HIKAYE

Siz Hiç Evli bir Kadına aşık oldunuz mu ? Part 9- Cehennem ve Cennet

Author

Haria'nın gelişi ve gidişiyle beraber aramızdaki bağ daha da güçlenmişti. Bir sonraki buluşmayı resmen iple çeker olmuştuk.

Bu sırada bir akşam Haria'ya numaran hala bende yok. Sana bir şey olsa haberim olmayacak hiç bir şey bilemeyeceğim demiştim. Benim numaram onda vardı ve o sırada bilmediğim bir numaradan bana mesaj geldi. ''Bana bir şey olsa sen hissedersin canım'' yazıyordu. Bundan sonraki tüm konuşmalarımız Whatsapp'dan gerçekleşti.

Demiştim sizlere Haria ile gece yarılarına kadar mesajlaşıyorduk. Artık resmen belli bir programımız olmuştu. Ben işten geliyordum. Küçük bir şeyler atıştırıyordum. Spora gidiyor 10 gibi eve geliyordum. Haria'da bu sırada işlerini hallediyor. 10 gibi canavar oğlunu yatırıyor ve sonra birbirimizle ilgilenebiliyor uyuyana kadar konuşuyor. Resmen gülüyor, eğleniyorduk. Gününü hatırlamadığım aralık ayının bir gecesiydi. Haria içiyor ben içiyorum biz konuşuyoruz. Saat 11:30 gibiydi Haria birden  '' Canım ben bir süre mesaj atamayabilirim'' demişti. Mesaj hala gözlerimin önündedir. Daha önce bahsetmiştim şu otobüs bilet koltuğu mevzusunda olduğu gibi ben bazen hissederim diye. Bilirim yani neyin ne olduğunu.  O an da hissetmiştim. Ama insanoğlu işte mümkün oldukça gerçekten kaçıyor. Tutunacak bir dal buluyor kendine. Gerçekle yüzleşmemek adına kendi kendimi telkin ediyordum. İnşallah kötü bir şey yoktur. İnşallah oğluna bir şey olmamıştır. Acaba hastamı ki ? Ama hasta olsa bana söylerdi vb. Saat gece 1 gibi Haria yazdı. ''Gruff bu gece bana bir şey sorma. Şimdi yatıyorum. İyi geceler.'' Ne olduğu karpuz gibi belliydi. Ama işte insan hep kaçıyor.

Ertesi gün hafta sonuydu. Tüm gün boyunca içimde öküz oturmuş bir şekilde durdum. Ancak akşamüstüne kadar dayanabildim. Cesaretimi toplayıp sordum. '' Haria dün ne oldu ?''. Aslında beklediğimden çok daha ucuz bir cevap aldım. İşin daha da zoruma giden kısmı oydu. Hatta şuan bu satırları yazarken bile hatırladıkça sinirleniyorum. '' Canım gecenin o saati kafalar güzel sence ne olabilir.'' diye bir cevap verdi. Bu kadar kolay bu kadar basit yazılmamalıydı. Kendi kendime ebenin bilmem neyi olur Haria dedim. Ona ise sadece tamam dedim. Karnıma ağrılar girdi, zaten beyaz tenli bir adamım rengim iyice beyazladı. Bir süre bedenim fiziksel değişiklikler yaşadı. Kramplar girdi. Biraz düşününce midem bulandı. Sinirlerim had safhaya çıktı. Nasıl olur lan dedim. Yani benimle mesajlaşıyordu o an. Bu işin bi ön kısmı yokmu ? Bi dokunuş, bi istek, bi arzu kısmı yok mu ? Ya da bu kısımlar yaşanırken benimle mi mesajlaşıyordu. Telefonu masaya bırakıp hadi sevişelim olmadı ya. Kafamda sorular dolaşıyor deliriyordum.

O an neler yaptım bilmiyorum hatırlamıyorum. Aklımdaki bu sorularla beraber yapabileceğim tek şey sindirmekti. Paşa paşa yutacaktım. Ne sindi, ne yuttum. Özellikle ileride Haria'nın canını defalarca yaktım bu konuda. Düşüncesizce suçladım onu. Düşüncesizce ithamlarda bulundum. Yapabildiğim tek şey olan Haria'ya saldırdım. Büyük marifet...

Tahmin edeceğiniz gibi ileride de tekrar karşılacağımız bu durumu bu seferlik atlatmıştık. İlk seferinde Haria'nın canını içimdekilerin 10'da 1'i kadar yaksam da atlatmıştık.

Haria'nın çalıştığı kurum senede 2 defa bölgesel şubelerinin hepsini bölgede adı olan güzel bir otele toplar ve bir nevi stres atma partisi düzenlermiş. Tüm şubeler gelir. Sınırsız alkol eşliğinde konser vb olaylar ile o akşam geçirilir. Gece otelde kalınır ve ertesi gün herkes evine döner. Bunun teki aralık ayının sonunda yapılırmış. İkincisi ise Mayıs-Haziran aylarında. Bugün aralık ayında yaşanan ve benim ruhumu okşayan bir detayı işleyeceğiz. Ama asıl olaylar ileride anlatacağım Mayıs ayındaki toplanmada gerçekleşecek. Bir cumartesi gecesiydi ve Haria otele öğlen gibi geçmişti. Aslında merak içerisindeydim. Nasıl bir ortam nasıl bir eğlence diye ama Haria'ya belli etmiyordum. Ve o gece Haria'yı fazla rahatsız etmeyecektim. Biraz kafa dinlemesi ve dağıtması için. Çünkü onu yıprattığım bir dönemdi ve biraz rahatlamaya ihtiyacı vardı. Tüm iş arkadaşları yanında olduğu için bana rahatça mesaj atamıyordu. Fırsat bulduğu zaman detay olmadan ne yaptığını belirtiyordu. İşte akşam yemeği yedik odaya geçiyoruz vb. Akşam 9 gibi konser ve eğlence başlamıştı. Haria  nadir de olsa bana mesaj atıyordu. Saat 11'e doğru mesajlarından Haria'nın kafasının yavaş yavaş güzel olduğunu anlayabiliyordum. O sırada pat diye Haria'dan bir sesli mesaj geldi. Ağzım anında kulaklarıma ulaştı. Ruhumu okşuyordu bu kadın. Duyabileceğim en güzel sözcükleri en güzel ses den duyuyordum. İlk defa söylüyordu bu cümleyi.

- Aklım sende keşke burada olsaydın. Seni seviyorum...

Siz Hiç Evli bir Kadına aşık oldunuz mu ? Part 9- Cehennem ve Cennet