HIKAYE

Ben & Lise Müdürü & Tribün Kavgası #okulanım

Author

Lise son sınıf, son dönemler.
Hani şu okulu sallamadığımız bitsede gitsek modunda olduğumuz zamanlar. Şimdi ki gibi bi sınav streside yok kasmıyoruz üniversite falan olursa olur kafası var.
O zamanlar yaa hatun peşinde koşuyoruz yada tribün.
Antalyalıyız, Antalyasporluyuz semtin çocuğuyuz..
Antalyanın en iyi lisesinde eğitim alıyoruz.
O zamanlar yaklaşık olarak Milâttan 342 falan 😀😀

Antalyaspor alt ligde boy gösteriyor.
Kupa maçı var.
Antalya stadı o zamanlar eski yerinde Işıklar Caddesinde bilen bilir.
Gündüz maçı oynanıyor.
Bizde okuldan kaçıp maça gitmişiz ekiple bi kaç kişi. Okul ile stad yürüyerek 5 dakika mesafede.
07 Gençlik Türkiyenin en eski taraftar grubudur. Bir miktar hırçın, bir miktar kavgacı, kafi miktarda agresif.
Bizans takımları ve anadolunun bazı takımları ile düşmanlık seviyesinde husumet vardır. Yine bu maçlardan biri.
Maç Antalya adına mağlubiyet ile sonuçlandı. Maç esnasında gerginlik had safhada idi. Maç içinde tribünde şu tezahürat var.

"İstenmeyen Olaylar İstiyoruz"

Maç sonu mevzu kaçınılmaz yani..

Bizim müdürü anlatayım biraz.
3 kişiyiz ekip olarak son sene hiç okul kapısından girmedik okula. Bi kaç kez teşebbüs ettik kapıdan girmeye lakin nazik bir dille (!) kabul etmediler girişimizi.
Neymiş efendim elimizde defter, kitap yokmuş. Okulu biz ne zannediyormuşuz. Oysa ben diğer devredeki alt sınıf çocuklara zimmetlemişim defterimi, kalemimi benim sıramda güvenli bir şekilde duruyor sınıfta.
Neden eve götürüp getireyim ?
Haksız mıyım ? 😊😊

Takıntılıyız yani müdürle. Fırsat buldukça ızdırap oluyor.
Hatta bir süre cuma günü törenlerden kaçmamam için. Kadrolu Marşcı yaptı beni.
Evet evet kadrolu istiklal marşı okuyucu. Marşı ben okutunca mantıken törenden kaçamıyorum.

Maç gününe gelelim.
Maç bitti mevzu oldu tabii.
Stad tam bir kumpas yeridir Antalyada.
Büyük bi parkın içinde. Bi taraf deniz bi taraf park.
Mevzu olunca Osmanlının hilal taktiği gibi sıkışıp kalır deplasman taraftarı parkın içinde.

Ortalık karıştı bi şekilde.
Küçük bi grup var bizim çocuklar onlara saldırıyor. Tabii bizde koştuk olay yerine.
Tribünde genelde genç, yaşlı o, bu ayrımı pek olmaz. Kavga oldu mu kimsenin gözü görmez dünyayı.
Bizde girdik olayın içine.
Kim kime vuruyor belli değil.
Kırmızı beyaz forması olmayan herkes bizim için hedef.
Yeşil sokak holiganları'nı izleyen varsa bilir tribün kültürünü.

O hengâme içinde arkadaş birine vuruyor adam yere düşmüş. Cenin pozisyonu almış. Kendini korumaya çalışıyor. Normalde yerde olan birine vurulmaz. Yazılı olmayan kanun gibidir bu hem tribünde hemde delikanlılıkta.

Arkadaş gel gel diyor. Bi yandan vuruyor ama.

Sizce kim olabilir bu yerde yatan adam ?

Evet. Lisenin müdürü..

😂😂😂😂

Atkıları her zaman yüzümüze sararız mevzu olacaksa peşmerge gibi, polis kamerası çekim yapar, biri tanır falan diye. Yüzümüz kapalı.

Müdür yerde cenin pozisyonunda.
Bende tekmelemeye başladım.
Gavur'a vurur gibi.
Bize ızdırap olduğu günlerin acısını çıkarıyoruz.

Fazlada abartmadan ayrıldık oradan.
Polisinde etkisi var tabii :)

Koşarak okula gittik.

Atkıları zula bi yere gizledik.

Atladık duvardan girdik içeri.

Ama nasıl bir korku var üzerimizde.
Heyecan, stres, korku ne ararsan yani.

Olay şu.
Müdür Antalyalı değil.
Antalyasporun rakibi bunun memleketinin takımı.
Adam diyor ki ; Memleketimin takımı gelmiş gidip izleyeyim. Hani futbolla ilgilenen biride değil. Sırf memleket sevdası yani.

Peki böyle mi bitti olay ?

Elbette hayır.
Böyle bitse anı olmazdı 😁😁

Üç gün sonra..

Normalde kundura giyiyoruz okula giderken kumaş pantalon altına.
Şimdiki nesil bilmez bunu.
Hey ki hey ( yaşlandık gayr-ı )

Maça gideceğiz diye o gün spor ayakkabı giymiştik rahat edelim diye.
Üç gün sonra beden eğitimi dersi var.
Beden eğitiminde yine spor ayakkabı tabii.
Benim arkadaşın bi ayakkabısı vardı.
Kinetix marka üstü file gibi metalik gri tamamen.
Taban rengi turuncu. Basketbol ayakkabısı.
Gözünüzde hayal edin.
Ne kadar belirgin bir ayakkabı değil mi ?

Basketbol oynuyoruz.
Müdür yanımızdan geçiyor. Sahanın diğer tarafı.
Durdu. Yürüdü. Durdu. Potanın altına geldi.
Arkadaşın ismini seslendi.
Gel bi dedi.
Gitti..
Yürümeye başladılar.
Noluyor diyoruz.
Ben dedim ki kendi kendime s.çtık.

Evet arkadaşlar.
Müdür bizim çocuğu ayakkabıdan tanıyor.
Yerde kendini koruma pozisyonunda yüzümüzü göremedi. Zaten görsede atkı sarılı. Tanıyamaz.

Tabii ayakkabı olayı hiç aklımıza gelmiyor.

Adam hırs yapmış.
O gün o ders saatlerinde yoklama fişlerini kontrol etmiş.
Kimler derse girmediyse hepsini topladı odaya. Bir iki kız girmemiş derse. Bir iki eleman. Ama bunlar kantinde falan takılmışlar.
Zaten onlarda bizdeki ışık yok onları gönderdi. Bizimle maça gelmeyip bizimle okuldan kaçan ama internet kafeye giden arkadaşta yanımızda.
N'oluyorda n'oluyor modunda.
Müdür inceden bi dokundu bize 😁😁

Anlatın diyor. Neden vurdunuz bana.
Ayakkabından tanıdım seni diyor arkadaşa. Vuruyor tokadı.
Bana döndü. Karagöz , Hacivat gibisiniz siz. Karagöz varsa sende maçtaydın Hacivat sende vurdun mu lan bana diyor.

Ben yalanladım, kabul etmedim tabii.
Neredeydin diyor.
Counter oynuyordum internet cafede diyorum.
Müdür inceden bi iki tekme vurdu kaval kemiğime doğru.
Tabii ispat olmayınca saldı bizi.
Bizim arkadaş odada kaldı.
Tabiri caizse ayakkabıyı g.tüne sokmuş bizim arkadaşın 😀😀😀

Okuldan atacaktım seni ama atsam ne olacak bitmek üzere zaten okul.
Bari güzel bi döveyim aklın başına gelsin senin demiş 😁😁😁

Arkadaş o günden sonra dikkat çeken, marjinal olan, diğer insanlardan farklı şekilde giyinmemeye, davranmamaya özen gösterdi 😀😀😀

Ben & Lise Müdürü & Tribün Kavgası #okulanım