DÜNYA

Neden roket mühendisleri başbakan olamıyor?

Author

Bernard Lewis’in “Tarih Notları” isimli kitabından bir bölümle başlamak istiyorum: Siyasete dair hatırladığım ilk şey 1920’lerin başlarında, okula yeni başladığım sırada İngiltere’de gerçekleşen genel seçimlere ilişkin. Okuldaki çocukların bana ve birbirleriyle ebeveynlerinin hangi partiye oy vereceklerini sorduklarını hatırlıyorum. Babama sormuştum ve “Biz Liberallere veriyoruz.” demişti. “Neden Liberaliz?” diye sorduğumda babam bir an bile duraksamadan yanıtladı, “Çünkü İşçi Partisi’ni desteklemeyecek kadar çok ve Muhafazakâr olmayacak kadar az paramız var.”

Çoğu seçmen bu görüş çerçevesinde oy kullanıyor diyebilir miyiz? Seçime katılan herhangi bir adayın sahip olması gereken özelliklerin başlıcası nüfus ve itibardır. Ama kişisel nüfus ancak servetle sağlanabiliyor. Zekâ ve hatta deha bile başarı faktörü değildir. Eğer zekâ gereken ilk vasıf olsaydı yalnız dünyanın en zeki insanları başbakan olabilirdi.

Neden roket mühendisleri başbakan olamıyor?

Foto: https://www.forbes.com/forbes/welcome/?toURL=https://www.forbes.com/sites/susantardanico/2013/01/15/10-traits-of-courageous-leaders/&refURL=https://www.google.com.tr/&referrer=https://www.google.com.tr/

Fakat adaya yalnız nüfusta yetmez, seçmenler düşüncelerinin ve gururlarının beğenildiği okşanıldığını görmek isterler. Aday olan kimse seçmenlerini fazla övmeli ve en olmayacak şeyleri adamaktan çekinmemelidir. Bu sebeple "seçim ekonomisi" diye bir dönem vardır. Bu dönem için de tüketim artar, kredi muslukları açılır, ekonomi büyür. Seçim öncesinde kısa vadeli ekonomik hedefler belirlenir. Adaylar, 5 yıl sonraki değil de bugünkü daha fazla tüketimin kendilerine daha fazla oy getireceğini görürler.

Neden roket mühendisleri başbakan olamıyor?

Foto: http://frivolousfragments.blogspot.com.tr/2010/08/from-rocket-science-to-poetry-of.html

Sonra seçim süreci tamamlanır, aday lider olmuştur. Belirlediği takımı ile birlikte liderlik koltuğuna oturur, sonra?

Genelde takım oyuncularının bir kısmı sabit düşünceli, diğerleriyse kararsızdır. Bu çok normal, doğada eşitlik diye bir şey yoktur. Her iki göz birbirinden farklıdır, kolların uzunlukları değişiktir ve her insan diğerinden başkadır. Dolayısıyla, takımdaki her üyenin aynı görüşte olması zaten mümkün değildir.

Kararsızlık, kendi fikirleri ile önderlerinin fikirleri arasındaki gidip - gelmelerin bir sonucudur. Bir denge kurmaları gerekir ama bu çok zordur. Sonra kulislerdeki münakaşalar, fikir alış - verişleri başlar. Fikir münazaraları yapılır, tartışma programları düzenlenir ama sonunda egemen olan liderin görüşü uygulanır. Birçok şirkette şöyle bir deyim vardır; yönetim kurulu demokratiktir, her üye fikrini söyler ama yönetim kurulu başkanının dediği olur. Tahmin ederim ki siyasi yapıda bu şekilde. Liderler meclislerin gerçek hâkimleridir.

Böylesi bir toplulukta başarılı bir roket mühendisinin şöhreti itibar görmeyebilir. Çünkü orada zaman ve mekâna uygun zekâlar itibar görür, partiye hizmet değer kazanır!

Mekâna uygun zekâ ile kastettiğim olaylar arasındaki giriftliği görerek anlatan beyindir, bu anlatım kişiyi şefkatli gösterir. Hâlbuki roket mühendisi yeni bir düşünce ile gelir. Ama yeni bir düşünceyi kabul ettirmek zordur, tepki hep aynıdır "eski köye yeni adet getirmeyelim". Zekâ köreltici daha feci bir tepki düşünemiyorum, ya siz? #lider #seçim #yönetim