DIĞER

Faşizm

Author

insan doğasının zaaflarını belli bir ideolojinin çıkarı için kullanma - algı yönetimi.
faşist yönetimlerin en belirgin özelliklerinden biri; bilinçli yahut bilinçsiz olsun söyledikleri her cümleyi belirleyici genel bir anlayışa dayandırmalarıdır.
faşist propoganda kesinlikle elle tutulabilir, güncel siyasal sorunlarla ilgilenmez. bu tip siyasetçilerin odak noktası ahlak üzerinden algı yönetimi yapmaktır.
rasyonellikten çok uzakta ruhbilimci bir tavırla; ekonomi, sanat yahut suç oranı ile değil yalnızca din ve milliyetçilik üzerinden kışkırtmalarda bulunup toplumu kendi içinde parçalar, böler ve nihayetinde yönetirler.
özellikle gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde görülen faşist rejimlerinin kolayca kabul görmesi de hiç şaşırtıcı değildir.
aydın kesimin ayrıcalıklarına vurgu yaparak, ''bizi seçin, bu düzene dur deyin!'' alt mesajı ile gönül kazandıkları halde, genelde yönetimleri boyunca fakirler daha fakir - zenginler daha zengin olurlar.
bu noktada arkalarına aldıkları kesimin gözünü boyamak adına zaman zaman girişimlerde bulunsalar da; bu coşku hayatın gerçekleri ile yüzleşen taraftarlarının yüzüne şamar gibi iner.
narsizmin, faşist kitlelerin oluşmasında çok önemli bir rolü olduğunu söylememiz mümkün.
''ezilenlerin babası, kahraman'' rolünü üstlenen liderle kişilerin kendini özdeşleştirmesi, ideal benliğini görüp geleceği için umut beslemeside yine bu politikanın stratejileri arasındadır.
oysa faşist rejime dahil olan hiçbir siyasi hitap ettiği kesimi, onların sandıkları gibi ''kardeşleri'' olarak görmez.
bu siyasiler için; seçmenleri yalnızca kolay kandırılan aptallar olarak kalacaktır.