OTHER

Neden Yazmalısın?

Author
Neden Yazmalısın?

Seni içten içe yazmaya iten dürtünün ne olduğunu biliyor musun? Mesela, ünlü olmak için mi yazmak istiyorsun? Hani bir Elif Şafak gibi… Dünyanın her şehrinde kitapların satılsın, insanlar seni tatlı tatlı okusun mu istiyorsun? Ya da çoğunlukla adlarını hatırlamadığımız o pembe-beyaz Best Seller’ların yazarları gibi: Mevkii derdinde değil de paranı yazarak kazanmak arzusunda mısın? Belki daha ruhsal düşünüyorsun, ölmeden önce Dünya’da bir iz bırakmak peşindesin… Ya da sadece deneyimlerini mi paylaşmak istiyorsun?

Evliliğinde, arkadaşlık ilişkilerinde veya aile içinde sorunlar yaşıyor ve içini mi dökmek istiyorsun? Belki çocukluk aşkınla dün karşılaştın, halen bekâr olduğunu öğrendin ve için içine sığmıyor. Ne arkadaşlarınla dertleşmek ne de terapistin ile görüşmek seni sakinleştiriyor. İşte, belki de senin sebebin böyle bir şey, heyecanını ancak yazıya dökünce huzur bulabiliyorsun.

Belki iş deneyimlerini, aşk deneyimlerini, gezilerini kâğıda dökmek veya internete öylece bırakmak istiyorsun. Belki sadece yazmayı belki de sadece paylaşmayı seviyorsun… Belki de senin sebebin benim aklıma hayatım boyunca gelemeyecek, hiçbir zaman anlayamayacağım gizemli bir dürtüdür. Fakat kesin olan bir şey var; ikimizde yazmaya karşı dayanılmaz bir arzu duyuyoruz.

Her yazıma başlarken “şu an klavyenin başında oturmamı sağlayan güdüm nedir?” diye kendi kendime sorarım. Her zaman yanıtı bulamam ama sorular cevaplardan daha heyecan vericidir. Yazmanın, hatta düşünmenin temelinde sorular vardır. Önce bazı sorular belirir zihnimizde. Sonra da onlar üzerinde meşgul oluruz. Biz gönüllü de olsak görmezden de gelsek bu sorular, yerlerini yeni sorulara bırakana kadar zihnimizin içinde salınmaya devam ederler. Tıpkı denize atılmış pet şişelere benzerler. Yersiz bir şekilde mavi sularımızı bulandırır, ne eriyip yok olur ne de batar gözden kaybolurlar. Zamanla birikirler. Ve artık bir yerde illaki hayatımıza es verip, tüm bu pet şişeleri kalbimizin dev ağları ile toplamak, sularımızı temizlemek zorunda kalırız. İşte yazmak, başka hiçbir işe yaramasa bile dimağımızı tazelememizi sağlar.

Ben ve Sen

Bundan üç yıl kadar önce, işimi bıraktım. Yazar olmaya karar verdim. Bazı kurslar aldım, bazı yazılarım yayınlandı. Sana burada CV düzer gibi hepsini tek tek anlatmayacağım fakat Oxford Üniversitesi'nden aldığım Yaratıcı Yazarlık kurslarının çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim. Bu platformda seninle, kurslarda öğrendiğim teknikleri paylaşmak istiyorum. Tam bir amatörüm, üniversitede Mühendislik okudum, geçtiğimiz yıllarda fark ettim ki; İngilizcem Türkçem ’den daha iyi. Uzun lafın kısası: ne yıkılmasından çekineceğim bir namım var, ne de kendime çizdiğim gizemli bir duruşum. Süper zeki veya son derece entelektüel de değilim. Ve tüm bunlar benim en güçlü yanlarım, zira elimi kolumu bağlayan hiçbir zincirim olmaması da korkusuzca yazmamı ve kendi sesimi bulmamı kolaylaştırıyor. Zaten yazmak bir tarafıyla da kendi sesini duymak değil midir?

Dediğim gibi, aslında Mühendisim. Sayılardan, kelimelerden daha fazla anlam çıkartabilirim. Hani sık sık derler ya yazarlar seminerlerde “Yazarlık muhasebecilik gibi değildir” diye. Ben buna inanmam mesela. Sende inanma bence! Eğer bir muhasebeci, bir sekreter, bir yönetici, bir çiftçi, bir satış elemanı veya günümüz düzeninin çarkında dönen dişlilerden herhangi biri sen isen: Bence senden iyi bir yazar olur. Çünkü söyleyecek çok sözün birikmiştir. Çünkü o çarkın içinde çok dönmüş, dizi dizi, ilmek ilmek, piksel piksel, adım adım, gün be gün… Acısını, kötüsünü, iğrencini, pisliğini de; tertemizini, masumunu, iyisini de sen biliyorsundur! İşte bu yüzden, sebebin ne olursa olsun, içinde yazmaya dair bir istek varsa yaz. Ne olursa olsun... İster anı, ister iş, ister öykü, ister masal… Yaz. Ne kaybedersin?

Burada her hafta bir başlık altında paylaşacağım teknikler tahminimce sana da faydalı olacaktır. Konu seçiminden, tür çalışmalarına kadar bazı pratik teknikleri; kurslarda gördüğüm, denediğim ve biraz da deneyimlerimle yorumladığım hali ile sana, mektup yazar gibi yazacağım. Umarım keyif alır ve bana katılırsın.

Not: Bana buradan sorularını veya okumamı istediğin çalışmalarını gönderirsen elimden geldiğince yanıtlarım.