DIĞER

Küçükken annemden dayak yememek için bacağımı kırmış insanım ben

Author

Ben 3-4 yaşlarındayken annemin tabiriyle çok yaramaz ama aslında hasta bir çocukmuşum. Sokakta toprak ve su karışımından pastalar yapıp bir güzel yiyormuşum. Eve geldiğimde dişlerimin arası kahverengi kahverengi şimdi düşününce ıyyy bir irkildim. Annem de bu alışkanlığım yüzünden önce beni tecrit etmeyi tercih etmiş ama ben iflah olmaz bir serseriymişim.

Küçükken annemden dayak yememek için bacağımı kırmış insanım ben

Terastaki hamam böceklerini yakalayıp yemeye çalışıyormuşum annem ağzımdan böcek antenleri falan çıkarıyormuş. İğrençlik! Annem de bakmış ben normal davranmıyorum tutmuş elimden doktora gitmişiz. Meğer bende demir çinko eksikliği varmış (hala var ama abuk sabuk şeyler yemiyorum tabi) neyse bir takım iğneler ilaçlar yedim bir de "çocuk az güneş görsün" demiş doktor. Annem de ne yapsın saldı beni çayıra. Bir süre sonra toprak yemeyi bırakmışım  ama küçük ufak taşları yutmak gibi bir hobi edinmişim kendime -bunu demir eksikliğiyle açıklayamayız- annem bunu fark edince tecrit hayatı yeniden başladı. Ben bu sırada ilkokuldaydım.

Bir gün bizim ev sahibinin kızı Kübra geldi oynamaya. O zamanlar bilgisayarda bebek giydiriyoruz  falan nasıl eğlenceli😅 annem de siz oynayın uslu uslu ben bir pazar yapıp geleyim, evden dışarı adımınızı atmayın dedi. Tamam dedik ama annem evden çıkınca ben bi kurtlandım, fırsat bu fırsat kızım firar et diyor şeytan. Halbuki otur evde güzel güzel işte ama yok illa bir  halt yemeliyim. Kardeşimle Kübrayı kafaladım evden firar edicez. 10 katlı apartmanda 3 kiracı var gerisi hep ev sahibinin akrabaları.  Biz de 9. katta oturuyoruz ama bizim üstümüz yarım daire yani bizim evin yarısı kadar. O daireyi ev sahibi kiler olarak kullanıyor. Neyse biz kimseye görünmeden kıyıdan kıyıdan indik sokağa. Ama nasıl heyecanlıyım ilk defa annemden izinsiz sokağa çıkmışım böyle taş kesmez kuş gagası yesem ancak rahatlarım o derece. Kübra kardeşim ben biraz ip atladık biraz seksek oynadık sonra sıkıldık bilgisayar dururken bunlarla oynamak anlamsızdı artık.

Koşa koşa yukarı çıktık -asansör yok çünkü- kapıya bir geldik ki; televizyonu açtığın sırada en sevdiğin çizgi filmin bitişine denk  gelirsin ya işte öyle bir matem havası hakim oldu etrafa. Anahtarı içeride unutmuşuz ya la.

4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
4E2DB745-19DC-4D54-BEBD-E390DDDF5678


Annem var ya duysa ağzıma hortumla vurur. Arılara kulaklarımı sokturtur, 1 ay boyunca evden çıkartmaz bununla da kalmayıp tost makinası dahil tüm elektronik aletleri yasaklar. Daha ne çirkinlikler neler neler yapar. Ben de bunun korkusuyla canım pahasına da olsa anahtarı almalıyım diye düşündüm. Bilemiyorum ama  yukarıdaki evden bozma kilerden bizim terasa inmek fikri zekice gibi gelmişti. Plan güzel üst kattan bizim terasa inip kapıdan içeri girecektik- bahsettiğim gibi üst kat yarım olduğundan bizim bir oda genişliğindeki terasın üstü açık kalıyordu- ama planın işleyişi çok yanlıştı. Çocuk aklı buraya kadar çalışıyor işte.

Kübra eve gidip bizim üst katın anahtarını babasının çekmecesinden aşırdı. Kapıyı açıp eve girdik. Camdan bizim terasa bakıyorum hiç yüksek görünmüyor. Tamam dedim atlarım ben. Kübra ben de atlarım dedi. E iyi madem diyip salladım bunu aşağı. Pencerenin pervazında kedi yavrusu gibi kaldı bu. Titrek titrek bakıyor, yapamicam diyip duruyor. Kızım nasıl geri çekeyim seni atla işte. Ama yok baktım ağlamaya başladı kardeşimle uzun uğraşlar sonucu çektik bunu. Dedim senin yapacağım işi... Neyse bu sefer ben sallandım camdan. Yüksek değil diye avutuyorum kendimi ki aslında çok yüksek de değildi, zemin toprak olsa hiçbir şey olmayacaktı ama gel gör ki bizim terasa fayans döşemişti vicdansızlar.  Yaradana sığınıp ellerimi  bıraktım....

Bizim terasta bir yarım  saat kadar hareketsiz kalakaldım. Kardeşim ve Kübra kapıyı yumrukluyorlar ama ne sesimi çıkarabiliyorum ne de onlara kapıyı açabiliyorum, bunların çıkardığı gürültüye komşular da geldi. Kardeşim yavrum benim ya, benden 11 ay küçük aramızda bir yaş bile yok -babamın tam deli zamanlarıymışsa demek- ama bana hep abla derdi hala da der. Komşuya ağlaya ağlaya ablam yukarıdan atladı kapıyı açacaktı ama gelmiyor. Ölmüş müdür diye soruyor kıyamam ya nasıl korkmuştu şapşal.

O sırada benim durum vahimdi tabi, ölmemiştim ama ölecek gibiydim. Bacağım kırılmış ve kalça kemiğim zedelenmişti ama bu acının tarifi yok gıkım çıkmıyordu. Korkudan falan değil sesimi çıkaramıyordum. Ağlayamıyordum bile, hala hatırlayınca içim bi cız eder. İçimden keşke annem kulaklarımı arılara soktursaydı diye geçirmiştim. Bir süre daha ses etmeyince komşu da telaşlanmaya başladı kapıda. Sürüne sürüne kapıya gittim. Kapıyı açmamla hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştım. Komşu teyze beni kucaklayıp eltisinin kapısını çaldı. Beni arabayla hastaneye götüreceklerdi. Şunu çok net hatırlıyorum ben arka koltuklara uzanmış için için ağlarken arabanın her tümseğe girip zıplayışında çığlık atmamak için dişlerimi sıkmıştım.

Hastaneye geldiğimizde ilk defa röntgen çektirecektim ve çok korkuyordum. Alçı işlemiyse tam bir kabustu, ama herşeyden önemlisi annem bunları duyunca ne olacaktı? Kırık bacağıma acımayıp ağzıma kürekle mi vuracaktı yoksa değil bilgisayarı televizyonu açmak, buzdolabının kapağını bile açmamı mı yasaklayacaktı. Alçı işleminden sonra eve geldik ben üzerime bir pike aldım güya alçıyı  saklıyorum. Annem kan ter içinde çıkmış 9 katı, mahallede herkes benim kırık bacağımı konuşuyormuş, pis dedikoducular daha sokağın başında yakalayıp anlatmışlar anneme olan biteni. Garib anam ya nasıl aklı başından gitmiş bana bir şey oldu diye. Annem eve her şeyi  bilir bir halde gelince ben de ağlamaya başladım korkudan. Annem de canım acıyor sanıp  kıyamamıştı bana.  Sonra ben bir buçuk iki ay alçıyla dolaştım, dolaştım dediysem salondan mutfağa. Zira 9 katı asansörsüz inmem mümkün görünmüyordu. O kadar sıkılmıştım ki kendimi mahkum gibi hissedip duvarlara çentik atmışlığım var. Şimdi hatırlıyorum da o kilerin balkonunda merdiven vardı. O merdiveni camdan sarkıtıp bizim terastaki bacalara dayasaydık muhtemelen bunların hiçbiri başıma gelmeyecekti. Ama çocuk aklı işte, o zamanlar bu kadar zeki değildim😅

Acısı hala içimde, bu da böyle bir anımdır.