IŞ & EKONOMI

Mutasyon başladı!!

Author

Kâğıda basılan gazete, dergi ve kitap, Birinci Sanayi Devriminde iletişimin temel araçları haline gelmişti. İkinci sanayi devriminde radyolarla tanışıldı. Üçüncü sanayi devrimi, internet ve dijital medya çağına giriş yaptı. Medyanın kısa öyküsü bu şekilde. Basit ama müthiş bir değişim.

Geçen yıl Washington Post gazetesinin editörü Martin Baron'un konuşmasından bir notumu gördüm. Son 10 yılı bir iletişim yarışı olarak tanımlıyor. Hakikaten öyle mi?

Mutasyon başladı!!

Öncelikle, geçtiğimiz 10 yılda yaşananları hatırlamak lazım, çünkü unutması kolay olaylar; Yüksek-hızlı geniş bant aralığı yayılmaya başladı. Böylece günümüzdeki hızlı iletişimin ilk adımları atılmış oldu. Akabinde Google halka açıldı. Facebook 2004'te kuruldu. YouTube, 2005 yılında yayına başladı. Twitter, 2006'da kuruldu. E-kitabın öncü teknolojisi Kindle 2007'de doğdu. Apple ilk i-phone'u 2007'de piyasaya sürdü. Daha bitmedi… 2009'da Instagram kuruldu. 2010'da i-pad ile tanıştık. 2011'de kurulan Snapchat'in bugünkü değeri 10 milyar Dolar olarak tahmin ediliyor.

Eğer bu yarış sinirinizi bozuyorsa, sizi teselli edecek bir şey söyleyemeyeceğim, kusura bakmayın!! Süratlenen bu yarışta, değişimi kucaklamak yerine direnenler için geri dönüş olmayabilir. Bu acı veren gerçek Birinci Sanayi Devriminin yıldızı gazete, dergicilik ve okurlar için de geçerli. Onların durumu çok zor, bir habitattan diğerine geçiyorlar. Yeni habitatlarında alışık olmadıkları davranışlarla karşılaşıyorlar. Yeni habitatın sakinleri genç, kıvrak ve en önemlisi bu ortamın yerlileri. Yazılı basın okuyucuları, mensupları ise buradaki göçmenler.

Dijital toplum, yeni habitatın sakinlerinin çabasıyla süratle büyüyor. 2020 yılında dünya gençliğinin %80'i akıllı telefon kullanacak, deniyor. İnternet ortamında en çok ziyaret edilen 3 Türk gazetesinin tekil ziyaretçi adetleri, gazete tirajlarının yaklaşık 3 katı. Yani dijital medya epey önde…

Değişmeyen bir ayrıntıysa gazete yöneticisi için yazarların popülaritesidir. Eskiden herhangi bir gazetedeki yazarın, gazete tirajı kadar okunduğu varsayardık. Ama bu kural değişti. İnternet ortamında an itibariyle kaç kişinin okunduğu ya da günde kaç kişinin ziyaret ettiği bilgilerine ulaşmak çok basit. Kısacası her yazar bir şirket haline geldi. Ya da girişimci! Yani yazarlar kendi fikirleri ve teşebbüsleri ile lider olmak zorundalar. Mutasyon başladı!! Peki, bu yeni ortamda yaşayabilmek için ne yapmak gerekiyor? İlgi çekmek!!! Özgün ve keskin yazılar yayınlamak. Farklı yayınlar yapmak.

Burada atladığımız önemli bir detay var. Yeni habitat farklıyı yaratmak istiyor, daha iyisini değil! Yeni habitatın yerlileri de göçmeleri de kendi temennilerini okumak istiyor. Sevdiğini okuyor, vakti varsa diğerlerine göz atıyor. Hatta bu kadarından bile şüpheliyim. Eğer değişim bu güzergâhta ilerlerse fikir ayrışmaları perçinlenecektir. Yeni habitatın göçmenleri de savaş alanında saflarını seçmeye başladı diyebiliriz. Aman dikkat!!