GÜNDEM

Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..

Author

Öncelikle herkese mutlu bayramlar.
Lakin bu devirde mutlu bayramlar yerine mutlu tatiller demeli sanırım.
Artık bayram değil tatil yapıyoruz sadece.

Sizi hayal alemine götürmek istiyorum müsaadenizle. Yazıyı okurken hayalinizde canlanıyorsa betimlemelerim.
Tebrikler sizde yaşlanmışsınız demektir.

Çok değil 90'lara gideceğiz.
90'ların başı hatta.
5-6 yaş itibari ile anımsadıklarım bunlar aslında.

Antalya merkezde doğdum büyüdüm.
Hatta 5 kuşak aynı topraklarda doğdu büyüdü.
1880 itibari ile 😎
4 dönümlük bi arazi içinde eski antalya evlerinde büyüdük.

Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..
Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..

O arazi içinde iki katlı tek katlı dederimizin yaptığı 5 ev vardı.

Bahçede ise sınırları belirleyen çağla-badem ağaçları. Etrafı taş duvarlar ile çevrili.
İçinde ise envai çeşit meyve ağaçları. Muşmula, dut, erik, mersin.
Baharda nergisler , papatyalar açar.
Bahçede bi dikdörtgen alanı top sahası yapmıştık. Tüm mahalle çocukları gelir çimlerle kaplı alanda top oynar.
Maçtan sonra ağaçlara dalardık.

Okul yürüyerek 6-7 dakika mesafedeydi.
Okula gitmeden önce ağaçlardan çağla toplar okulda caka satardım.
Bi koca poşet çağla ile okula gider herkese dağıtırtım.
Gece koskoca ağaçların altında oturur birbirimize korku hikayeleri anlatırdık.
Sabah okula gittiysek öğlen gelince mekan bizim bahçeydi. Hani öyle cep telefonu falan yok o zamanlar birbirimizle haberleşme imkânı falan.
Ama nasıl oluyorsa herkes aynı anlarda bahçede olurdu bizim.

Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..
Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..
Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..

Sünnet düğünüm bile süslenen, düzenlenen bahçede yapılmıştır benim.
Biri ölse sülaleden herkes buraya toplanır hatta cenaze bile yıkanırdı bahçede. Küçük yaşıma rağmen gasil izlemişliğim vardır.

Az çok nasıl bi çocukluk yaşadım tahmin ettiniz.

Asıl mevzu bayramlar.
Bayramlarda tüm sülale koca bahçede toplanırdı.
Evleri farklı yerde olanlar bile gelirdi.
Hele ki kurban bayramları.
Sabah dedeler babalar amca dayı küçük çocuklar ördek yavrusu gibi sıralanır camiiye giderdik.
Kurban arefeden alınırdı.
Sabah namazdan önce uyanır kurban edeceğimiz canlıyı beslerdim 😔😔

Zaten benim nesil bile en az 10 çocuk civarı idi.
Büyükler kurban işine girişir.
Bizler onları izleriz.
Millet birbirine takılır.
Güler eğlenir. Makara yapılırdı.
Çocuklarada iş yaptırırdı büyükler.
Hadi bakalım onu getir bunu götür.
Kurbanın derisi yüzülürken az mı bacak tuttuk..

Eee tabii birden fazla kurban kesilince iş uzun sürerdi.
Kalabalık koskoca bi aile sülale var.
Çocuklar olarak karnımız acıkır ama yemek yedirmezler az kaldı sabredin diye.
Burada ben girerdim devreye.
Çaktırmadan eve girer yiyecek birşeyler hazırlarım.
Kapıdan çıkaramayacağım tabii herkes orada.
Çocukları organize eder pencereye gelmesini söyler. Pencereden atardım poşeti.

Gözünüzde bi hayal edin.
Tüm çocuklar oturmuşsunuz kaldırım taşına.
Hızlı hızlı birşeyler yiyorsunuz çünkü zaman az fark edecekler bahçede olmadığımızı
.

Nihayet kurban kesimi biter.
Sıra mangala kurban etine gelir.
Şenlik gibi boydan boya bir masa kurulur.
3 tane büyük muşmula ağacı altına.
Herkes oturur masaya.
Anneler delirir yemek mi servis edecek çocuklarla mı ilgilenecek.
Zaten biz doymuşuz çete lideri gibi ben organize eder çocukları itlik yapardık.
Ben evlerin pencerelerinden girebilen bi fırlama idim o zamanlar.
Bi kurban yemekten sonra kimsenin haberi yokken her eve tek tek girip bütün tatlıları yemiş bi nesiliz biz.
Babamdan çok dayak yemişimdir bu yüzden.
Senin yüzünden kuduruyor bütün çocuklar diye.
Ama olsun bee o zamanlar dayak yemek bile güzeldi.

Ne hikmetse sülalede ki bütün çocukların bayram harçlıkları aynı olurdu.
Yazılı olmayan ama bilinen bi adalet vardı demek ki büyüklerde.
Belkide orada öğrendik biz insanlarla eşit olmayı.
Bütün çocuklar toplanıp hasılatı sayardık herkeste kuruşu kuruşuna aynı para olurdu.
Haa bu arada gururlu çocuklardık.
Sülale dışında kimseden para almaz. Şeker toplamak için dışarı adım atmazdık/atamazdık. Ayıptı çünkü.

Uzun yıllar böyle devam etti.
Sonra modern hayat var yaa onun ben taa..
Etrafımızda binalar yapılmaya başladı.
Antalyanın merkezi şaşırmamak lazım tabii.
2001 yılı sonuna kadar direndik bizde.
Şöyle düşünün her yer 6-8 katlı bina olmuş sağın solun sobe !!
Ortada 4 dönümlük bi koca bahçe.

Hayali bile imkânsız demi ?

Bizde ayrıldık oradan.
Hatta o evlerden en son ayrılan biziz.
Sülale baskı yapıyordu artık.
Hadi artık sizde razı olun imza atında iş merkezi yapılsın buralara.

Çocukluğumun üstüne iş merkezi yapıldı.
Bilmem kaç blok iş merkezi.
Şimdi ne zaman gitsem iş merkezine kapıdan girerken binaya burada en sevdiğim çağla ağacı var-dı diyorum..

Arkadaşlarla geçerken banka şubesini gösterip bak ben tam burada doğdum diyorum. Tam bu bankanın ortasında 😀

Başlıkta belirttim ne eski bayramlar kaldı ne eski hayatlar..

2 sene önce bi bayramda sülale facebook grubuna (!) evet evet o bahçede masa etrafındaki insanlar şimdi facebook grupta toplanıyor..
Facebook grupta yazdım bu bayram toplanalım mı diye ?

Hani büyükleri geçtim.
O çocuklar vardı yaa.
Heh işte onlardan umutluydum.
Hepsi bi otele rezervasyon yapmış,
şehir dışı planı yapmış, hatta biri yurtdışına gidecekti bi kaç arkadaşı ile.
Dedim hepinizin mk.
Lan son nesildik bizdik.
Bu sülaleyi toplayacak olan son nefer bizdik.

Kendimi böyle hissettim o an.
O koca bahçenin içinde
anıları ile kalmış son çocuk.

Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..

Kendimi böyle hissettim o an.
Acıktık diye koca bir poşet
yemek
hazırlamış ama kimsesi olmayan

Nerede O Eski Bayramlar/Hayatlar..

Belki bu yazdıklarım size yeşilçam filmi tadında geliyor.
Hadi lan oradan yazmak için yazmışsın diyenler olacak.

Yarın bayram namazına tek başınıza gittiğiniz zaman.
Sonra tek başınıza mezar ziyareti yaptığınızda hatırlarsınız bunları.

Ulan cidden büyüdük bizde.
O çocukluk heyecanı yok içimde dediğinizde anlayacaksınız.

Eve gelip eş, dost, akraba beklerken misafir olarak.
Sonra sıkılıp sosyal medyaya bakınca akrabaların otellerde , şehirler arası yollarda yaptığı paylaşımları görünce anlayacaksınız eskinin kıymetini..

30'lu yaşlardaki bi çocuk olarak.

Nerede o eski bayramlar.
Nerede o eski hayatlar diyorum.

Herkese iyi tatiller.