POLITIKA

Kabahat samurdan kürk olsa…

Author

Dolar yükseliyor, elektrik kesiliyor sonra tekrar Dolar yükseliyor, düşüyor… Seçim yapılıyor, muhalefet düşük oy alıyor sonra parti liderini alaşağı etmek istiyorlar. Öyle ya da böyle işler ters gidiyor, ama herkes kabahati birbirine atıyor ve “Kabahat samur kürk olsa kimse giymez” meselinde olduğu gibi herkes “biz masumuz onlar yanlış davrandı” diyor.
İktidar veya muhalefet fark etmez. Kabahatlerimizi kabullenmekteki başarısızlık zaman ilerledikçe güvenirliğin azalmasına sebep oluyor. Mesela iktidar, muhalefet ya da sıradan bir şirket yöneticisi hatalarını kabul etmiyorsa bir körlük şaheseri olduğunu kabul etmesi gerekmez mi?
Hâlbuki bunun ayrımı çok basit. Toplum içinde ya da şirkette sizi harekete geçiren şey görevdir ve bu görevde başarısız olursanız kendinizi kabahatli hissedersiniz. Eğer hissetmiyorsanız o zaman hatalı olduğunuzu bilmiyorsunuzdur. İşte buna "cehalet" deniyor. Yunus Emre'den bir cümle ile pekiştirelim; hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.
Hatalı olmanız bunu bilmemeniz ama bunu alenen kabul etmenin bedelini ödemeye razı olmamanız gibi bir durum da söz konusuysa buna "ikiyüzlülük" denir.
Hatalı olup bunun az çok farkında olmanız, ama hatalı olma korkusunun yanlış inançlara bağlanmanıza yol açmasına izin vermek de mümkün olabilir işte buna da "kendini kandırma" deniyor.
Eski çağdakileri eleştiren, yaptıklarını gülünç bulan birçok yönetici, kendi döneminin gülünç karakteri olacağını göremez. Ne kadar tuhaf? Başka toplumların ve eski devirlerin hatalı düşüncelerini gayet net şekilde görebilenler, kendi döneminin güncel olaylarına baktığında aynı hataları sergileyip adeta "akıl tutulması" yaşar.
Aslına bakarsak başkalarının hatalarını bulup çıkarmak kendi hatalarımızın farkına varmaktan daha kolay ve eğlencelidir. İşte bu eğlenceli farkındalığa "dedikodu" diyoruz. #hata #kabahat


Kabahat samurdan kürk olsa…