DIĞER

Birey kendini nasıl tanıyabilir? -2

Author

Kendi geleceğini çevrenin ve kaygının eline bırakmayan, mesleklerin az para kazandırmadığını; az parayı kazananın o işi hakkıyla yapamayan insanlar olduğunu kavrama yolculuğuna devam ediyoruz.

Birey kendini nasıl tanıyabilir? -2

Ben neler yapmaktan hoşlanırım?

Yetenekler bireyin hangi eğitim programında daha başarılı olabileceğini gösterirken; ilgiler, bireyin hangi alanlarda hangi faaliyetlerle uğraşmaktan zevk duyacağını belirler. İlgiler, yetenekle ilişkilidir. İlgi duyduğumuz alanlar, çoğunlukla yetenekli olduğumuz veya kendimizi geliştirebileceğimizi umduğumuz alanlardır.

Seçilecek olan meslek insanlarla diyaloğu, onları yönlendirmeyi, onlara yardımcı olmayı mı yoksa insanlarla değil de objelerle uğraşmayı mı gerektiriyor? Aynı zamanda edebiyata, müziğe, güzel sanatlara karşı olan ilgiliyi karşılıyor mu? Bu sorular kilit sorulardır. Mühendis mi yoksa psikolog mu olacağımızın net ayrımıdır.

Birey ilgi duyduğu, hoşlandığı şeyleri severek yapar. Bireyin ilgi duymadığı bir faaliyete yönelmesi hem mesleki doyum ve gelişimi, hem de başarısını olumsuz etkileyecektir. İnsanlara yardım etmekten, insanların sorunlarını dinleyip sorunlarına çözüm aramaktan zevk almayan bir psikoloğun başarılı olma olasılığı düşüktür.

Yetenek, kendimizi doğru tanıdığımız ve sınırlarımızı iyi tahlil edebildiğimiz sürece geliştirebilir bir yapıdır. Basketbola çok ilgili olan biri sıkı çalışmalar sonucu hali hazırda getirmediği beceriyi kendinde oluşturabilir. Kimi matematik öğretmeni çok çaba sarf etmeden ve zorlanmadan okulunu bitirmişken, kimi matematik öğretmeni çok çalışıp, kendisini tanıyarak çizdiği hedefte doğal yetenekli olan matematik öğretmenini geçebilir. İlginin yeteneğin önüne geçtiği noktada mutlaka o alanı boş geçmeyip kendimizi o alanda tartmalıyız. Objektif bir şekilde kendimizi değerlendirmeli, şayet başarılı olamadığımızı da görüyorsak uygun bir noktada bu uğraşla ayrılmalıyız. Aynı örnekten devam edersek basketbol sporunu oyuncu olarak yaşayamadıysak, seyirci olarak da yaşayabiliriz. Bu kritik manevraların hepsi kendimizi tanımaktan geçer. Unutmamamız gereken şey, bu kadar fazla seçeneğin içinde denemeden, yaşamadan karar vermenin tehlikeli olduğudur. Hayat ‘’keşke bunu da deneseydim, acaba şu alanda daha çok başarılı ve mutlu olur muydum?’’ demek için gerçekten çok kısa.