Büyük birader seni izliyor!

Büyük birader seni izliyor!

Dr.Glassss
Author Dr.Glassss
Kişisel
Collection Kişisel
Büyük birader seni izliyor!

Birçoğumuz bu ifadeyi George Orwell'in 1940'lı yıllarda kaleme aldığı ünlü distopyası 1984'te görmüşüzdür.

Zamanında kitapta bulunan bu ifade George Orwell'in en uç, en abartı hayalinin tasviriymiş. Günümüz dünyasında ise tüm bu haberleşme, internet aktiviteleri, para transferleri, kredi kartı harcamaları ve daha fazlasının veri tabanlarına kaydedildiği, hepimizin aslında bir nevi kontrol ve fişlemeye tabi tutulduğu bir dönemde yaşıyoruz. 

Büyük birader seni izliyor!

George Orwell'in 1940'larda betimlediği toplumda her bir bireyin tele ekranlar aracılığıyla sürekli göz hapsinde olması fikri insanları fazlasıyla ürkütmüştü. Şimdiye dönersek işletim sistemi ve network hareketlerini izlemek için kullanılan programlar, Google'a ismi yazılan bir kişinin Google görseller sayfasında kendisiyle birlikte internet üzerinden sıkça iletişim kurduğu insanların resimlerinin de yer alması, Twitter'a yazılıp silinen bir taslağın, internetin veri tabanına aktarılması ve olayı daha basite indirgersek sabah evden çıktığımız da varmak istediğimiz yere ulaşım süresince kadar kaç kamera kaydına girdiğimizi hesaplayabilecek miyiz?

Başımızı kaldırıp pencereden dışarı baktığımızda bile on tane mobese kamerası sayabiliyoruz. Konunun paranoya noktasına gelirsek, sahip olduğumuz ve sürekli daha iyisine sahip olmayı istediğimiz telefon, bilgisayar ve tabletler...

Büyük birader seni izliyor!

Elbette ki her birinin bir kamerası olduğunu unutmamalıyız. Bahsettiğim paranoya şu an sadece bir teori olsa da unutmayalım ki George Orwell'in yazdıklarıda sadece bir ütopyaydı ve şimdi geldiğimiz noktaya kıyasla uzak şeyler yaşıyor olmalıyız. 1984'ten ders alan otorite, insanları gözetim altında tutarken bunun nasıl da iyi bir şey olduğuna insanları ikna etmişti. Öyle gözüküyor ki bizlerde yıllar sonra ikna olmuş durumdayız ve hatta bu duruma katkıda bulunuyoruz. Yer bildirimleri yapıyoruz, özel hayatımızdan kesitler sunuyoruz, gün içinde kimlerle olduğumuzu paylaşıyoruz...

Büyük birader seni izliyor!

Öyle bir şey ki insanlar olarak gün içerisinde yediklerimizden tutun, hayatımızda ki değişen noktalara kadar her şeyi paylaşmak zorunda hissediyoruz. Peki niçin izleniyoruz ve aynı zamanda buna katkıda bulunuyoruz?

Bundan yıllar önce bu kadar korkunç gözüken bir durum nasıl bu kadar sıradanlaştı? Öyleyse gözüküyor ki barış bakanlığı savaşları düzenliyor, bolluk bakanlığı yiyecek kısıtlamalarını yapıyor, sevgi bakanlığı isyan ve işkenceyi, doğruluk bakanlığı ise ülkede tele ekranlarla yapılan gözetimi sağlıyor. 

Bunun sonucunda hepimiz aslında Okyanusya'da yaşıyoruz ve hiçbirimizin Winston Smith'ten farkımız yok...

Be the first to like it!

Comments

avatar

People also liked

Related stories
1.Diving into a Saturated Market
2.How Heavy Is a Glass of Water
3.The Americans and Their Workplace; A British Perspective
4.How My Wife Introduced Me to My Ex-Girlfriend
5.Losing Your Job to a Machine; The Positive Side of It
6.The Most Uplifting Tv Series of All Times
7.How I Never Let Time Defeat My Spirit
8.Tech Giants' Tyranny: Google Is Developing a Censored Search Engine for China
9.The Surprising Truth Behind Opioid Addiction in America
10.Kit Harington and Emilia Clarke  
500x500
500x500