DIĞER

Şimdi biz bu ders çalışma programını neye göre yapacağız hocam!

Author

Yine bir ‘’lanet olası sistem’’ yazısıyla daha sizlerle birlikteyim. Son zamanlarda gündemimiz, değişen üniversiteye giriş sisteminden kaynaklanan kaygı üzerine. Öğrenciler gerek eğitim danışmanlarını gerek rehber öğretmenleri sıkça aynı sorularla terletmekteler.

- Değişen sistem bu yıl geçerli olacak mı?

- Puan türleri azalırsa tıp tercih edecek öğrenci ile mühendislik tercih edecek öğrenci aynı puan türünden tercih yapmak durumunda kalacak, bu dezavantaj yaratmayacak mı?

- Ygs’den alım yapan bölümleri şimdi kafamızda nasıl konumlandıracağız ve neye göre çalışacağız?

Bunların hepsinin cevabı, sınav sisteminin parçaları tamamlandığında ortaya çıkacak. Her gün yeni bir parçasını kısmen öğrendiğimizi düşündüğümüz bu sistem hakkında her eğitimcinin ortak kanaati, konular değişmiyor açıklaması yapıldığından sıkı sıkıya müfredata çalışmak.

Bundan 1 hafta önce yaptığın program Ygs odaklıydı. Şimdi tercih yapacağın mesleğin alım yapacağı puan türü de birleşti. Derslerin katsayıları hakkında fikrin yok. Söylenen sadece Türkçe ve Matematiğin temele alınacağı. Son edinilen (yazılı-resmi açıklama görülmedi) sınav bilgisi parçasına göre, haziranın 3.veya 4. haftası yapılması planlanan sınavın tek hafta sonunda bitirileceğini, cumartesi günü sözel, Pazar günü sayısal ağırlık derslerin sınavının yapılacağını öğrendik. Peki bu çalışma programımızı belirleme konusunda bize ne kattı?

Şimdi biz bu ders çalışma programını neye göre yapacağız hocam!

Ygs’nin tarihinin mantık olarak hazirana kayması sonucu, eksiklerimizi taramakla işe başlamak hiç de fena olmaz. Hocam benim tüm konular eksik doğru düzgün başlamadım bile diyorsanız, enseyi karartmadan, dersin içindekiler kısmını takip ederek çalışmaya başlayabiliriz. Artık Ygs-Lys mantığına ait her şeyi kafamızdan atmamız gerektiğinden sistemimizi de yeni baştan oluşturmamız gerekir.

Bunun için de en sağlıklısı çıkmış soru ve konu ağırlıklarını incelemek olur. Buna göre bir konuya ayıracağınız zaman da değişkenlik gösterir. Böylece daha çok verim almış oluruz.

Eksiklerimizi tespit ettiysek veya çalışmaya yeni baştan başlamaya niyetlendiysek önce günümüzü planlamalıyız. Sonra konu ve soru hedefi belirlemeden, ders çalışma isteğimizi ilk 1 hafta gözlemlemeliyiz. Konu çizelgesini kitapların konu sırasını takip ederek yapabiliriz. Süreyi de değim gibi soru gelme oranına göre ayarlayabiliriz. Çalışıp bitirdiğimiz konuyu mutlaka soruyla pekiştirmeli, kaç dakikada kaç soru çözdüğümüzü takip etmeliyiz.

Tüm bu varsaydığımız çalışma temposu, değişen sınav sisteminin bu yıl yürürlüğe girmesiyle alakalıdır, gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini henüz resmi olarak bilmiyoruz. Yapılan araştırmaları da takip edecek olursak bu belirsiz süreci Türkçe ve Matematik çalışarak değerlendirmenin gayet sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Neticede bu belirsizlik de çok uzun sürmeyecektir. Biz belirtmeden geçmeyelim.