IŞ & EKONOMI

Kafatası Ödülü

Author

Uluslararası politika, fikir münazaraları, ekonomik savaşlar… Konu ne olursa olsun, tarafları ilgilendiren teşvikleri anlamak o problemi çözmenin en temel adımıdır.

Önce en iyi bilinen teşvikle başlayalım; Para!! Modern hayatta paranın ciddi bir etkiye sahip olmadığı alan yok diyebilirim. Hatta şöyle bir söyleyiş vardır; "para bizim nasıl şekillendirildiğimizi bile şekillendirir." Anlamamış olabilirsiniz, örneğin; günümüzde Amerikalı bir erişkinin kilosu bundan 30-40 yıl öncesine göre yaklaşık 10 kg artmıştır. Peki, neden bu kadar şişmanladılar? Çünkü yemeğe teşvik edildiler. Nasıl oldu? Gıda ucuzladı.

1971 yılında Amerikalılar harcanabilir gelirlerinin %13.4’ünü gıdaya yatırıyorlardı; bugün bu oran %6,5 düştü. Türkiye'de durum farklı! Son yıllarda düşmesine karşın bugün bu oran hala %19,7. Parasal teşvik sadece gıdayla olmuyor!!

Görünmeyeni Düşünmek isimli kitaptan bir hikâyeye bakalım; Çin'in Foshan şehrinde 2011'de meydana gelen bir trafik kazasını anlatıyor. Pazardan çıkmak üzereyken iki yaşında bir kız çocuğuna kamyon çarpmıştı. Çocuğun vücudu aracın altına girdiğinde şoför kamyonu durdurdu. Ama dışarı çıkıp ne olduğunu anlamak ve yardım etmek yerine bir an için duraklayıp tekrar gaza bastığında kızın üzerinden bir kez daha geçti. İğrenç bir hikaye… Çocuk daha sonra öldü, şoför de polise teslim oldu. Şoförün kayda alınmış bir telefon konuşması var ki inanılmaz. “Eğer çocuk öldüyse, sadece 20.000 yuan (3.200 Dolar) öderim, ama sakat kalırsa, bu bana yüzbinlerce yuana mal olur." diyordu.

Çin'de karşılık beklemeden yardım etmeye yönelik kanunlar yoktur ve uzun süreli sakatlıklarla ilgili cezalar, ölüm cezalarından daha yüksektir. Şoförün ahlak dışı hareket ettiği çok açık ancak bunu ahlaksızlığı tetikleyen ters yönde işleyen parasal teşvik olabilir mi?

İnsanoğlunun bu gezegendeki en açık sözlü yaratık olmadığını kabul etmeliyiz. Ekonomi terimlerinde “beyan edilen tercihler” ile “açığa vurulan tercihler” denen iki davranış modeli vardır. Bu iki davranış arasında ciddi bir uçurum vardır. Peki, bu terimlerle ne denmek isteniyor? Mesele şu; söylediklerimizle yaptıklarımız birbirinden farklı, başkalarının duymak istediği şeyleri söylüyoruz ama kendi bildiğimizi okuyoruz. Dolayısıyla, belli bir durumda ne tür teşvikin ise yarayacağını anlamaya çalışırken, bu uçurumu dikkate almakta fayda vardır. Bir örnek daha vererek konuyu açalım…

Gerçek şu ki; her hikâye Çin'deki gibi sonuçlanmıyor. Bazen teşvikler geri tepebiliyor. Buna "kobra etkisi" adı verilir. Hikâyeye göre, Hindistan’ın sömürge olduğu dönemde bir İngiliz valisi Delhi'de çok fazla kobra olduğunu düşünüyordu. O yüzden kobra derisi getirene nakit ödül teklif etmişti. Bu teşvik gayet başarılı işledi ve hatta yeni bir sektörün doğmasına neden oldu: Kobra yetiştiriciliği!! Hintliler yılanları üretip, büyütüp sonra da ödülden yararlanmak için öldürmeyi iş edinmişlerdi. Zaman içinde ödül ortadan kaldırıldı ve bunun üzerine de çiftçiler besledikleri yılanları doğaya bıraktılar ki bu da zehirli - istenmeyen sonuçlar doğurdu. Benzer teşvikler - ödüller hala devam ediyor. Dünyayı incelediğinizde, rutin bir şekilde böcek ve zararlılardan kurtulmak için nakit ödüllerin verildiğini görürsünüz. Yakın geçmişte de Georgia'da yabani domuzlar ve Güney Afrika'da da fareler için uygulandığını duyduk. Her dönemde rutin bir şekilde insan orduları bu sistemden yararlanmak için harekete geçmektedir.

Mark Twain'in bir zamanlar yazdığı gibi, "Amerika’da kurtların, Avustralya'da tavşanların ve Hindistan'da yılanların sayısını arttırmanın en iyi yolu kafataslarına ödül koymaktır. O zaman tüm vatanseverler bunları yetiştirmeye başlar.” Ekonomi dilinde bu "kafatası ödüllerine" teşvik diyoruz. Sektörü geliştirmek mi istiyorsunuz? Ödül koyun yani teşvik verin!! Peki ya sonra… Hindistan'daki kobralar gibi etrafa zehir saçtığında kim temizleyecek? Cevap: Bu defa temizlik için ayrı bir teşvik - ödül verilecek… ve bu hikaye böyle devam edecek!!

Kafatası Ödülü