EĞLENCE

Arkadaşa Diye Komutanına Mesaj Atmak

Author

En başta hiyerarşiyi bilmeyen okurlarımız için bir benzetme yaparak kimin kim olduğunu alt üst ilişkisini bir benzetme yaparak açıklamak isterim.

  • Tuğgeneral : Kral, Büyük Patron, Baba, Holding sahibi
  • Albay : Tuğgeneral sağ kolu, yardımcısı, 
  • Binbaşı : Kral'a bağlı Fabrikalardan birinin Patronu
  • Yüzbaşı : Fabrika Müdürü
  • Asteğmen : Fabrika Mühendisi (Lisans mezunu olup uzun dönem ücret alarak askerliği yapanlar)
  • Astsubay : Fabrika Teknikeri
Arkadaşa Diye Komutanına Mesaj Atmak

Askere biraz yaş ilerlemiş vaziyette gittim. Gittiğimde 27 yaşındaydım. Bunun güzel yanları da vardı kötü yanlarıda. Acemilik bitti usta dönemi için birliğime katıldım. Ortalama 100 askerin ve en kıdemli rütbenin  Binbaşı olduğu bir bölük. Askerde herkes kendine rahat bi yer edinmeye çalışır. Bende bu çalışma içerisinde kendimi santral'e attım. Tüm gün oturup gelen giden telefonlara bakıyordum. Tek kötü yanı yer yer üst rütbeli komutanlarla iletişimde oluyorduk. Ve bölük komutanı Binbaşı'nın hemen yan odasındaydık ve en fazla yüz göz olduğu askerlerden biriydim.

Bir gün duyduk büyük patron Tuğgeneral sorumluğunda olan tüm bölükleri tek tek ziyaret edecekmiş. Buna kısaca denetleme yapacak diyoruz. Fakat Tuğgeneral büyük baş olduğu için kendi gelmeden kısa bir süre önce yaveri olan Albay gelir ve bir ön denetleme yapar. Anlatacağım hikayede tam olarak bu Albay'ın denetlemesinde gerçekleşiyor. Bu arada bölükte 2 tane Asteğmen var. İkisi de benden 3'er yaş küçük ama haliyle komutan çekiyoruz adamlara. Tesadüf onlar acemi birliğinde benim üniversiteden sınıf arkadaşımla devre çıkıyorlar. Askerde devren, tertibin çok önemlidir. Bir nevi kardeşindir o adamlar senin. Böyle böyle konuşurken tesadüf ortaya çıkıyor. Hemen benim arkadaş durumu öğrenince tabi ki siparişi veriyor. Gruff'a zorluk çıkarmayın rahat ettirin diye. Saolsunlar zaten öyle adamlarda değillerdi ama bu tanışıklıkla beraber asteğmenlerin ikisiylede aramda farklı bir bağ oluşuyor. Yani diğer askerlerle yapmadıkları muhabbeti, samimiyeti benimle kuruyorlar. Bu Asteğmenlerden birinin adı Gencer. Diğerinin Yavuz. Gencer Asteğmen değişik bir şekilde telefon olayına takık. Kendi sırf askerlere ben bile akıllı telefon kullanmıyorum demek için eski model tuşlu telefonlardan kullanıyor.

Albay denetlemeye geldi. Herkes diken üstünde adamın ağzından çıkacak 2 cümleye bakıyor. Koskoca Binbaşı oradan oraya koşturuyor. Albayın ağzının içine bakıyor. Gözümün önünde o güzel adamı öyle gördükçe içim parçalanıyor. Albay şöyle bir bölüğü gezelim dedi. O sırada Binbaşı tam gezdirmeye niyetlenirken Albay sadece bölük Astsubayı gelsin benimle  diyerek değişik bir harekette bulunuyor. Binbaşının canına minnet. Ama acaba astsubay bi halt yer mi diye tırsarak geliyor karargaha. Aradan bir süre geçiyor herkes kasılmış vaziyette büyüğü, küçüğü tüm komutanlar karargahın önünde toplanmış  ne yapacağını bilmeden bekliyorlar. Herkesin derdi Albay'a görünmeden bi pot kırmadan denetimi atlatmak. O esnada fark ediyorlar Astsubay ve Albay turu bitirmiş karargaha doğru geliyorlar. Tüm komutanlar anında bulundukları yerden yok oldu. Herkes bi yerlere topuklamış vaziyette. Ortalıkta kala kala bir tek bizim Gencer Asteğmen kalmış. O da artık kaçamayacak mesafeye girdiği için bi şey yapmadan Albay'ı selamlamış. Albay'da selamını vermiş geçmiş gitmiş.

Tabi bizim Asteğmen olaydan gururlanıyor. Odasında bulunan Yavuz Asteğmen'e hemen bi mesaj çekiyor. ''Kanka Hasan Binbaşı Albay'ı görünce karı gibi ayakları götüne vura vura kaçtı amk. Adamı tek başıma selamladım''  yazmış. Biraz böyle poh pohlanmayı seven birisiydi. Geldi hemen santrale oturdu yanıma olayı bu sefer bana tüm heyecanıyla bana anlatıyor. Nasıl kaçtılar bi ben kaldım felan filan. İki güzel kelime ile hemen ruhunu okşadım bunun. Değişik bi hallere girdi. Bu arada bunun telefonuna bir mesaj geldi. Adem Yüzbaşı ''Vay ibneler'' diye bir mesaj atmış buna. Mesajı gördü Allah Allah diyor. Ne oldu komutanım dedim. Adem Yüzbaşı ''Vay ibneler'' diye mesaj attı bana diyor. Herhalde yanlış attı diye düşündük. O sırada Yavuz Asteğmen geldi. Bu hemen ''kanka gördün mü attığım mesajı nasıl kaçtılar amk'' diye konuya girdi. Yavuz Asteğmen afallamış halde ne mesajı diyo ? Görmedin mi teline bak diyor. Adam teli çıkartıyor mesaj felan yok. O an beynimizde şimşekler çakıyor işte. Biraz önce ki Adem Yüzbaşının ''Vay ibneler'' yazan mesajının anlamı çıkıyor ortaya.

Bu durumu çakınca koşa koşa gidiyor odasına. Aradan 10 dk geçiyor geçmiyor Hasan Binbaşı geliyor. Daha odasına geçerken bana sesleniyor oğlum ara Gencer Asteğmen hemen odama gelsin. Gencer Asteğmen'i aradım diğer Yavuz Asteğmen açtı telefonu. Dedim komutanım Hasan Binbaşı, Gencer Asteğmen'i çağırıyor. Dedi Gencer çıktı. Aniden rahatsızlanmış hastaneye gitti diyor. Ulan 10 dk içinde hangi ara yukarı çıktın, üstünü değiştirdin bastın gittin sen ? Hem denetleme esnasında Bölük komutanına haber vermeden çıkmak nedir. Artık bunu nasıl bir g*t korkusu sarmışsa. Durumu bildirdim bölük komutanına daha da çıldırdı. Şahsi telefonundan ara dedi. Aradım doğal olarak cep telefonuna da ulaşılmıyor. Nizamiye'ye bildir çıkmadıysa salmasınlar diyor. Adam takmış illa ki s*kecek bunu. Nizamiye'yi aradım koşar adımlarla uçmuş bizim Asteğmen :) Binbaşı çıldırıyor. Elinde olsa adam gönderip olduğu yerden aldırtacak. Yavuz Asteğmeni çağır bana dedi :) . Yavuz Asteğmen geldi fakat bizim Binbaşı parlayamıyor. Albay bölükte öyle ses yükseltmek bağırmak, çağırmak mümkün değil. Biraz Asteğmen'i azarladı sonra gönderdi.

Gencer Asteğmen sen tut  '' Kanka Hasan Binbaşı Albay'ı görünce karı gibi ayakları götüne vura vura kaçtı amk. Adamı tek başıma selamladım'' diye yazdığı mesajı Asteğmen'in yerine yanlışlıkla rehberin en başında bulunan Adem Yüzbaşına gönder. O an Adem Yüzbaşı ile Hasan Binbaşı yan yana. Komutanım bu ne diyor yahu diye mesajı Hasan Binbaşı'ya göster. Hasan Binbaşı zaten Albay, denetleme stresi içinde mesajıda görünce gözlerinden alev çıkacak hale gelmiş. Gencer Asteğmen o gün hastaneden 5 günlük rapor almış. Adama nasıl tırstıysa hafta sonu nöbetinden kurtulmak için tüm hafta sonunu kapsayan bir rapor almış. Pazartesi gelmesiyle soluğu Binbaşı'nın odasında alması bir oldu. Yediği bi torba azar oldu. Seni mahkemeye vereceğim gibi tehditlerle karşılaştı. Ertesi gün 1 haftalık izin kullandı. Sonrasında geldiğinde herşey süt limandı. Herkes kaldığı yerden devam etti...