EDEBIYAT

Günlük

Author

İçimden çok şeyi aldılar . Gözleri çerçevelerdeydi sandım , yanıldım . Dertleri içindekilermiş . En güzel köşemden çerçeveleri açıp içinden fotoğrafları çaldılar . Umursamaz , umarsız , yüzsüz oldum . Hem sessizliği , ıssızlığı , kepazeliği de cabası . Neden sorusuna cevap bulamadığım zaman yanan yemek borumu , sonra içimi soğuk sularla serinletmeye kalktım . Başaramadım . Bu ne ilkti ne de sondu .

Uzaklaştım . Bazen bilmediğim sokaklarda gezdim . Tanımadığım insanlarla sohbet ettim . Bir yere varamadım . Önce içimde çözemedim . Sırtıma yüklenenleri başarılı komşu çocuğu gibi hemen sırtlanamadım . Çok başarılı bir adam değilim . Şayet ben komşu çocuğu olsam başarılı sıfatım yine olmazdı .

Yaş tam 22 . Mevsim havada uçan keplere müsait . Beyaz eldivene girmeyen ellerim . Belimde bir kılıç omzumda da bir yıldız yok . Biz sandık ki askılarda kalacak üniformalar . Sahi ümitsizlik yok mu gözlerinde . Mert söyledi . Mustafa rüyasında görmüş . Abi geri çağıracaklarmış mustafa abi görmüş dedi . Biliyorsun da gerçeği . Dilim varmıyor . Sigara nasıl yanıyor bir görsen . Yutkunuyorsun , düğüm düğüm olmuş .

Devletin gerçek yüzünü muhtardan yurtdışı yasağı kağıdımı alırken anladım . Burhan hala sincan mapuslarının rutubeti kokarken fark ettim çalınan gençliği . Muratın boğazı kesilince köprüde , öğrendim vahşeti , nedensiz nefreti .

Şimdi unutulmaya yüz tutan anılar , sahte ellerin sahte tesellileri ve biz bizeykenki gerçek gülüşlerimiz . İyiki varız iyiki varsınız .

Günlük