HIKAYE

En talihsiz ilk buluşma

Author


Dershaneden arkadaşım Leyla'nın kuzeni vardı, arkadaşı almaya gelirdi ders çıkışında ama o içeri girdiğinde sanki güneşi de peşinden içeri sürüklerdi. Aydınlanırdık güzelliğiyle ya böyle bir şey olabilir mi? Bakın her ne kadar güzellik kadınlara atfedilmiş bir sıfat olsa da ben, yakışıklılık ile açıklanamayacak doğa harikaları için "güzel"  sıfatını kullanırım. Çocuk çok güzeldi be. Özdemir Asaf şiirleri gibiydi, olabildiğine kibar, zarif, aydınlık...
Bu çocuğun okyanus gözlerine aşık olmamak delilik olurdu ve ben henüz delirmemiştim.

Neyine aşık oldun?
Çok güzel nefes alıp veriyordu.

Bir insanın nefes alıp verişine aşık olabilir misiniz? Göğüs kafesi her inip kalktığında mest olmak nasıl bir şeydir. Her göz kırpışında kirpiklerinin birbirine kenetlenip yeniden ayrılışını ömrüm boyunca izleyebilirdim.
Bu güzellik Bâbil'in Asma Bahçelerinden çok daha görülesiydi, görülmeliydi, görmeliydim.
Velhâsıl aşık olmuştum.
Turp gibi olan ben, o her dershaneye geldiğinde parkinson gibi titriyordum ve ilgimi belli etmemeye uğraşırken Faber Castel kırmızı kalemle altını çiziyordum adeta.

Bu arada Dershane dediysem üniversiteye hazırlık değil, liseye hazırlanıyorduk. O zamanlar OKS yeni kalkmış SBS'nin ilk denekleriyiz. Küçüktüm ama aşık olmak da yalnızca reşitlere lütfedilmiş bir nimet değildi.

Neyse ben Yusuf'u her gördüğümde enfarktüs geçiriyorumuşçasına kalp sıkışmalarıyla cebelleşince o da anladı tabi durumumu. Leyla'nın da ittirmesiyle numaralar alınıp verildi.  -O zamanlar bizim yaşlarımızda çok az kişide telefon vardı şimdiki gibi ilkokul öğrencilerine kızılay ayfon dağıtmıyor tabi- Ben o konuda şanslıyım biraz. Samsung E250'yi ilk kullananlardan biri benim sanırım😂 telefon elimizde tamam ama kontör yok. Dershaneden eve bir buçuk saat yürüyüp yol paralarımla parça kontör aldığım zamanlar hala gözümün önündedir. Minnoş annem her akşam ek derslere kalıyorum sanıyordu oysa ben aşkım için yolları arşınlıyordum. Sevgi neydi? Sevgi emekti. Şimdi Whatsapp sağolsun bir dakikada 30 mesaj yazabiliyoruz, ben o zamanlar bir mesaj için kaç adım atıyordum hey  gidi...

Neyse bir gün dedik ki artık buluşalım bir şeyler yapalım. Bundan kasıt da bir öğlen vakti Arsen Lüpen'e gidip soğuk içeceklerimizi yudumlarken bir yandan da Göğe Bakalım'ı ondan dinlemek değil. Çocuğuz nihayetinde lunaparka gidicez😂 birkaç oyuncağa binip döneriz en fazla. 

Yine bütün hafta yol tepip haftasonu için harçlıklarımı biriktirdim. O yaşta, ilk buluşmada hesabı kim öder diye düşünecek değiliz herkes kendi biletini alacak🤔
Güç bela mükemmel bir aşkın filizleneceğini umduğum buluşma günü gelmişti. O küçücük yaşıma bile acımamış hayat, ben kendimi bildim bileli benim için tatlı pislikler hazırlıyor ve ivedilikle en mutlu günlerimde karşıma çıkarıyordu. Yine öyle olmuştu, Reşat Oyal Kültür Merkezi'nde buluşmuştuk ve ben elbette titreşim modundaydım.
Hala doğal mı yapma mı olduğunu bilmediğim göletin başında ördek ailesini seyredip biraz sohbet ettikten sonra oyuncaklara yöneldik.
İnsan olan şu sepetlere biner sakin ve romantik dakikalar geçirir di mi? ⬇

En talihsiz ilk buluşma

Ama yok illa hayatımın hatasını yapmalıyım. Tutturdum rangera binelim diye. İnsan hoşlandığı çocukla ilk buluşmada rangera biner mi ya? Böyle bir şey olabilir mi? Sen o kadar hayal kur, romantik bir gün planla sonra rangerı görünce dayanama. Çocuk olmanın hakkını vermişim gerçekten. Neyse biz bindik oyuncağa kemerler takıldı kafes indi falan benim hali hazırda var olan titreşimim ultra moda geçti bir anda. Fazla adrenalin can sıkıcı olabiliyormuş acı bir şekilde öğrendim... Bu arada söylemem gerek benim midem çok hassastır. Hiçbir sebep yokken bile çok rahat hastanelik olabilirim iki serum yemeden de kendime gelemem. O gün de aşırı heyecan yüklemesi uzun süreli titreşim derken rangerdan iner inmez çocuğun üzerine kustum🤕 Ağlamamak için kendimi zor tutmuştum.
Kendimi şu⬇sahnenin bir parçası gibi hissediyordum.

En talihsiz ilk buluşma

Yer yarılsaydı da toprağa karışsaydım. Atlar sokakları bassaydı da yürüyecek yol  bulamasaydım. İnternetten aldığım tabletin kutusundan salatalık çıksaydı ama ilk buluşmada hoşlandığım çocuğun üzerine kusmasaydım!?
Hayır yere eğil bari di mi niye çocuğun üzerine yükleniyorsun? 7 yıllık profesyonel hastayım bir kere olsun etrafı batırmışlığım yok, her seferinde itinayla en yakın banyoya koşabilmişimdir. O an boşluğuma denk geldiyse demek, her şey toplamda 6 saniye içinde gerçekleşmişti. Yusuf'la yaşadığım tatlı anlar gözümün önünden film şeridi gibi geçti. Aklımda tek bir şey vardı "ben bu çocuğun yüzüne bir daha bakabilir miyim?"
Bakamadım.

O gün paket paket ıslak mendille Yusuf'un gömleğini temizlemeye çalıştım sonra evlere dağıldık, ben zaten komple dağılmıştım. Akşam mesaj attı sorun yok diye. Ama cevap bile veremedim utancımdan😔 hala aklıma geldikçe kısa süreli utanç duyarım.

Bu vahim olaydan sonra tam 2 yıl karşısına çıkamamıştım. Çocukluğumun travması resmen.

Bu da böyle bir anımdır.