DIĞER

Kuru Papatyalar

Author

Bazen bir insanı görürsün hani sanki yıllardır biliyosun kokusunu. Yıllardır baktığın gözler yıllardır tuttuğun el gibi. Sanki her gün ona sarılmış öpmüşsün ömrün boyunca da bugün sarılmasan iyi bi gün olmayacak gibi hissedersin. Gidip aniden sarılmak seni çok özledim diye omzunda ağlamak istersin. Ama biliyosun ki onu ilk defa gördün. Sesini bile yeni duyuyosun. Belki adını dahi bilmiyosun da ilk bakışta çözdün onu. Gözüne bir kez baktı belki yanlışlıkla. Ve sen gördün onun içindeki belki henüz onun bile bilmediği, belki yıllarca onunla yaşayıp da sonra saklamak zorunda kaldığı insanı. Onu seversin. Bu biraz sey gibi. Hani bir demet çiçek olur ya. Atmaya kıyamazsın hatirasindan, kurumaya bırakırsın evin bir köşesinde. Sonra bi bakarsın o demetin içindeki bütün çiçekler kurumuş birisi hariç. İşte onun gibi. O demetin hepsini atmaya kıyamazsın sırf o hala canlı kalan çiçek için. Ben o kurumuş demet içindeki o canlı çiçeğe aşık oldum. Bir ömür onu yaşatmak için de elimden gelen her şeyi yaptım. Toprak oldum, cansuyu oldum, kurumasına izin vermedim. Ben azaldım biraz ama onu asla öldürmedim. Ben onun içindeki çiçek oldum zamanla ve sakalındaki kuru papatyaları hep çok sevdim.