DIĞER

Üniversite yolcusu kalmasın! - 1

Author

2017 tayfanın tercih sonuçlarında yüzü gülen adayları için yavaş yavaş ayrılık vakti yaklaşıyor. Farklı şehirlerde okumaya gidecek adaylar için konu her ne kadar heyecanlı görünse de aslında bir o kadar da yıpratıcı.

Üniversite yolcusu kalmasın! - 1

Bir yıl boyunca ders çalıştın, sosyal hayatını kısıtladın, ailenle çeşitli çatışmalara düştün, sevgilinle kavga ettin, Ygs’ye girdin sonuçlardan huzursuz oldun, Lys’ye daha erken mi başlasaydım dedin, bahar geldi tempon bozuldu, Lys yaklaştıkça kaygın yükseldi, yerleştirme sonuçları açıklandı tercih heyecanı sardı, tercihleri yaptın sonuçlar geldi… Peki sen bunca yüklü tempo bitti mi sandın?

Her ne kadar kaygı ve stres eşiğinde ders çalışmanın yerini hiç bir şey tutamaz sanıyor olsan da şimdi sıra geldi özgür bir kuş gibi hayata atılmaya. Yurt mu olsa ev mi? (Pera bunun için sana bir yazı hazırlamıştı.) Krediye başvursan mı? Eve çıkmak istiyorsan yanına ev arkadaşı almalı mı? Okulun ilk haftası nasıl geçecek? Bu yeni şehre alışabilecek miyim? Ailemi ve arkadaşlarımı çok özleyeceğim, yalnız hisseder miyim? İşte bu sorular ve altında yatan merak duygusu da psikolojini bir hayli zorlayan şeyler. Bu dönemden en temiz şekilde sıyrılmanın yolu da hepsini tek tek yanıtlamaya ve araştırmaya çalışmak, birden değil.

Geri ödemeli krediye başvurma konusu ailenin maddi durumuna bağlı. Rahatça okuyabilirim diyorsan mezun olunca uğraşmamak adına bulaşma derim. Zira geri ödemeli kredi herkese çıktığı için rahatça okuyabilecek öğrenciler de daha da rahat okumak adına kredi alıyorlar. Bunu önermememin sebebi sadece mezun olunca geri ödemesiyle uğraşmak değil, bir de okurken bütçe yapabilmeyi öğrenmenizdir. Bu iş hayatınızda size avantaj sağlar.

Özel ve devlet bursları için de makul gördüklerinizi ve şartları uyanları denemenizi tavsiye ederim. Her alanda olması gerektiği gibi bu alanda da araştırmacı olun.

Okulun ilk haftası nasıl geçecek? Neredeyse tüm 1. Sınıflar veya hazırlıklar aynı düşünceyle okula gelecek. Bu nedenle bu hissiyatında yalnız olmayacaksın. Herkeste birbirini tanıma, ölçme ve tartma hali olacak. Bu süreç içinde gözlem yeteneğine bağlı olarak kendine bir çevre oluşturacaksın. Kendini şimdiden kasmaya gerek yok. Doğal ve olduğun gibi kalman kâfi. Gerisi kendiliğinden halloluyor.

Okumaya geldiğin şehre alışma durumu, geldiğin-büyüdüğün şehirlere ve ne beklediğine bağlı. İstanbul’dan Bilecik’e gidiyorsan başlarda uyum sıkıntısı yaşayabilirsin. Fakat burada da içini rahatlatacak 2 ölçütüm var. Bir şehri anlamlı kılanın oradaki insanlar olduğunu düşünüyorum, iyi bir çevre edinerek bu durumu kotarabilirsin. Diğeri ise nihayetinde kendi kararlarının eskisi gibi sorgulanmadığı, sana ait olan bir yaşama başlama avantajın var. Bu ölçütler senin için Bilecik’i metropol saydırabilir.

Aileni ve arkadaşlarını özleyeceksin. Bu olgunlaşman adına en büyük nedenin olacak. Yalnız kalmak kimi zaman çok hoşuna gidecekken kimi zaman bundan rahatsızlık duyacaksın. Önemli olan da hayatta yalnızken mutlu olmayı becermek değil mi zaten? İş, tamamen kendini pozitife yöneltmende. Sen, her şeyin altında bir olumsuzluk aramazsan korkma; her şey güzel olacak.