EDEBIYAT

Ne mutlu başı kapatılan kızlar için 'Allah razı olsun' diyene

Author
Ne mutlu başı kapatılan kızlar için 'Allah razı olsun' diyene

Balık hafızalı bir toplum haline geldiğimiz ve bir gün atraksiyon olmadığında ellerde titreme,ateş basması vs rahatsızlıklar geçirdiğimiz süreçler yaşıyoruz.

Günden güne mantar gibi türeyen yeni bir cins ortaya çıktı..İnsan desen değil,ahlaklı desen diyemiyorsun,dindar desen dilin varmıyor..

Karakteri kim kaybetmiş ki o bulsun diyebileceğin,dilinin ayarını iyice kaybettirecek varlıklar topluluğu ile aynı havayı solumaya başladık..

-"Çocuk istismarlarında bir kereden birşey olmaz."
-"Hamile kadın sokağa çıkmasın."
-"Kadın sokakta yüksek sesle kahkaha atmasın"
-"Kayınvalidenin elini sıkan damat şehevi duygulara kapılmasın"
"-Çocuk yaştada olsa kızlarla nikahlanılsın,çocuk gün içinde oyuncaklarıyla oynasın,akşamda yatağı ısıtsın.."
"-Ölen kadın ile öldükten sonra 6 saat cinsel münasebet kurulabilsin."
-"Kızların başı örtüldü diye bir Allah razı olsun denilsin" gibi saymakla bitmeyen fikirler uçuşmaya başladı..

Bu günlere bir anda gelmedik,evrile evrile,unuta unuta geldik..

Haydi erkekleri anladık,biz kadınlara yoldan çıkaran,zevk aracı,gün yüzü görmemesi gereken varlıklar gibi davranmaları fikirleri empoze edildi..Ya kadınlar,hakkımızı savunacak yerde neler yapıyor ve neler diyorlar peki?

Mesela bir evlilik danışmanı etiketiyle tanıdığımız Sibel Üresin'i hatırlarım..
" Bekar iki erkeğin bir arada kalması bile zinadır. Nikah yoksa aralarında. Aynı cinsten iki kişi değil tabi farklı bir cinsel tercihleri var ve bir araya gelmişlerse tabi ki bu da zina’’ deyip ne demek istediğini anlamadık ama o diyorsa doğru diyordur demek zorunda bırakıldık..

Mesela ‘’çok eşlilik yasal olsun,kocama bir hanımı gösterdim almak ister misin? Diye sordum’’ diyecek kadar özgüven sahibi olmayı,paylaşmayı da onun vesilesiyle öğrendik..

Çoklarının ufkuna yeni kapılar açan kutsal insan Sibel Üresin "Ben ekrana çıkan insanların genç kızlara tavsiyelerde bulunurken duyarlı olmalarını isterim. Genç kızlara mini etek tavsiyesinde bulunmak çok doğru bir şey değil. Benim zihnimdeki genç kadın modeline uymuyorlar."  Diyerek tek sorunumuza parmak basarak açık saçık giyinen cicişlere tazminat davası açtı,savcılığa suç duyurusunda bulundu.Çünkü tek sorunumuz mini eteğin boyuydu,sokaklarda saçlarımızdan sürüklenmiyorduk,güpegündüz dayak yemiyorduk,tacize uğramıyorduk..

Kadın başına ki o zamanlar böyle söyleyen kadınlar gündem olabiliyordu bilenler bilir‘’Mini etek tavsiyesinde bulunmak doğru birşey değil’’ diyerek biz kadınlara ahlak dersi vermek istedi ama savcılık takipsizlik verdi,tazminat davası reddedildi..Yalnız bırakıldı,mağdur edildi..Zamanı yanlış seçti belki de..Bugünlerde denese olabilirdi sanki..Çünkü günden güne lanet ve nefret edilesi varlıklar haline dönüştürüldüğümüz aşikar..

Siyaseti geçtim,biz kadınlar toplumda bu yaşananlara dair güçlü durmak adına kenetlenmeliyken kadın kadının düşmanıymış dediklerini iliklerimize kadar hissettirdi Sibel Üresin ve onun gibi düşünen diğer kadınlar...
Kiralık akıllarını tahliye edecekleri gün gelir mi bilinmez ama gelirse bunca ezayı gören kadınların lanetleri üstlerine olsun diyecek kadar kutuplaştık..

Tebrikler,başardılar..

Ne mutlu günden güne fakirleşen,şuursuzlaşan,ahlaksızlaşan ama başı kapatılana Allah Razı olsun diyene...