HIKAYE

Siz Hiç Evli bir Kadına Aşık Oldunuz mu ? Part 19- Utanmak

Author

Belli ki gece uzun olacaktı. İçeride olduğumu öğrendikten sonra Haria'da içeri girmişti. Hiçte öyle biraz önce ''bitti, seni istemiyorum'' diyen bir kadın gibi bakmıyordu.

''Bedavaya o kadar içki varken ne diye bira içiyorum'' dedim kendi kendime. Bara gidip vodka+redbull yaptırdım bir tane. Masaya gelip Clifford'a baktım. Telefonda bir şeyler kurcalıyordu. Beni görünce gitti aynısında o da yaptırdı. Bardaklarımızı yarılamışken çakır keyf olmuştuk zaten. Bu sırada Haria ise arkadaşlarıyla az ileride başka bir masadalar. Sürekli göz temasındayız. Bizim masamız konser alanının biraz gerisinde. Sigara içilmesi için arka çıkış denebilecek bir kapı var o kapıya yakın. Bir nevi sigara içmek isteyen herkes önümden geçmek zorunda. Arada da nefeslenmeye ben kaçıyorum.

Haria sigara içmeye çıkıyor. Geçerken sürekli göz gözeyiz. Bir ara hava almaya dışarı çıktım ve geri geldiğimde Clifford ile benim masamda 2 tane adam vardı ve hemen yanlarında da 2 tane kız. Geldim isimlerini duymadığım bir şekilde adamlarla tanıştım. Ben çıktıktan hemen sonra gelmişler. Başka masa yokmuş eşlik edebilir miyiz diye Clifford'dan ricada bulunmuşlar. Tabi bu sırada Clifford'a hangi şubeden felan olduklarını sormuşlar. Bizimki de biz dışarıdanız tesadüfen bugün geldik parti varmış bi şeyler içiyoruz demiş. Adamlarla başka da bir şey konuşmadık. Onlar kendi aleminde biz de kendi alemimizdeydik. Duruşumuzda da kimseyi rahatsız edecek kimseyi kovalar bir halde yoktu. Zaten benim tek derdim Haria'ydı.

Saatler ilerlemişti Haria bi yandan içiyor bi yandan bana bakıyor bir yandan da konsere katılıyordu. Derken Haria normal çıkış kapısından dışarı çıktı. Dönüp otel kapısının önüne çıkmış. Bana mesaj attı dışarıdayım diye. Bende sigara içilen kapıdan çıkıp ters taraftan dolandım ve otelin normal çıkış kapısının görülebilecek bir noktasına geldim. Haria'da geldiğimi görmüştü. O olduğu yerde bir banka oturdu ben olduğum yerde bir basamağa. Çaprazlamasına aramızda 10-12 metre mesafe vardı. Whatsapp'dan yazışıyor birbirimize bakıyorduk.

H- Yanına gelemiyorum.

G- Biliyorum sorun değil.

H- Arabanın anahtarı da yanımda değil. Ona da gidemeyiz.

G- Sorun değil Haria. Gerekte yok o riske.

H- Delisin sen neden geldin.

G-Senin için geldim. Duramıyordum.

H-Bana bak. ( Kafamı kaldırdığım da Haria gözlerimin içine bakıyordu)

Biraz daha konuştuktan sonra Haria'yı içeriden arkadaşları arar olmuştu. Neredesin diye merak etmişler konsere çağırıyorlardı. Haria'da ben de çıktığımız kapılardan geri girdik. Herşey aynı şekilde devam ederken bir süre sonra Haria'nın yanında biri belirdi ve bir şeyler konuşuyorlardı. Direk kaşlarım çatıldı. Zaten gözlerim Haria'nın olduğu noktadan başka bir yere bakmıyordu. Konser, bar, sahne gözüm görmüyordu. Aklımdan bin bir türlü şey geçti. Gidip bir bahane ile adama dalaşmamak için defalarca gel gitler yaşadım. Sonrasında adamın Haria'nın olmadığı diğer tarafına gidip bir şekilde sorun çıkartacaktım. Tam olay için ilk adımımı atmıştım ki beni gayet iyi tanıyan Clifford arkadan olayları izliyormuş ve ben adımımı atar atmaz elimden çekerek. '' Gel buraya geri zekalı'' diyerek masaya getirtti. Dur şurada olay mı çıkartacaksın temalı kısa bir kaç laf ettikten sonra beni orada tuttu. Bu sırada adam Haria'nın yanından uzaklaştı. Nereye gitti bilmiyorum. Sonrasında öğrendim ki  Haria'nın diğer başka şubeden arkadaşıymış. Clifford olmasa ne olacaktı bilemiyorum.

Aradan yarım saat gibi bir süre geçti. Haria konser alanının önüne doğru gitmişti ve görüş alanımdan çıkmıştı. Onu görebilmek için biraz öne doğru çıktım ve mekanın ortalarına kadar gelmiş oldum. Kısa bir süre sonra yanıma bir adam geldi. Konuşmaya başladı

Yabancı -Merhaba

Gruff- Merhaba ( Şaşırmıştım )

Y - Hangi şubedensin acaba ?

Bir şeyler dönüyordu ama çözemedim. Alkolünde verdiği etkiye rağmen ağzımdan bir şeyler kaçırmamaya çalışıyordum.

G - Ne şubesi. ( Şaşırmış bir şekilde adamın yüzüne baktım )

Y - X'in partisi bu ve sadece çalışanları katılabiliyor buna.

G- Otelin verdiği bir parti değil mi bu ? ( Aptala yatarak bu soruyu sordum adama. O sırada dönüp Clifford ile masamızda olan o 2 dallamaya baktım. Masa da yoklardı. )

Y- Hayır sadece çalışanlara. Sizi dışarı alabilir miyiz ?

Normalde böyle bir durumda ortalığı ayağa kaldıracak bir yapıda olmama rağmen ses çıkarmadım ve usulca normal çıkış kapısından dışarı çıktım. Uzatmanın alemi yoktu zaten biraz sonra üstümü değiştirip diğer kapıdan tekrar girecektim. 

Odama gitmek için asansöre bindiğim esnada kapı kapanmasına yakın birden esmer benden biraz uzun bir kadın asansöre binmeye çalıştı ve asansörün kapısı kadının beline çarptı. Acıdığı yüzünden belliydi ama sağlam durmaya çalıştı asansöre girdi ve hemen yaslandı. O da 5. kata çıkıyormuş. Bir şey oldu mu iyi misiniz diye sordum. Hayır olmadı iyiyim dedi. Kapı bizden daha sarhoş diyip gülümsedi. Bu sırada elinde oyuncak silahlar vardı. Onları nereden buldunuz gibi bir şey sordum. Oğlum için kazandım ona vereceğim dedi. Bu sefer ben gülümsedim çok tehlikeli çocuklar yetiştiriyorsunuz dedim ve alkolün verdiği etkiyle o da gülmeye başladı. Tüm bu konuşmalar asansörün 0'dan 5'e kadar çıktığı esnada oldu. Asansör 5. kata geldiğinde ben bir an önce hızlıca 2-3 adım atmamla birlikte arkadan kadının acı çektiğine dair bir ses duydum. Döndüm baktığımda yürümeye çalıştığını ama belinde bir ağrı olduğundan zorlandığını gördüm. İsterseniz yardım edeyim size dedim. Çok iyi olur dedi. Elini omzuma attı ve bende belinden tutarak yavaşca odasına doğru yürümeye başladık. Benim odam koridorun en başlarındayken onun ki neredeyse en sonlarındaydı. Odanın kapısına vardığımızda hala bırakmamıştı beni. Kartı okutarak kapısını açtı ve içeri girdik. Yatağın başucuna oturtacak şekilde onu bıraktım ve mini dolaptan beline koymak için bir şeyler baktım. En soğuk bira vardı dolapta. Aldım birayı bu sırada o yatağa uzanmıştı. Bunu alın belinize koyun ve size buz isteyelim buz daha iyi olur dedim. Yüz üstü yatar haldeydi birayı siz koyun dedi. Aldım beline birayı koydum. Bir eliylede ucundan birayı tutturdum. Resepsiyonu arayalım buz getirsinler size dedim. Siz getirin daha iyi olur dedi. Normalde olsa affetmeyeceğim bu olay maalesef şuan bana hiç çekici gelmiyordu. Bir saniye bile düşünmedim acaba şuracıkta şu ne istiyorsa yapsak mı diye. Ben getiremem buzu arkadaşlarım bekliyor dedim. Konuşmasına fırsat vermeden resepsiyonu aradım. Oda numarasını söyledim. Buz istedim. Daha sonra geçmiş olsun size diyerek odadan çıktım.

Kendi odama geçtim. Hızlı bir şekilde üstümü değiştirdim ve tekrar aşağıya indim. Diskonun diğer kapısından girdim ve Clifford'un yanına gittim. Adam kendi keyfine düşmüş takılıyordu. Durumu ona anlattım biraz dışarı çıkardıklarını felan söyledim gülmeye başladı. Bu esnada da zaten mekan boşalmaya başlamıştı. Bir süre sonra herkes yemekhane kısmında biraz ayılmak için çorba içiyordu. Çorbalarımızı içtikten sonra Clifford ile bahçeye geçtik. Kısa bir süre sonra Haria ve arkadaşları bahçeye geldiler ve muhabbet etmeye başladılar. Yarım saat oturduktan sonra Clifford ile ben odamıza geçtik. Saat 2 ye yaklaşıyordu. Jakuziye girdim ve biraz dinlenmeye başlamıştım ki Haria'dan mesaj geldi. Ana teması yaptığımın yanlış olduğu. Onu riske soktuğumu. Benim yüzümden işini vs. kaybedeceğini söylüyordu :S

Sabah kalktım Clifford ile kahvaltı yaptık. O sırada Haria'da kahvaltıdaydı. Mümkün oldukça kontak kurmamaya çalışıyor masalarından uzakta oturmaya çalışıyordum. Aslında kendimce Haria'dan maksimum düzeyde uzakta kalmıştım o gece. Onu riske sokacak tehlikeye atacak bir şey yapmamıştım. Velhasıl kelam saat 12'ye yaklaşırken Clifford ile otelden çıktık. Bir süre şehir merkezinde takıldık. Bir şeyler yedik ve 3 gibi dönüş için otobüse bindik. Haria ile arada mesajlaşıyorduk. Devamlı yaptığına değdi mi ? Ne gerek vardı gibi sorulara maruz kalıyordum. 

Eve geldim. Yolda da evde de kendimce nerede yanlış yaptığımı bulmaya çalıştım. Saat 10'a gelirken Haria'da artık rahat bir durumdaydı ve konuşmaya başladık. Haria'nın korktuğunu hissettim. İşini kaybetmekten, çocuğunu kaybetmekten, elinde ki hayatı kaybetmekten korktuğunu düşündüm. Her şey bir yanaydı ama işin içine çocuğu girdiği zaman benim için her şey değişiyordu. :S Size daha önce söylemiştim eğer bir şeyi benim mantığım almıyorsa kabullenemiyorum. Haria geldiğimden dolayı sürekli bir şeylerden şikayet ediyordu. Artık bende dayanamadım ve patladım. Kırıcı ve düşüncesiz şekilde içimdekileri kustum. Korkmaması gerektiğini onun bir şey kaybetmeyeceğini ilişki bir kere onun çizdiği sınırlar dışına çıktığı için bu kadar panik yapmaması gerektiğini ve elindekileri kaybetmeyeceğini sert bir şekilde söyledim. Artık gözüm kararmıştı ve saldırır bir vaziyetteydim. Çünkü yaptığımda bir hata görmüyordum. 

Şunu biliyorum ki Haria'nın burada asıl korkusu oğlunu kaybetmesiydi. Ne işi ne hayatını gözü görmezdi. Onları benim için bir çırpıda siler atardı ama oğlu çok ayrı bir noktaydı. Zaten de öyle olması gerekiyordu. 

Haria tüm bu olaylar akabinde böyle bir riski göze alamayacağını söyledi.  Düşüncesiz davrandığımı ve bencil olduğumu dile getirdi.  Bir daha onun şehrine gelmememi istedi. Bir daha onu aramamamı istedi. Bir daha görüşmek istemediğini söyledi... 

Siz Hiç Evli bir Kadına Aşık Oldunuz mu ? Part 19- Utanmak