HIKAYE

Siz Hiç Evli bir Kadına Aşık Oldunuz mu ? Part 17-Emek

Author

Haria'nın şehrinden dönmemin ardından her şey gayet iyi gidiyordu. Haria'yı görmem, koklamam bana yetiyordu. Daha fazlasına ihtiyaç duymuyordum.

Hikaye'yi anlatırken belli noktalarda küçük sıkıntılar olduğu yorumlarda dile getiriliyor. Özellikle betimleme konusunda problem var sanırım. Kendim için bir yana ama Haria için bir çok şeyi gizli tutmam gerek. Neyin ne olacağı belli olmaz tutar tanıdığı biri okur felan :s Burada Haria'nın şehrini hiç bir şekilde belirtemem. Çalıştığı kurumu da belirtemem ki bu kurum zaten ülkenin her yerinde var. Sosyal hayatımda da zırt pırt karşıma çıkıyor ve her an bana Haria'yı hatırlatıyor. Ama şu konuda biraz tölerans geçebilirim. Haria nasıl biridir ? İçimdeki Haria'yı zaten 16 parttır anlatıyorum. Haria fiziksel olarak ise 170 boylarında 63 kilolarında balık etliden bir tık zayıf, omuzundan aşağıya uzanan kızıl saçlara, siyah gözlere, uzun bir yüz ve beyaz tene sahip bir güzelliktir. Ben ise 175 boylarında, 74 kilolarında, siyah saç, siyah göze sahip uzun yıllar alt yaş kategorilerinde futbol oynamanın verdiği avantaj olan şişmemiş normal bir vücuda sahip erkek birey.

Hatırlar mısınız ? Daha önceki partlarda Haria'nın çalıştığı kurum düzenli olarak 6 ayda bir tüm şubeleri toplar ve bir çeşit eğlence ile stres atma olaylarına girer demiştim. O olayın ikincisi benim dönüşümden yaklaşık 15 gün sonra bir cumartesi akşamı gerçekleşecekti. Dönüşümün hafta içerisinde Haria ile konuşurken bu organizasyona şaka maksatlı sende gelsene demişti bana. Haria tamamen takılıyordu ona göre böyle bir şey mümkün değildi çünkü zaten oteli kurum komple kapatıyor hatta otel bölgenin belkide en büyük ve gösterişli oteli olmasına rağmen küçük kalıyordu. Yalnız Haria yanlış adama şaka yapıyordu :) Haria bunu der demez kafamın içinde lambalar yandı. Harbiden oğlum dedim kendi kendime. Zaten eşleri getiremiyorlar tamam Haria'nın arkadaşları olacak ve belkide orada herkes birbirini tanıyor olacak ama hiç değilse bir süre Haria ile aynı çatı altında olacaktım. Sarılamasak da, koklaşamasak da birbirimize sınırsızca bakabilecektik.

Direk otelin rezervasyon sistemine bir bakayım dedim. Girmem le küfür etmem bir olmuştu. Rezervasyon için o günü seçemiyorsun, karartmışlar takvimden günü. Hadi dedim bakalım Gruff efendi nasıl yol bulacaksın diye düşünmeye başladım. Günlerden Çarşamba günüydü ve önümde 10 gün vardı. Çarşamba günü bir şey yapamadım sadece düşünmekle geçirdim o günü. Çarşamba akşamı kafamın bi yanında tilkiler dolaşıyor bi yandan da Haria ile konuşuyorum. Gelme niyetinde olduğumu Haria hiç bilmiyor. O kendince 30 saniye bir şaka yaptı geçti gitti diye düşünüyor. Çarşamba gecesi yatakta tam uykuya dalarken gözlerimin birden açılmasına vesile olan bir şey aklıma geldi. 

Kadınlar bilmez eğer askerdeyken güzel arkadaşlar edinirsen bunlar sosyal hayatında işine yarar. Özellikle kısa dönem askerlik yapıyorsan kendi tertibin ve gelecek alt tertibin tarafından sevilen, kafa uyuşan biriysen iyi bir çevre ile askerden dönebilirsin. Çünkü seninle birlikte oraya kimliğini sivile bırakıp askerlik yapmaya gelen avukatlar, öğretmenler, mühendisler ve ciddi firmalarda üst rütbelerde çalışan insanlar oluyor. Evet o ana kadar unutmuştum ama askerde Haria'nın kurumunun İstanbul merkezlerinden birinde yazılım bilmem nesi olarak çalışan bir alt tertip arkadaşım vardı. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu kafası zehir gibi bir Bilgisayar Mühendisiydi. Geldiği ilk dönemlerde de kendisine kıyaklarım dokunmuştu bölük yazıcısı yapmıştık kendisini. Askerden dönüşte de tekrar aynı kuruma gideceğini söylüyordu. Dedim ben buna yarın bir ulaşayım bakalım. 

Sabah işlerimi hallettikten sonra baktım elemanın numarası bende yok. Bunun kendi tertibi ve aramın daha iyi olduğu bir elemanı aradım dedim işim düştü bana numarasını ver. Bir süre sonra numara bana geldi. Velhasıl kelam aradım telefon çaldı çaldı açan olmadı. Bir süre sonra karşı taraf kimsiniz diye aradı. Kısa bir süre konuştuk hoş beş ne yapıyorsun. Yok sen öyle hayırsızsın  asıl sen böyle  hayırsızsın vb standart konuşmalar yaşandı. Sonra dedim dostum benim sana bi işim düştüm. Ve o cümleyi kurar kurmaz kafama dank etti. Ben bu çocuğa şimdi ne diyeceğim ? Böyle böyle şubede bi hatun var onun peşindeyim yap bana güzellik diyemem ya :S Bunların hepsini 1 saniye içerisinde düşündüm. Bi yandan konuşuyor bi yandan da sonraki cümlelerimi planlıyordum. Dedim dostum sizin bölgelerin organizasyonları oluyormuş şu tarihte şu bölge şu otele gidiyormuş. Fakat benim o gün orada oda rezerve ettirmem lazım bi şeyler yapabilir misin dedim ? Beklediğim gibi hayırdır ne oldu ki ? diye sordu. Başladım sallamaya sen bilir misin bilmem ama benim kız arkadaşım o şehirde yaşıyor. O günde onun doğum günü. İşte en kıyak otelde güzel nir sürprizli gece geçirelim istiyorum filan dedim. Saniyede sallayabildiklerim bu kadardı. 

Garibimin konu hakkında pek bi bilgisi yoktu. Otel tamamen dolu muymuş ? Başka kimseyi almıyorlar mıymış ? gibi soruları bana soruyor. Dedim sizinkiler kapatmış varsa nazın geçen birileri yap bi güzellik. Ben biraz araştırayım sana haber veririm dedi ve telefonu kapattık. Beklemeye koyuldum bizim elemandan geri dönüşü. Bu arada da sürekli otelin rezervasyon sistemini kontrol ediyorum acaba değişiklik oluyormu vb diye. Ama yok herşey aynı.

Beklediğim telefon ertesi gün öğlen geldi. '' Dostum kovaladım ama zor gibi. Olay haftaya olacağı için daha kim, kaç kişi geliyo konaklama isteyen oluyormuş istemeyen oluyormuş onlar bugün belli olacak ama hep dolu oluyotmuş çok zor ihtimal haberin olsun'' dedi. Pazartesi netleşir herşey dedi. Tamam dostum beklerim pazartesiyi el mecbur.

Herşey yolunda giden bir hafta sonu geçirdim. Zırt pırt otelin sistemine bakıyorum küçük bir boşluk olsa hemen yapıştırcam rezervasyonu. Ama yok bana mısın demiyor. Pazartesi bizim eleman sevinçli bir ses tonuyla aradı beni. ''Usta bak küçük bir boşluk oluştu. Sen şimdi ara genel merkezden yönlendirildiğini söyle adına hemen rezervasyonunu yaptır. Yoksa değişiklik oluyormuş birileri gelecem diye mail fln atar kalır o iş dedi.'' Sevinçten belkide çocuğa teşekkür etmeden Haria'ya mesaj attım. ''Ben yer buldummmmm'' diye mesaj attım. Bir süre sonra Haria'dan ne yeri diye cevap geldi. Afallamıştı. Sizin otelde organizasyon günü sen bilmiyosun ama uğraşıyorum bi süredir yer bulmak için demeye kalmadan daha cümlem bitmeden Haria araya girdi. '' Hayır öyle bir şey olmayacak. Gelme, sakın yaptırma rezervasyon. Saçmalıyorsun'' gibi cümlelerle ne kadar korktuğunu ve gelmemi ne kadar istemediğini belli eden cümleler kurdu. Sadece tamam dedim. Başka hiç bir şey söylemedim. Rezervasyonuda yapmadım.

Ben böyle kolayca tamam dedim ama sindirme işlemim gerçekleşmemişti. Çünkü ben neredeyse bir haftadır bunun için uğraşıyorum ve kim bilir arkadaşım benim için nerelerden yardım istedi bu durum için. Eğer ki ben bu tarz olaylarda susarsam patlamam çok daha büyük oluyor. Ve öylede oldu. Pazartesi akşamı bir şey yaşamadık ama Salı akşamı Haria ile büyük bir tartışma yaşadık. Haria bi yandan herkes beni tanıyor bunu nasıl düşünemezsin diyor ben bi yandan o kadar uğraştım ettim diyorum derken olay farklı konulara farklı boyutlara ve kırıcı yapılara bürünmemizle büyüdü gitti. Hatta tartışmanın sonunda düşüncesizliğime dem vurarak ''Bitti. Seni istemiyorum'' cümlesini kurdu Haria. Eyvallah dedim. O günden sonra Haria ile konuşmadık. Ta ki o güne kadar.

Salı akşamı tartışmayı yaşadık. Hatta tartışma değildi bu bir nevi ayrılıştı. Haria ile tek cümle kurmadan Cuma gününe gelmiştik. Kafamda kuruyorum da kuruyorum. Şimdi yarın Haria bu eğlenceye gidecek. Yok işte gece eğlence sırasında etrafında şöyle böyle tipler olacak. Bizimki de biliyorum deli gibi içecek. Kurdukça olay kafamda büyüyor. Dedim Gruff sen böyle ölürsün bi şeyler yap. Malum ilk yeri ayarlayan arkadaşımı da arayamıyorum çocuğa o kadar uğraşından sonra kız arkadaşım özel sebeplerden gelemiyor dedik.  İlk önce oteli aradım ümitsiz bir şekilde. Yarın için boş oda var mı diye sormamla birlikte resepsiyonistin yok demesi bir oldu. Bu arada saat öğleden sonra olmuştu. Aradan yarım saat geçti şu otelin bir rezervasyon sistemine internetten bir bakayım dedim. Lan bakınca ne göreyim. Sistemden yarın full olan gün yüksek yoğunluğa dönüşmüş. Hemen daha resmi şekilde olsun diye şirket adresimden bir mail attım otele. ''Yarın otelinizde konaklama düşünüyorum yer durumunuz ve fiyat konusunda bana bilgi verirmisiniz.'' Kısa bir süre sonra cevap geldi. Maalesef otelimizde yer yoktur diye. İnternet sitelerine yine baktım full değil otel yüksek yoğunluk yazıyor. Maile cevap attım. '' Yalnız internet sitenizde bir hata var sanırım. Full görünmüyorsunuz yüksek yoğunluk ama yer var görülüyor isterseniz bi sistemi gözden geçirin'' dedim. Bu defteri de böylelikle kapatmıştım.

2 dakika sonra şirket telefonum çaldı. Sekreter x otelden arıyorlar dedi ve bağladı. Kendi kendime ne oluyor lan derken karşıda resepsiyonist kız '' Bilgilendirme için teşekkür ederiz ama bizim sistemimizde gün kapalı görünüyor emin misiniz ? '' diye saçma bi soru yöneltti bana. Durun ekran açık yenileyeyim sayfayı  dememle f5 tuşuna basmam bir olmuşt ve aynı dediğim şekilde duruyordu ekran. Belirttim hiç bir değişiklik olmadığını sistemin yüksek yoğunluklu görülüyor olduğunu. Tamam biz buna dikkat edelim çok teşekkürler bilgilendirme için ıvır zıvır bir şeyler söyledi durdu. Arkasında da Gruff bey aslında konaklamayı kaç kişi yapmayı planlıyorsunuz diye sordu ? Şaşırdım dedim tek planlıyorum. Tamam o zaman yeni rezervasyonu iptal edilen bir suit odamız var  ama tek kişiye vermiyoruz dedi. ''Odamız var'' cümlesini duyduktan sonra ne dediğini hatırlamıyorum. Çünkü ''odamız var'' cümlesinden sonra ne derse desin ben o odayı tutacaktım. Akabinde sorun değil ben tek de kalabilirim arkadaşım da gelebilir dedim. Telefonun diğer ucundaki kadın şaşırmıştı. Tek kişi suit oda da ilk defa duyuyordu sanırım. Zaten biraz sonra bende şaşıracaktım. Odanın fiyatını sordum. Bir oda bir gecelik ne kadar olabilir ki ? Telefonun öbür ucundaki kadın başladı konuşmaya. '' İşte efendim normalde odamızın fiyatı 950 lira ama size bilmem ne bilmem ne yapıyoruz 810 lira oluyor''.  Çok sağ olsunlar bilmem ne indirimi yapmışlardı. ''Lan ben o paraya 2 ay sonra 4 yıldızlı otelde 4 gece 5 gün tatil yaparım'' diyemedim tabi. Gözüm hiç bir şey görmüyordu. Zaten Haria ile aram kötüydü 2 dk'de olsa yüz yüze konuşmam gerekiyordu. Odayı benim için 5 dakika tutun size dönüş yapacağım diye belirttim. Bir an düşününce koca otelde tek başına kalmanın çok ta iyi olmayacağını düşünüp yanıma bi yoldaş olsun diye olaylardan az çok haberi olan 15 yıllık bir arkadaşımı aradım. Dedim böyle böyle gelirsen yarın gideriz. Adam dünden razıymış anında tamam dedi. Arkasından döndüm tekrar oteli aradım. Biz 2 kişi geleceğiz odayı tutuyorum. Tabi ki geçirecek kaz bulmuşlar affederler mi odanın %30 ödemesini trink diye aldılar. Geri kalanıda otelde ödenecekmiş. Hemen internetten ertesi gün için 2 tane otobüs bilet aldım.

Cumartesi günü erkenden arkadaşım ile otobüse bindik. Öğlen vakti Haria'nın şehrindeydik. Önce bir alışveriş merkezine gittik. Orada kendimize bir kaç bir şey aldık. Ardından Migros'a indik ve otelde içmek için 70'lik viski aldık kendimize. Tüm alışveriş işlemlerimizi bitirdikten bir taksiye atladık  otele doğru yola çıktık.

Kısa bir süre sonra oteldeydik.

Not : Özel işlerimden dolayı bu partta biraz gecikme yaşandı. Herkesden özür dilerim. Hikaye yarım kalmayacak onu belirtmek isterim. Er ya da geç hikayenin akıbetini sizlere yazacağım...

Siz Hiç Evli bir Kadına Aşık Oldunuz mu ? Part 17-Emek