DIĞER

Okul yolu düz gider!

Author

Takvimlerin 1 Eylülü göstermesiyle tatil bitiyor endişesine kapılmaya başladık. Artık yavaş yavaş güneş etkisini yitiriyor, akşamları üşümeye başlıyoruz. Tatil beldeleri son 15 günleri içindeler. Vitrinler sonbahar-kış kreasyonlarını yansıtmaya başladı. İş ve okul yaşamına dönmemizin vaktinin yaklaştığını iyiden iyiye hissediyoruz.

Okul yolu düz gider!

2 ay öncesinden tatili nasıl değerlendireceğimizden konuşmuştuk. Okul modu-tatil modu diye kendimizi zamanlara bölmeden, bol bol dinlenerek, bir yandan çalışarak, kendimizi geliştirme niyetine girerek, yeni yerler görüp yeni insanlar tanıyarak dolu dolu bir tatil geçirelim demiştik. Şimdi yeni bir döneme adım atmak üzereyiz. Üzerimizde ister istemez bir gerginlik veya kasvet var. Bu kasveti taşıyarak yeni dönemimize nasıl dinç başlayacağız? Hep birlikte inceleyelim.

Eğer ki kendimizi beslediğimiz bir tatil geçirdiysek bu kasveti üzerimizden atmamız oldukça kolaylaşacak. Sonuç olarak geliştiğimiz, dolu dolu geçirdiğimiz bir dinlenme evresi yaşadık. ’’Ben bu yaz şunları yaşadım.’’ diyerek anlatabileceğimiz anılar varsa, zamanı boşa geçirmemişiz demektir. Neticede dinlenmiş bir zihin, yoğun döneme taze enerjiyle adapte olabilir. Fakat yaz tatili denildiğinde evden çıkmamak, akşama kadar yapmak, sosyal medyadan sosyalleşmeye çalışmak, gece uyumamak kısaca hiçbir şey yapmamayı anlıyorsak adaptasyonumuz oldukça zorlaşır. Yazın biriktirdiği anıları anlatan insanları dinlemek bile ciddi motivasyon kaybı yaratır. Zihin dinlenmek yerine, yerinde saymıştır. Yeni sezona yeni baştan değil, kaldığı yerden devam ediyor olacaktır.

Bu iki durumun ilki için; yavaş geçişler yapmanızı, işten sonra belirli günler de dışarı çıkıp yaşadığınız bölgedeki yenilikleri keşfetmenizi, birden iş yaşamına dalmamanızı öneririm. İkinci durum içinse, hiçbir şey için geç değil. İlk önce kendimizi tanıyarak işe başlayalım. Bunun için Pera, sizin için ‘’Birey kendini nasıl tanıyabilir?’’ serisini yazdı. Bir göz atın derim. Akabinde düzen kavramı üzerinde duralım. Pratik yaşamda da bulunduğumuz bölge içinde yeni şeyler yapıp, yeni anılar kazanmaya özen gösterelim.

Okul dönemi başlamadan artık geç uyunan uykulara bir sınırlama getirmek gerekir. Evde daha fazla vakit geçirmek, kitap okumak, kırtasiye malzemeleriyle haşır neşir olmak bizi duruma ısındırabilir. Ufak ufak bu yıl göreceğimiz konulara internet üzerinden veya kitaplardan göz gezdirebiliriz. Sabahları erken kalkmak, kahvaltı etmek de iyi başlangıçlar arasında sayılabilir. Uzun yaz tatili boyunca görmediğimiz arkadaşlarımızla bir araya geleceğimizi düşünmek de bizi motive edebilir.

Tatil henüz bitmemişken; bir önceki yıl verimimizi düşüren şeylerin ne olduğunu, bunları nasıl ortadan kaldırabileceğimizi, bizi başarıya götürecek yeni yolların neler olabileceğini düşünmek bizi hem geliştirir hem de yeni yıla motive eder. Bu etmenleri düşünmek bile Pera’yı ‘’düzen’’ üzerine bir seri yazmaya şevklendiriyor. O halde; ‘’Beni özleyin anacım, byee!’’