GÜNDEM

Merkez Bankasının "parasal sıkılaştırması" gevşiyor mu?

Author

Merkez Bankası, uzun süredir fiyat istikrarını sağlamak için hükümetle birlikte bir enflasyon hedefi (amaç) saptaması ve sonra da o hedefe ulaşacak biçimde para politikası araçlarını kullanıyor.

"Temel faiz" dediğimiz Merkez Bankasının bir hafta vadeli repo işlemlerinde uyguladığı faizdir. Türkiye'de "politika faizi" olarak bilinen faiz de diyebiliriz. İkisi aynıdır.

Ülkemizde kimilerine göre üç, kimilerine göre dört faiz tipi var. Bunlar; haftalık repo ihalesi faizi (politika faizi), gecelik borç verme faizi, BİST gecelik faizi ve günün son saatlerinde devreye giren geç likidite penceresidir (GLP).

Merkez Bankasının "parasal sıkılaştırması" gevşiyor mu?

Yılbaşından beridir Merkez Bankası beklenen temel faiz artışı yerine diğer faiz oranlarını yükseltiyor. Şöyle ki; 24 Ocak'ta yaptığı PPK toplantısında, bir hafta vadeli repo faizini %8’de, borçlanma faizini de %7,25’te sabit tutmuş, Geç Likidite Penceresi (GLP) borç verme oranını da %10’dan %11 seviyesine yükseltmişti. Akabinde haftalık repo ihalesi açmama, BIST ve interbank repo fonlamasını sınırlandırma yolu ile bankaları Geç Likidite Penceresi'nden borçlanmaya iteledi. Bu şekilde faizleri örtülü şekilde artırdı. Merkez Bankası'nın ağırlıklı fonlama maliyeti dediğimiz faiz oranı gün içinde bankalara verilen borçların ağırlıklı faiz ortalamasını göstermektedir. Bu oran, şu sıralar %12 seviyesinde! Kısacası, Merkez Bankası'nın faizi %12'dir diyebiliriz.

Merkez Bankası’nın bu ortalama faizle bankalara sağladığı net fonlama, son verilere göre 128 milyar TL civarında. Bu değer sen başında 83 milyar TL'sıydı ve o gün itibariyle bankaların mevduat ve fon toplamının yaklaşık %5,6'sıydı. Peki, bugünlerde yapılan 128 milyar TL'sı net fonlama, bankaların mevduat ve fon toplamının yüzde kaçı? %8'i.

Yani Merkez Bankası fonlamayı hacimsel olarak epey artırmış. Haliyle insanın aklına şöyle bir soru geliyor? Parasal sıkılaştırma esnasında fonlamayı hacimsel olarak artırmak mantıklı mı? Demek ki, bankaların bu paraya ihtiyacı var. Bankalar, %13 - %14 ile mevduat toplamaktansa %12 ortalama ile Merkez Bankasından para almayı tercih edebilirler. Buradan şu sonuç çıkıyor, eğer Merkez Bankası fonlamayı azaltırsa bankalar mevduat için daha sert yarışacaklar, çünkü açıkları artacak.

Öte yandan, paranın bolca dağıtılması "parasal sıkılaştırma" adı ile uygulanan politikaya ters düşüyor. Anlaşılan o ki, Merkez Bankası "parasal sıkılaştırma" politikasında "gevşeme" yapmaya başlamış. Bunun altındaki nedenleri başka bir yazıda anlatalım.

Foto: http://www.thedailystar.net/op-ed/finance/monetary-policy-brandishing-double-edged-swords-1342318