DIĞER

Yaşam ve eğitim – 1: Öğrenmek, anlamak, ezberlemek ve görmek

Author

Günümüzde bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla, kişilerin kendini her konuda uzman sayması da o kadar popüler oldu. Diplomasız psikologlar, denetimsiz yaşam ve eğitim koçları, sahte uzmanlar… Tüm bu kandırmacaların yanı sıra günlük yaşamınız içinde kendinizi de biraz takip edin. Birini kandırmak amaçlı değil ama okuduğunuz birkaç yazı veya izlediğiniz birkaç video sayesinde, o alanda uzman olmuş kişinin alanına müdahale ettiğiniz oldu mu? Yanıtı hızlı vermenize gerek yok, uzun uzun düşünün.

Yaşam ve eğitim – 1: Öğrenmek, anlamak, ezberlemek ve görmek

Eğer birçoğumuz ‘’nerede o eski günler’’ tadında cümleler kuruyorsak bilinsin ki o özlem dolu günlerin yaşanamamasının da yegâne sebebi bizleriz. Doktora gittiğimizde konulan teşhisten emin olamayıp birkaç doktora daha gidilmesi gerektiğini düşünmek, kendimizin veya çocuğumuzun aldığı eğitimin yalnızca bir kesitini dinleyip okul idaresinden veya öğretmenden hesap sorma seviyesiyle iletişim başlatmak, bir manava gittiğimiz zaman manav ile organik gıda hakkında uzun tartışmalara girmek gibi durumlar 2 nedene bağlanabilir. Birincisi, hızlı ve kolay ulaştığımız az bilgiyle her şeyin uzmanı olmamız; ikincisi de Türkiye’de ‘’öğretim’’in yetersiz olduğu inancımız ve mesleki yeterliliğe sahip kişilerin yetkinliklerine güvenemememiz.

Sanıyorum ki bu iki neden de hem etki eden hem de etki gören olarak oldukça huzursuzluk verici pozisyonlar. Bu nedenle bu serinin başlığını yaşam ve eğitim seçtim. Asla geç kalınmayacak bir olgu olan eğitime, hem akademik hem de yaşam boyu kanalından yaklaşmaya başlayacağız.

Bendeniz Pera, insan olabilmeye çalışmak dışında hayata mesleki pencerelerden psikolojik danışman ve rehberlik kısmından, öğretmen-eğitimci kontenjanından dahil oldum. Dur durak bilmeden gelişmek en büyük gayem. Bu nedenle öğretmen olmadan önce yaşam boyu öğrenci olmayı seçtim. Felsefe lisans mezuniyetine sahip olmanın yanı sıra Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. İsmimin önüne eklemek istersem öğrenci koçu, mentoru, eğitim ve iletişim danışmanı ünvanlarını alabilmemi sağlayan evraklara sahibim. Fakat düşünüyorum bir alan uzmanı olmayı tercih etsem bu kadar çeşitlilik içersinde, öne hangisini alırdım? Yineliyorum eğitilmeye hayran olan öğrenci olmak en sevdiğim. Akademik kanalla, yaşam boyu öğrenmeyi bir arada tutmaya çalışırken en büyük hedefim bildiklerimi paylaşmak. O halde başlayalım. Nedir bu inatla üzerinde durduğumuz ‘’öğrenme’’?

Öğrenme;ruhbilim açısından belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, gerektiğinde bunları değiştirip yenilerini edinebilme yeteneği olarak değerlendirilir. Bu kadar ayakları net basan tanımlardan hoşlanmayan Pera günümüz eğitim anlayışında öğrenmeyi sorguluyor ve ezberlemek kavramına dokunup geçiyor. Bizlere öğrenmek ne kadar öğretiliyor?

Eğitimde her zaman asıl olan görünenin ardındaki gerçekliği kavrayabilmektir. Sadece çarpım tablosunu ezberleyerek matematiği çözemiyoruz. Bu nedenle unutmak kelimesini gerekli noktalarda hayatımızdan çıkartmayı hedefliyorsak ezberlemek kavramını hayatımıza almamalıyız. Bu şekilde doğru ve etkin öğrenmeye yaklaşabiliriz.

Öğrenme şekilleri insan çeşitliliği kadar fazladır diyebilirim. Bugüne dek belirlenmiş tüm öğrenme stillerinin dışında her insan kadar öğrenme formülü olduğunu düşünüyorum. Bunu yaşam boyu kanalında ‘’görmek’’ olarak tanımlasak da akademik alanda ‘’anlamak’’ olarak kavramlaştırabiliriz.

Sosyal hayatımızda, iş hayatımızda; görmek ve anlamak kavramları üzerinde ne kadar durursak o kadar öğrenmeye yönelik bireyler olmaya başladığımızı fark edeceğiz. Görmek basit anlamından da yaklaştığımızda; fark etmek, değerlendirmek, dikkat etmek, yoğunlaşmak kavramlarını beraberinde getirir. Bir konu üzerinde bu kadar etkin kavramları topladığınızı düşünün. Yeterli askere sahipsiniz. Savaşı başlatabilirsiniz.