. Daha sonra Google ve diğer firmalar haritaları ücretsiz hale getirerek Magellan ve Garmin'e ağır darbe vurdu. GPS'in keşfinden itibaren hizmet sunucu şirketler değişmiş olabilir ama küresel GPS Kontrol Merkezi idaresinin hala ABD Hava Kuvvetlerinde olduğunu biliyor muydunuz?

ABD Hava Kuvvetlerinin ifadesine göre; GPS, dünyanın yegâne küresel tüketim ürünü olarak ticaret hayatına soluksuz devam ediyor… Uçaklar, gemiler ya da araçlar göç eden kuşlarla aynı amaç için GPS'den faydalanırken mahalledeki bekâr kız ve erkekler de çöpçatan hattı olarak kullanıyor. Dünyanın etrafında dönen 24 GPS uydusu, gemiler, uçaklar, arabalara hizmet vermenin yanı sıra mahalledeki bekârlara da çöpçatanlık yapıyor.

Konudan sapmayalım… Son dönemde sürücüsüz otomobillerin reklamları başladı. Otomobillerdeki tarihi değişim yaklaşıyor. Gelecekte sürücüsüz arabalarla GPS'in önemi çok daha fazla olacak. Yani bugünden çok daha etkili kullanılacak. ABD Hava Kuvvetlerinin idareyi bırakmak istememesi buna bağlı olabilir mi? Elbette ama esas mesele bu değil. Hayvanlardan örnek alarak bir sistem icat ettik ama bu sistemin faydaları yanında zararı da var! Açıkçası GPS'e olan bağımlılık hafızalarımıza ciddi hasar veriyor. Eskiden yolları, rotalarımızı ezbere bilirdik. Düşünmeden ilerlerdik. Şu sıralar rotaları hafızamızda depolamamıza gerek kalmıyor, çünkü GPS'e adres yazmak yeterli. Atalarımızın yaptığı her şeyin doğru olduğunu iddia etmiyorum. GPS sadece bir örnek, teknolojiden faydalanmak büyük fırsat, ancak teknolojiye olan bu bağımlılığımız beyinlerimizi, düşünce şeklimizi, yeteneklerimizi değiştiriyor olabilir mi? Sizce hangisi vazgeçilmez, teknoloji mi, hayat tarzımız mı?

Hangisi vazgeçilmez?