IŞ & EKONOMI

Klikleyen aslanlar

Author

İnternet, buharlı makine gibi dünyayı değiştirdi. Alışveriş yapmamızı, eski dostlarla görüşmemizi, yeni restoranlar keşfetmemizi sağladı. Ama bu kadar sığ olmamak lazım. Sosyal medya sayesinde insanlar seslerini duyurmaya başladı, destekçilerini hareketlendirmek isteyen aktivistlere yardımcı oldu. İnternet tam bir harikalar diyarı. Ama her teknolojik gelişim gibi internetin de olumsuz etkileri var.

İnternetle gelişen sosyal medyanın demokrasiyi güçlendireceğine inanıyorduk. Bu olmadı! "Freedom House" 1990'lar ile 2010'lu yılları karşılaştırdığında, komik bir tablo çıktı… Özgürlüklerle ilgili sıralamada sadece birkaç ülkenin yeri değişmiş. Halbuki 1990'lardan 2014'e dünyadaki internet kullanımı 10 kat arttı.

Demek ki, otorite ile iletişim arasındaki çatışmanın galibi otorite... Peki, nerede yanıldık?

İlki; devletler de internet kullanma becerilerini aktivistler kadar geliştirdi. Devletimiz de internetin bir parçası oldu ama… Devleti yönetenler? Hepsinin sosyal medya hesabı var. Görüşlerini, reklamlarını buradan yayınlıyorlar hem de ücretsiz. İkincisi ve belki de en önemlisi; internet sağlayıcılarının kontrolü devlette.

Şimdi otokrat bir devlet lideri hayal edin. Sizce, bu lider protestoları durdurmak, muhalifleri yenebilmek için devletin imkanlarını kullanmayacak mı? Acı olan şu ki; devlet, sosyal ağları kapatarak internetin dikta gücü sonlandırabiliyor. Twitter, Youtube kapatılarak otoritenin güç gösterisi yapılmadı mı? Sosyal ağlardaki sohbetler incelenerek, korku yayılmadı mı?

Şöyle düşünebilirsiniz; devlet sosyal ağları kapasa dahi küçük bir azınlık sıvışarak içeri girebiliyor. Yani online politik aktiviteleri en güçlü diktatör bile kontrol edemez, denebilir.

Esasen, internet pozitif bir katalizördür. Yani reaksiyonun süratini artırır. İnternet'te 4 saat, gerçek hayatta 4 yıl gibidir. Gezi olaylarında bunu gördük. Tape olaylarında bunu gördük, kimi tapelerin dinlenme sayısı -kısa sürede- milyonu aştı.

Olaylarda gördüğümüz başka bir şey daha var. İnternet kanalıyla yaratılan geleneksel protestoların ömrü kısa oluyor. Çünkü lider yok! Aktivistler ne dedi? “Biz saf bir halk hareketiyiz”. İnternet aktivisti "lider" anlayışını ret ediyor. "Tape" yayınlarında da benzeri oldu. Yayınlandıkları ilk günlerdeki yüksek etki her geçen gün azaldı, çünkü sadece bir yayın… Protesto ve lider yok!!

İnternet eylemlerinin yegane olumsuzlukları bunlar değil. Büyükşehir gençliğinin çoğunluğu eylemlere katılımı tweet atarak ya da bloglara yazı yazarak yaptığını düşünüyor. Yani "klik" yaparak kükrediklerini düşünüyorlar. "Nasıl tweet attım ama!!" Eskiden siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine üye olunurdu, vatandaş oralarda kükrerdi.

Kısacası internet beklediğimiz, hayal ettiğimiz o harikalar diyarı olmadı. Freedom House'un araştırmasına hiç şaşmamak gerek.

Klikleyen aslanlar