INTERNET

True Dedective’nin Rust Cohle karakteri Taksim’de hayatta kalabilir miydi?

Author

True Dedective dizisinin manyaklarından biri olarak geçenlerde böyle bir düşünce aklıma geldi. Biliyorsunuz Rust Cohle, Amerikan dizi tarihindeki en karizmatik ve zeki polis karakterlerinden biri. Ancak burası Türkiye. Ne zeki, karizmatik adamlar gördü bu sokaklar da levye manyağı yaptılar…

True Dedective’nin Rust Cohle karakteri Taksim’de hayatta kalabilir miydi?

Öncelikle Rust Cohle nereli oradan başlayalım. Bir kere kendisi Amerikalı, buradan kaybetti işte. Siz hiç Taksim’de yabancılara neler yapıyorlar gördünüz mü? Geçen ismini vermeyeceğim bir barda saf bir Amerikalı turiste 80 liradan 33’lük bira gömdüler. Adam fiyatı görünce mastürbasyon yaparken teyzesine yakalanmış ergenler gibi kalakaldı. Fakat işin ilginç yanı bu değil. Barmen, İngilizce’nin east cost ağzıyla (Türkiye’nin east’i, Iğdır tarafları yani) öyle bir dil döktü ki, adam fiyatın Türkiye’de normal olduğuna inandı. Adım kadar eminim Rust Cohle Taksim’de bir bara girip birini soracak olsa, o taşıdığı defteri kıvırır koltuk altına koyup geri postalarlar…

Tabi bir de bu kavga etmesini de bilmiyor. Hiç bana adam çıplak elle elinde beysbol sopalı adamı dövdü demeyin. Evet Türkiye’de beysbol oynanmıyor. Ancak beysbol sopasının en çok satıldığı ülkelerden biriyiz. Bayağı bir antrenmanımız var yani. Yapmanız gereken tek şey Tarlabaşındaki bir Adanalıyı normal yaşam habitatından çıkarıp Rust’ın önüne dikmek. Emin olun Adanalının ağzından çıkacak her küfür, Rust’ın karizmasından 50 health point puanı götürecektir.

True Dedective’nin Rust Cohle karakteri Taksim’de hayatta kalabilir miydi?

Diziyi izlediyseniz Rust’ın özellikle içince çok kafa s.ktiğini de bilirsiniz. Bir de bu zamanlarda bir aforizmalar kasıyor ki evlere şenlik. Açıkçası Rust, bence cool görünmek için kasan bir adam. Tüm o laflar da aslında karıya kıza soğuk ama karizmatik bir hava vermek için. İddia ediyorum Taksim’e gelse direkt rahatlar. 

Mesela kesin şöyle bir muhabbet geçerdi:

Rust: ''Bence türümüzün yapması gereken en onurlu davranış, programlamamazı reddedip üremeyi durdurmak ve hep birlikte soyumuzu tüketerek kardeşçe bu haksızlığa son vermektir''.

Hasan: ''Oğlum iyi ki kız sana yüz vermedi lan, sen sevişemedin diye kimse sevişmeyecek mi yavşak herif.''

Rust: ''Yemin ediyorum Amerika’da çatur çutur götürüyordum, neden böyle oldu anlamadım.''

Şöyle bir şey de olurdu:

Rust: ‘’Bazen insanların bensiz daha mutlu olacağını düşünüyorum, etrafında olmamın onlar için pek iyi olmadığını. Onları yıpratıyorum. Mutsuz oluyorlar..."

Hasan: ‘’Tamam gel Allah’ın belası gel. Ama şimdiden söyleyeyim bak bu uzaktan akrabamın düğünü, sakın kızlara yavşama aklını alırlar''.

Rust: ‘’Ayıbediyon beni gaybediyon’’

Dizide bir de Rust’ın, Amerikalı polisler tarafından sorguya alındığı sahneler var ki gerçekten insanın sinirini bozuyor. Oturmuş bu bir sandalyede polislere akıl oyunları filan yapıyor. Bir de bu akıl oyunlarını yaparken bira ve sigara içiyor, düşünebiliyor musunuz? Ha Türk polislerinin önünde de sigara içebilir elbet, ama önce bunu hak etmesi lazım…

Hazır sigaradan konu açılmışken şunu da belirtmek lazım ki Rust, karizmasını büyük oranda bu zıkkıma borçlu. Ağabeyimiz maşallah öyle bir tüttürüyordu ki sigarasını, ömründe toplasan beş defa sigara içmemiş olan ben, ilkokul çocukları gibi krakeri içime çekerek izlemiştim bütün diziyi. Fakat tabi bu durum Amerika’da geçerli… İddia ediyorum Rust Cohle Türkiye’ye gelse otlakçının babası olurdu. Hayır adam bir de Camel içiyor. Ben konuşmayayım en iyisi fiyatlar konuşsun. Şunlara bir bakar mısınız, hangi babayiğit Türkiye’de ciğerlerini doldurarak sigara içebilir?

True Dedective’nin Rust Cohle karakteri Taksim’de hayatta kalabilir miydi?

Bu karakter ayrıca bir de affedersiniz Ateist. Hayır hiç de düşündüğünüz gibi burada olsaydı dayak yerdi muhabbetine girmeyeceğim. Bence kendisi Türkiye’de inançsız olduğu için fiziksel bir zarar görmezdi. Şahsen ben Türkiye’de Ramazan’da sokakta su içtiği için dayak yiyen insanlar gördüm, fakat hiç Ateist diye dayak yiyen birini görmedim. Eğer Rust Cohle Taksim’deki bir bar muhabbetinde birden Ateist olduğunu söyleseydi. Bence muhabbet aynı şu şekilde olurdu:

Rust: "Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi. Çok fazla bilinçlendik. Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız. Hepimiz bir yanılsama içindeyken, duyusal deneyimler ve hislerin gelişimi sayesinde birey olduğumuzu sanan fakat, aslında bir hiç olan bireyleriz."

Hasan:

True Dedective’nin Rust Cohle karakteri Taksim’de hayatta kalabilir miydi?

İşte bu kadar. Olası bir Allahsızlık ihtimali tümden ortadan kaldırıldı… Rust bu laftan sonra muhtemelen afallayacak ve sonunda ‘’Tabi abi doğru söylüyorsun herkesin inancı kendine bir yerde’’ diyerek işi tatlıya bağlama yoluna gidecekti.

Benim aklıma gelenler böyle. Rust’a çok da fazla haksızlık etmemek lazım aslında. Sonuçta doğma büyüme İstanbullu halimle bile tırsıyorum oralardan geçerken. Hem İstanbul'a gelse fena mı plur. Düşünün bir kere, Rust gelse şöyle karşılıklı oturup nihilist nihilist konuşsak fena mı olurdu be. En azından doğal bitki örtüsü, saç ektirmiş Arap turist olan çirkin Taksim’e bir renk gelirdi. Neyse benden bu kadar, yoruldum uyuyayım biraz. Gerçi ben uyumam, sadece rüya görürüm… (Bohem qızlar eqlesin.)

Bu da ilginizi çekebilir: